Saygıdeğer Okuyucular,
Bilim ve teknoloji alanındaki gelişmelere karşın, son yıllarda insanların ilişkilerinde ve davranışlarında görülen bozulmalar hepimizi yakından ilgilendirmektedir. Bu olumsuzluklardan biri de çocukları disiplinli yetiştirme konusunda yaşanan yetersizliklerdir. Ailede disiplin almayan çocukların sokak ve okul ortamlarında sergiledikleri aykırılıklar kendilerine ve tüm topluma zarar vermektedir. İnsanların disiplin konusunda çağın gerekleri doğrultusunda bilgilendirilmeleri önemli görülmelidir. Aile ve toplum yapısındaki değişmeleri dikkate alarak disiplin anlayışımızı değiştirmek durumundayız. Bugünün z kuşağı çocuklarının geleneksel tutumlarla eğitilemeyeceğini anlamak zorundayız.
Disiplin kavramı, toplumsal hayatın devam açısından önem verilmesi gereken bir kavramdır. Sözlük anlamıyla; kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun düşünce ve davranışlarına aktif anlamda uyum sağlamaları ve verim almaları için ele alınan önlemler bütünü şeklinde tanımlanmaktadır.
Disiplin, eğitimin bir gereği olduğu gibi aile ve okulda verilen eğitim ile kazanılan, toplumsal ve eğitimsel ortamların vazgeçilmez yeterliklerinden biridir. Bireye normlara uyma, sorumluluk ve rollerini yerine getirme gibi yeterlikler kazandırırken özgür iradesini kullanma kapasitesinin korunması önemli görülmektedir.
Demokrasiyi tanımlarken temel hak ve özgürlükler ile disiplinin dengelenmesi olarak ifade ederken disiplinin ne ölçüde önemli olduğunu da ortaya koymaktayız. Toplumsal hayatın vazgeçilmezlerinden bir olan disiplin her türlü grup ortamında uyulması gereken normları da ifade etmektedir.
Disiplin sözcüğü, birçok farklı anlamlarıyla birlikte günlük hayatın birçok farklı alanında kullanılmaktadır. Hayatın belli kurallar ve düzen içerisinde davam etmesi açısından en önemli görülen disiplin uygulaması sağlıklı toplumsal hayatın gerekleri içerisinde yer almaktadır.
Bizim kültürümüzde disiplin kavramı öncelikle baskı ve otorite kavramını çağrıştırmaktadır. Oysa disiplin temel hak ve özgürlüklerin yerinde ve kimseye zarar vermeden kullanılması için gerekli önlemleri içermektedir. İnsanların ortak yaşam alanlarında gelişebilmeleri ve anlaşabilmeleri için gerekli normların oluşturulması ve uygulanması disiplin demektir.
Disiplin, öncelikle çocuğa nasıl hareket edilmesi gerektiğini öğretir. Etkili bir disiplin yoluyla çocuk, kendinin ve başkalarının yararına olan inanç, değer ve kuralları içselleştirerek öğrenir. Ancak, çocuğun bunları içselleştirmesinden önce, ebeveynin kural, değer ve inançları, söz ve eylem yoluyla somuta indirgeyerek sergilemesi gerekir.
Disiplin, çocuğa dürtülerini kontrol etmeyi öğretir. Çocuk dürtüleriyle hareket ettiği için kararları zayıftır. Düşünmeden önce hareket eder. Yetişkinler çocuklara, önce düşünüp ardından hareket edebilmeleri için fırsatlar verir. Etkili disiplin, akla, mantığa ve çocuğun gelişimine uygun olandır (Yavuzer, 2003, s.144).
Disiplin, bireye kazandırılan alışkanlıklar yoluyla onu, kendisi ve çevresiyle uyumlu yaşamaya hazırlama sürecidir. Disiplin, sorumluluğu ve uyulması gerektiren kuralları öğreterek iç denetim demek olan ahlak gelişimini de sağlamaktadır. İç denetim, dıştan gelen zorlamayla olmaz. Ancak sevgi temeline dayanan bir disiplin uygulamasıyla gerçekleşebilir. Disiplin sorumluluğun içselleştirilmesiyle ilgilidir ve ceza ile eş anlamlı değildir. İlk temel alışkanlıkların kazanıldığı dönem, erken gelişim yılları disiplin açısından da kritik sayılmaktadır. Bu nedenle disiplin açısından okul öncesi dönemin özel bir önemi vardır. Bu dönemde ailede ve anaokulunda birbirini destekleyen ve tamamlayan uygulamalara yer verilmelidir.
