Yerel haber sitesi Medyaege’de gündeme gelen, AKP medyasında kendisine yer bulamayan, bağımsız gazete ve yayın organlarının da sadece bir kısmında gündeme taşınan ancak hem CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’nun hem de tüm muhaliflerin karşılaşabileceği olası kumpaslara dair ipuçları veren olay, Yeniçağ Gazetesi yazarı Arslan Bulut’un da gündemindeydi.

Bulut, öncelikle olayın detaylarını hatırlatıyor ve “Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan bir davanın 14 Mayıs 2019 tarihli duruşma tutanağı yayınlandı. Tutanağa göre sanık Erkan Karaarslan, ifadesinde 14 Mart 2019 tarihinde cezaevinde kendisiyle görüşen Serkan Seyhan adlı gazetecinin, Özlem Çerçioğlu ve Ekrem İmamoğlu aleyhinde beyanda bulunması halinde tahliye edileceğini aksi halde hüküm giyeceğini söylediğini anlattı” diyor ardından da yaşananın adını koyuyor:

“İfşa edilmiş bir kumpas denemesi!”

SP’nin Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı avukat Ali Aktaş da, Karaarslan’ın ifade tutanağının ekran görüntüsünü Twitter hesabından paylaştı ve, “Geçmişte Gülenciler hangi yöntemleri kullanmışsa bugünküler de aynı yöntemleri kullanıyor. Ortaklık ve usta-çıraklık ilişkisinin eseri bu…” paylaşımında bulundu.

Bulut da Aktaş’la benzer bir görüşü paylaşıyor ve geçmişte Gülen grubunun benzer yöntemler izlediğini savunuyor.

Geçmişte Türk Silahlı Kuvvetleri’ne de (TSK) benzer kumpaslar kurulduğunu kaydeden Bulut, konuyu AKP’nin konuşulmasını dahi neredeyse yasakladığı 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonlarına getiriyor ve ekliyor:

“İktidar, FETÖ’cü polislerin 17-25 Aralık yolsuzluk operasyonlarında da mağduru oynadı. Operasyonu FETÖ yapmıştı ve hükümeti düşürmek istiyorlardı ama rüşvet almakla suçlanan dört bakan da istifa etmişti!

Şimdi bile “Bu bakanlar masum iseler neden istifa ettiler?” diye soran yok. İktidar, bu operasyondaki hükümeti, yıkma amacını mağduriyet olarak kullanarak ayakta kaldı!

15 Temmuz darbe girişiminden sonra FETÖ’cüler tasfiye edilince, bu defa muhaliflere kumpas kurmak için ellerinde ekip kalmadı! Partideki ve medyadaki elemanlarının ne kadar beceriksizce işler yaptığını, AKP ile geçmişte veya bugün bağlantısı olan gazeteciler yazıyor. Tam bir kepazelik…

Öyle ki bu beceriksizlerin kurmaya çalıştığı kumpaslar, AKP’nin daha fazla yıpranmasına ve oy kaybetmesine sebep oluyor.

İstanbul seçimlerinin iptal edilebilmesi için hukuki bir gerekçe bulamadılar. Sonunda sandık görevlilerinin bir kısmının devlet memuru olmamasını bahane ederek, seçimi yenileme kararı çıkardılar! Bu kumpas yetmedi, “her şey çok güzel olacak” diye 13 yaşında bir çocuğun içten gelen seslenişi olan masum bir sözü, PKK ile ilişkilendirdiler. İki gün geçmeden Tayyip Erdoğan da “her şey güzel olacak” deyince apışıp kaldılar!

17 yıllık AKP iktidarı kumpaslar tarihidir, partinin artık hukuk devletiyle bir ilgisi kalmamıştır. Üstelik seçimlere olan güven de AKP icraatları yüzünden yok edilmiştir. AKP iktidarında, doğru işler yapanlar değil, suç işleyenler ödüllendirilmektedir. Böyle bir kervana, bu saatten sonra kim katılır?”