Ekonomist Uğur Gürses: TL’nin hasarı büyük, fatura seçim sonrasında ödenecek

Eski Merkez Bankası çalışanı ve Hürriyet gazetesi köşe yazarı Uğur Gürses son günlerde swap piyasası etrafında ekonomi yönetiminin dolar kurunu düşürmek için yaptığı müdahaleleri mercek altına aldı. Gürses'e göre bu müdahalelerle Türk Lirası'na verilen hasar aslında çok büyük.

Uğur Gürses, Deutsche Welle Türkçe’de yayımlanan “TL’nin konvertibilitesi hasar gördü” başlıklı yazısında son günlerde yaşananın bir analizini yaptı.

“Ankara’nın “arka kapı” yollarına başvurması krizi derinleştirdikçe derinleştiriyor” diyen Gürses, şöyle devam ediyor:

“Ocak başından beri regülasyon dışı yollarla, talimatlarla ve piyasa dışı operasyonlarla hem mevduat hem kredi hem de devlet tahvili faizlerinin düşürüldüğü biliniyordu. Sonra döviz kurlarının da kamu bankaları eliyle perakende satışla düşürüldüğü, lojistiğinin de “arka kapıdan” Merkez Bankası eliyle toptan yapıldığı anlaşılınca ortaya çıkan “sahte dünya” yabancı yatırımcıları rahatsız edip kurları patlatmıştı.

Seçimden sonra yağmur gibi vergi zammı yağacak

Kur patlayınca, “döviz alanlar bakın sonra ne olacak size” tarzı açıklamalarla “yükümlülük altına” giren siyasetçiler de seçim öncesi yine kuru “ezmek için” harekete geçti.”

Prof. Dr. Özgür Demirtaş tane tane anlattı: Londra’da TL’deki swap faizi neden yüzde 1000’leri aştı?

Yayımladığı raporda yakın gelecekte dolar kurunun 5.90’a gidebileceğini not düşen Amerikan yatırım bankası JP Morgan’a soruşturma açılıyordu; BDDK “yayımlanan raporun yanıltıcı ve manipülatif içeriği sebebiyle finansal piyasalarda oynaklığa ve özellikle ülkemiz bankalarının itibar ve değer kaybına yol açtığı” iddiası ile inceleme başlatmıştı.

Londra swap piyasalarında gecelik TL faizinin yüzde 300’den yüzde 1300 kadar yükselişini hatırlatan Gürses, “Türkiye dışında TL bulmak zorlaşıyor, bulunduğunda da fiyatı (faizi) astronomik oluyordu” ifadelerini kullandı.

Peki yabancılar neden swap işlemine ve de TL’ye ihtiyaç duyuyorlardı?

Gürses’in yanıtı şöyle:

“Spekülatif olanı da vardır ama, bugün onları suçlayan siyasetçilerin geçmişte çizdikleri “Türkiye hikayesine” para yatırmak için gelip Türk Lirası cinsi varlıklara; hisse senedi ya da tahvillere yatırım yapan yatırımcıların risklerini azaltma isteğinin de TL talebi yarattığı çok açıktı. Neden? TL varlığı yani hisse senedi ya da tahvilin üzerindeki fiyat ya da faiz riski yanında bir de kendileri açısından kur riski de taşıdıklarından, bu riskleri azaltmak için TL borçlanıp döviz almak istemeleri gayet normal. Hem hisse senedini ya da tahvili satıp aynı zamanda döviz satın almaları zaman senkronizasyonu açısından olanaklı değil.”

Ünlü ekonomiste göre, ayrıca kötü bir ekonomi yönetimi nedeniyle o ülke parasının değer kaybedeceğini düşünerek, açığa satıp karşılığında döviz satın almak biçiminde pozisyon alınmasında da tuhaf bir durum yok. “Çünkü” diyen Gürses, şöyle devam ediyor:

“Dünyanın her tarafında piyasa dediğiniz mekanizma böyle çalışır. İyi hikâye de kötü hikâye de spekülatif beklentilerle para yapmaya ya da zarardan kaçınmaya temel oluşturur. Nitekim JP Morgan gibi kurumların geçmişinde, döviz kurunun düşeceğine dair tahminler içeren yatırımcı raporları yazdıkları çokça vakidir.”

Sıcak para sahiplerine öyle bir kazık attık ki, seçimden sonra kapı-pencere kırıp kaçacaklar

TL’nin yabancı bankalara borç verilmesine örtülü biçimde kısıt ya da yasak konmasının “örtülü sermaye kontrolü” anlamına geldiğini söyleyen Uğur Gürses, yazısında Türk Lirası’nın son üç ayda başına gelenleri şöyle derledi:

“1. Hem serbest dalgalanma özelliği hem de konvertibilite özelliği ağır hasar almıştır.

2. Swap pazarındaki bu kısıtlama ve örtülü yasaklarla, içeride TL kredilerin önemli kaynaklarından olan bu pazarın artık eskisi gibi Türkiye’ye kaynak yaratma ve akışında belirgin işlevi olamayacaktır.

3. Astronomik swap faizleri spot pazarda yani bugünkü pazarda döviz kurunu düşürse de vadeli pazardaki ileri dönük tarihler için dövizin TL değeri astronomik pahalı hale gelmiştir.

4. Yurtdışı ile yurtiçi fiyatlamada farklılıklar ortaya çıkmıştır; swap faizlerinin gevşemesi halinde doların spot pazar fiyatı yükselecektir.

5. “Milli parayla ticaret” artık orta vade için bile tamamen hayal ötesidir. Milli parası üzerine yabancılara borç verme kısıtları koyan ülkenin parası ile kimse ticaret yapmaz.

6. Likidite ve konvertibilitesi hasar gören paranın, yatırım endekslerinde ağırlık kaybı veya tamamen çıkarılması ile benchmark kriterli yatırım portföylerinde Türk Lirası varlıklara daha da satış getirebilecektir.”

Açık bir ekonomide, sermaye hareketleri serbest iken, kur rejimi de dalgalı kur rejimi iken tüm bunları tersine çevirecek adımların bir de “arka kapı” yöntemleri ile yapılmasının Türkiye’yi 30 yıl geriye sürükleyen bir akıma bıraktığını söyleyen Gürses yazısını, “Hasar büyük. Seçime “düşürülmüş kurla” giriliyor olacak belki ama faturası seçim sonrasında ödenecek. Durgunluğu ve krizi derinleştirecek” sözleriyle noktaladı.

Son Haberler