Çocuğa disiplin uygularken, doğruyu yaptırmak ilk yıllarda biraz zor olmaktadır. Çünkü çocuk istediğini yapma konusunda ısrarlı bir tavır sergiler. Çocuklarda; doğru ve yanlışı birbirinden ayırt etmek için gerekli akıl yürütme yeteneği henüz olgunlaşmamıştır. Yine de gerektiğinde çocuğun davranışlarına sınır koyabilmek önemlidir. Çocuk sınırları zorlama çabası içinde olsa da; kendisinde istenen davranış ona tekrar tekrar nedenleriyle birlikte anlatılmalıdır. Sınır koyma; çocuğun davranışının bazı net ve anlaşılır gerekçelerle kısıtlanmasıdır. Başlıca disiplin ilkeleri; kararlılık, kesinlik, süreklilik, sakinlik ve ödüllendirme olarak sıralanmaktadır (Yavuzer, 2003).
Ailede ve okulda yukarıda belirtilen disiplin ilkelerinin dikkatlice uygulanması önemli görülmektedir. Kararlılık ilkesi, disiplin uygulamalarında, kararlı davranmayı ve tutum değiştirmemeyi; Kesinlik ilkesi, kurallar ve beklentileri ifade ederken tereddüt gösterilmemesini, normların tartışma konusu yapılmamasını; süreklilik ilkesi, her zaman aynı davranmayı; ödüllendirme ilkesi, uygun geribildirim ve takdir etmenin kullanılmasını ifade etmektedir.
Disiplin, kendisine kazandırılan alışkanlıklar yoluyla kişiyi, kendisiyle ve çevresiyle uyumlu olarak yaşamaya hazırlama sürecidir. Disiplin, kişiye sorumluluğu ve uyulması gereken normları öğreterek, öz-denetim yeterliği kazanmasını sağlamaktadır. Disiplin, kişi veya grupların, eğitimin amaçlarına ulaşmalarını sağlamak için davranışlarını kontrol altına almalarını amaçlamaktadır (Büyükkaragöz ve Çivi,1996).
Disiplinin amacı çocukları pasifleştirmek değil, haklarını bilen ve öteki insanlara karşı sorumlu, vicdanlı ve öz-disiplini gelişmiş kişiler olarak yetiştirmektir. Disiplinsiz yetişen kişiler kural, kanun, düzen tanımazlar. Bu nedenle toplumdan dışlanmak zorunda kalırlar.
Disiplin, kişiye kendi davranışlarını denetleme ve değerlendirme yeterliliği kazandırmayı amaçlamaktadır. Kişinin bu yeterliliği kazanmasında, içinde yaşamış olduğu toplumun değerlerine göre, yapmış olduğu eylemlerin hangilerinin doğru ve iyi; hangilerinin yanlış ve kötü olduğunu algılamasına okulun ve ailenin yardım etmesi de çok önemlidir. Bu yüzden okul ve aile, çocuğa istenen davranışı öğretmeli ve sonra çocuğun bu davranışı yapmasını izlemelidir.
Disiplin sınıflandırmalarında genellikle iki disiplinin türünden bahsedilmektedir. Bunlar a) başkalarının koymuş olduğu disiplin anlamında dış disiplin, b) kendi kendine disiplin anlamında iç disiplin veya öz-disiplindir.
a)Dış Disiplin
Dış disiplin uygulamalarında da iki farklı yaklaşım bulunmaktadır. Bunlar; a) geleneksel disiplin, b) olumlu veya yapıcı disiplindir.
Geleneksel disiplin anlayışında suç ve suçlama üzerine odaklanılmıştır. Olumlu veya olumlu disiplin yaklaşımda ise, verilen zararın ve incinmenin onarılması, problemin yapıcı ve barışçıl çözümü üzerine odaklanılır. Geleneksel yaklaşımda suç işleyen kişinin geçmiş davranışları üzerine odaklanılırken olumlu yaklaşımda ise gelecek üzerine odaklanılır. Olumlu disiplin yaklaşımında incinen kişinin hakları ve gereksinimleri oldukça önemlidir. Olumlu disiplin inciten ve zarar veren kişiyi kendi davranışlarının sorumluluğunu alma konusunda cesaretlendirir (Hopkins, 2004, 144).
| Özellik | Geleneksel Disiplin | Çağdaş (Olumlu) Disiplin |
|---|---|---|
| Temel Amaç | İtaat sağlamak | Sorumluluk ve öz disiplin geliştirmek |
| Yöntem | Ceza, yasak, tehdit | Empati, rehberlik, çözüm odaklı yaklaşım |
| İletişim | Tek yönlü, emir verici | İki yönlü, saygılı ve açık |
| Sorun Çözme | Yaptıysa cezasını çeker. | Neden yaptı ve ne öğrenebilir? |
| Sonuç | Korkuya dayalı uyum | İç motivasyonla gelişen davranış |
Olumlu disiplin alan yazında yapıcı disiplin olarak ta ifade edilmektedir. Bu anlayışın temeli olumlu duygulara vurgu yapması, geliştiriciliği önemsemesidir. Olumlu disiplin uygulamalarıyla yetişen kişiler daha özerk, özgüvenli ve dürüst olurlar.
