Elektrik Mühendisleri Odası enerji krizinin sorumlusunu açıkladı!

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) Gün Öncesi Piyasası’nda (GÖP) ve Dengeleme Güç Piyasası’nda (DGP) elektrik tavan fiyat limitini yüzde 50 artırmasına ilişkin, “Siyasi iktidar, kömür ve doğal gaz lobilerinin oyuncağı haline düşmüştür” açıklamasını yaptı.

EMO, EPDK’nın 15 Ekim 2021 tarihinde GÖP ve DGP’de elektrik tavan fiyat limitini yüzde 50 artırmasını yazılı bir açıklamayla değerlendirdi. Açıklamada şunlar kaydedildi:

“EPDK, 15 Ekim 2021 tarihinde yayımlanan Kurul kararı ile GÖP ve DGP elektrik tavan fiyat limitini yüzde 50 oranında artırarak megavatsaat başına 1.078 TL’ye çıkartmıştır. GÖP’te sunulan tekliflerin saatlik olarak arz ve talebe göre eşleşmesiyle elektrik enerjisi Piyasa Takas Fiyatı (PTF) oluşmaktadır.

Yeni tavan fiyat, 2 bin TL’yi aşmamak üzere içinde bulunulan takvim ayı esas alınarak 2 ay önceki takvim ayından itibaren geriye dönük 12 aylık GÖP’te oluşan elektrik enerjisi PTF ağırlıklı ortalamasının 3 katı olarak belirlenmiştir. Bu kural, 2020 yılı için aynı hesaplama yöntemi ve üst sınır ile PTF ortalamasının 2 katı olarak saptanmıştı. Üstelik bu tavan fiyat, sadece 16-31 Ekim 2021 dönemini kapsamaktadır. Bu hesaplama yöntemine göre 1 Kasım tarihinden sonra tavan fiyat otomatik olarak artmaya devam edecektir.

“BU DURUM, AKP İKTİDARI DÖNEMİNDE ELEKTRİK ARZ GÜVENLİĞİMİZİN ÖZEL ŞİRKETLER ELİNE BIRAKILDIĞININ RESMİDİR”

PTF azami fiyat limiti, 1 yıl öncesine göre yüzde 91,5, 14 Ekim 2021 tarihine göre de yüzde 50 oranında artmıştır. Acaba ne değişti de AKP iktidarı, güç kaybettiği bu dönemde elektrik fiyatının artmasına neden olacak böyle bir artışa razı olmuştur?

Bir süredir ithal kömür ve doğal gaz santrallarının, artan enerji fiyatları ve döviz kurları nedeniyle kârlılık oranlarının azalması üzerine tavan fiyat artışı için lobi faaliyetleri yürüttükleri biliniyordu. Siyasi iktidar, kömür ve doğal gaz lobilerinin oyuncağı haline düşmüştür; ya özel üretim şirketlerinin her isteğine boyun eğerek pahalı elektrik ya da tekrar enerji kesintilerine başlamak ikilemi içerisindedir. 2021 yılı için elektrik tüketimimizin şimdilik yüzde 51 oranında doğal gaz ve ithal kömür santrallarından karşılandığı göz önüne alındığında, 98 bin 788 megavat (MW) kurulu gücümüz olmasına rağmen, 50 bin MW tüketimin üstünde neden enerji kesintileri yapıldığı daha net ortaya çıkmaktadır.

Bu düzenleme ile elektrik üretmekten ve dolayısıyla Gün Öncesi Piyasası’na katılım sağlamaktan kaçınan doğal gaz ve ithal kömürlü lisanslı elektrik üretim şirketlerini ikna etmek için PTF tavan fiyat limitlerinin yüzde 50 artırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durum, AKP iktidarı döneminde elektrik arz güvenliğimizin özel şirketler eline bırakıldığının da resmidir.

Kullandığımız elektriğin fiyatını oluşturan iki temel ayaktan biri olan PTF bileşeni, bu hesaplama yöntemi ile artacaktır. İkinci bileşen Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM) katkısı zaten dolar bazlı ödendiğinden, elektrik birim fiyatlarının zamlanması otomatik hale getirilmiştir.

Elektrik sektöründe üretim, dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin özel şirketlerin eline ve insafına terk edilmesiyle içine sokulduğumuz durum ortadayken bir de kamu kurumu olan Türkiye Elektrik İletim A.Ş.’nin (TEİAŞ) özelleştirilmesinin konuşulması bile elektrik arz güvenliğimizin riske sokulması demektir.

Şimdi, EMO’nun yıllardır söylediği, enerjinin tek elden ve kamu eliyle yürütülmesi gerçeğiyle yüzleşme zamanıdır. Artık başarısız olduğu açıkça ortada olan özelleştirme politikalarına son vermenin, kamusal planlama anlayışı ile bütüncül bir kamulaştırma yapmanın zamanıdır.”

 

Son Haberler