Tablo-1. Geleneksel ve çağdaş disiplin anlayışlarının karşılaştırılması.
Çocukları olumlu disiplin yöntemleriyle yetiştirirken, onların davranışlarıyla birlikte duygularını da geliştirmek gerekir. Bu sayede çocukların, bir davranışın engellenmesi veya değiştirilmesi gerektiği konusunda gönüllü kabullerine yol açar ve böylece ebeveynin olumlu dış disiplin uygulaması çocukta öz-disiplininin gelişmesini sağlar.
Olumlu disiplinin temel değeri, suça ve şiddete karşı bir başka suç ve şiddetle yanıt vermek yerine suçu düzeltmek ve verilen zararı bizzat onarmaktır. İlişkiler kırıldığı ve koptuğu için toplumsal beklenti, ilişkileri ve insanları olabildiğince onarabilmek ve düzeltmektir. Yıkılan İlişkileri en azından eski haline getirmek gerekir. Zararın onarılması ve iyileştirilmesi, Olumlu disiplin yaklaşımının temel değeridir. Olumlu disiplin bir değer olarak, bütünleşmeyi, affetmeyi ve merhameti teşvik eder. Zarar verenin ve görenin zararı onararak kişilerin tekrar bütünleşmesi sağlanır (Roche, 2001, s. 341).
Olumlu disiplin sürecinin amacı, zarar veren kişiye verdiği zararı onarmak için fırsat vermek ve ilişkiyi onarmasını sağlamaktır. Amaç, ilişkinin iletişim, problem çözme ve arabuluculuk yoluyla onarılmasıdır (Drewery, 2004, 332).
Olumlu disiplin, sadece “ceza vermemek” veya “her şeye izin vermek” anlamına gelmemelidir. Bu yaklaşım, çocukları sevgiyle ve saygıyla yönlendirerek, onların iç disiplin kazanmalarına yardım eder. Geleneksel disiplin korkuya, olumlu disiplin ise anlayışa dayanır. Olumlu disiplin yalnızca davranışı değil, karakter gelişimini hedef almaktadır. Bu disiplin, dıştan gelen bir denetim değil; içten gelen bir sorumluluktur.
Çocuklar olumlu disiplin anlayışını okuldan önce içinde büyüdükleri, aile ortamında kazanırlar ve ailede uygulanan belirli bir disiplin anlayışından etkilenirler. Ebeveynler çocuklarını koşulsuz severek; mantıksal, fiziksel, duygusal, sosyal, entelektüel ve eğitsel davranışları göz önünde tutarak; yaratıcı gereksinimlerini karşılayarak, çocukların onları dinlemesini sağlayabilirler. Onlarla birlikte kaliteli zaman geçirirlerse, dünyayı benzersiz yollarla algılamalarına ve rahatça keşfetmelerine yardımcı olurlarsa, onlara karşı sabırlı olurlarsa, onların öğrenme çabalarını zamanında takdir ederlerse, istenmeyen davranışları olumlu bir şekilde düzeltirlerse, sorumluluklarını yerine getirmekle kalmazlar aynı zamanda, okulda oluşturulacak olumlu bir disiplinin temellerini de atmış olurlar (Humphreys, 1999).
Ailede anne-babaların evde uyguladıkları anne-baba tutumları açısından ortak hareket etmeleri, geleneksel disiplin uygulamalarında uzak kalmaları, yeterince sevgi göstermeleri, iyi örnek olmaları, aile içi iletişime önem vermeleri ve aile huzuruna dikkat etmeleri gerekmektedir.
Olumlu disiplinin oluşturulmasında sorumluluk çocuklar kadar yetişkinlere de düşmektedir. Çünkü çocuklar birçok davranışı çevrelerindeki model alma yoluyla yetişkinlerden alırlar. Yani yetişkinler çocuklar için her zaman bir model oluştururlar. Çocuklara bulundukları mekanda kendilerini kontrol etmelerini öğretmek olumlu disipline giden yol da atılacak önemli bir adım olarak kabul edilir.
Okulda öğretmenlerin geleneksel disiplin uygulamalarından uzak durmaları, çağdaş eğitimin gereklerindendir. Öğrencilerde özdenetimi ve sınıfta disiplini sağlayamadıklarında öğrenme için ayıracakları zamanın çoğunu onları kontrol etmek için ayırmak zorunda kalırlar. Bu durum okulda hem ilişkileri hem de akademik başarıyı olumsuz yönde etkileyebilir.
b)Öz-disiplin
Duckworth’a (2009) göre öz-disiplin, kişinin hedefine ulaşmak amacıyla iradesini kullanma ve istediği standartları sürdürme becerisidir. Alan yazında öz-disiplin sahibi olmak uzun vadeli bazı hedeflere ulaşabilmek için güçlü dürtüleri ertelemek adına bilinçli bir çaba harcamak ve anlık hazlardan vazgeçmek suretiyle karakterize edilmektedir (Budak, 2009; Duckworth & Seligman, 2006).
Duckworth (2009) öz-disiplini kişinin davranışlarını nasıl planlayacağını, duygu ve düşüncelerini nasıl yöneteceğini bilmesi, diğerlerinin emrettiği şeyleri yapmaktan çok kendi arzuladığı şeyi yapma yeterliğine sahip olması diye tanılamaktadır.
Özdisiplin kavramı irade, öz-kontrol, sorumluluk, öz-düzenleme ve belirlenen hedefler üzerinde kararlılıkla yürümek gibi süreçleri kapsamaktadır (Duckworth ve diğ., 2011; Lungka, 2014). Bir karakter gücü ve temel bir erdem olarak ifade edebilecek olan öz-disiplin, tüm çağlarda sahip olunması istenilen bir yeterlik olarak karşımıza çıkmaktadır. Alan yazında öz-kontrol, irade, öz-düzenleme, öz-motivasyon, amaçları yerine getirme, öz-denetim, düzenleyici davranışlar, sorumluluk kavramları zaman zaman öz-disiplin kavramlarının yerine kullanıldığı görülmektedir (Duckworth & Seligman, 2006; Gorbunovs ve diğ., 2016; Mens, 2016; Tung, 2013).
İrade, öz-kontrol, öz-düzenleme ve sorumluluk kavramlarının önemli bir türevi olan öz-disiplin, günlük hayatta (Kannangara ve diğ., 2018), akademik başarı alanında (Duckworth & Seligman, 2006; Durrant, 2010; Gong ve diğ., 2009; Hagger & Hamilton, 2018; Mbaluka, 2017; Zhao ve Kuo, 2015; Zimmerman & Kitsantas, 2014), sosyal yaşamda (DeBonove diğ., 2011; Uziel &Baumeister, 2017) iş dünyasında (Diestel & Schmidt, 2009; Sintemaartensdijk & Righetti, 2019) önemli rolü olan bir özellik olarak kabul edilmektedir. Nitekim öz-disiplin kişilerin kendi yaşamının sorumluluğunu almasında yaşamsal öneme sahiptir (Brooks & Goldstein, 2007).
Tüm bunlarla beraber yapılan araştırmalar öz-disiplinin yaşam doyumu (Briki, 2017; Hong & Cui, 2020), öznel iyi oluş (Ronen ve diğ., 2016; Nielsen ve diğ., 2019), mutluluk (Cheung ve diğ., 2014), yaşamın anlamı ve olumlu duygular (Stavrova ve diğ., 2018) gibi olumlu psikolojik sonuçların ortaya çıkması konusunda önemli bir katkısı olduğunu göstermektedir.
Ancak öz-disiplinin daha fazla önem kazandığı yaşam dönemlerinden birisi genç yetişkinlik yıllarıdır. Çünkü genç yetişkinlik yılları kişilerin, mesleksel ve özel hayata ilişkin önemli bazı kararlar aldıkları (Akbağ ve Ümmet, 2017) ve yaşamlarının sorumluluğunu almaya başladıkları önemli bir dönüm noktasıdır.
Özetle ifade etmek gerekirse, öz-disiplin insan hayatını pek çok yönden etkilemektedir. Bu nedenle öz-disiplinin edinilmesi sıklıkla teşvik edilmektedir (Uziel & Baumeister, 2017). İktidarlar vatandaşlarının, okullar öğrencilerinin ve aileler de çocuklarının öz-disiplin becerileri edinmesi amacıyla yoğun çaba göstermektedirler (Bear & Duquette, 2008; Chong ve diğ., 2014).
Sonuç olarak olumlu veya yapıcı disiplin anlayışı sayesinde çocuğun hem sorumluluğunu fark etmesi hem de çözüm üretmesi sağlanır. Olumlu disiplin anlayışıyla çocukların kendine güvenen, empatik, sorun çözebilen kişiler olarak yetişmesine katkı sağlar. Olumlu disiplin uygulanan aile veya okulda İlişki temelli bir ortam yaratılmış olur.
