HALKWEBYazarlarDünya Sisteminin Çözülüşü, Çok Kutupluluk, Hegemonya Krizi Ve Yeni Emperyalist Blokların Doğuşu

Dünya Sisteminin Çözülüşü, Çok Kutupluluk, Hegemonya Krizi Ve Yeni Emperyalist Blokların Doğuşu

Rusya, Ortadoğu’da, Kafkasya’da, Doğu Avrupa’da ve Afrika’da etkisini artırmakta, ABD hegemonyasına meydan okumaktadır. Bu nedenle Rusya, Üçüncü Paylaşım Savaşı’nın en önemli aktörlerinden biridir.

0:00 0:00

Kapitalist dünya sistemi, 21. yüzyılın ilk çeyreğinde tarihsel bir çözülme sürecine girmiştir. Bu çözülme, yalnızca ekonomik bir daralma yada finansal bir çalkantı değildir, aynı zamanda siyasal, askeri, ideolojik ve sınıfsal bir yeniden yapılanmanın habercisidir. Tekelci sermaye, kendi iç çelişkilerini çözemez hale gelmiş, hegemonik güçler arasındaki rekabet derinleşmiş, uluslararası düzen parçalanmış, dünya çok kutuplu bir yapıya doğru sürüklenmiştir. Bu nedenle Üçüncü Paylaşım Savaşı, yalnızca Ortadoğu merkezli bir savaş değil, aynı zamanda küresel hegemonya krizinin askeri biçimidir.

ABD Hegemonyasının Çözülüşü: Tek Kutuplu Dünyadan Çok Kutupluluğa

1991’de Sovyetler Birliği’nin çözülmesiyle ABD, tek kutuplu bir dünya düzeni kurmuştu. Bu düzen, askeri güç, finansal üstünlük, dolar hegemonyası, teknoloji tekelleri ve ideolojik aygıtlar üzerinden sürdürülüyordu. Fakat 2008 finans krizi, ABD hegemonyasının kırılma noktası oldu. Bu kriz, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasal ve ideolojik bir çöküşün başlangıcıydı. ABD’nin hegemonya kaybının temel nedenleri şunlardır.

  • Üretimin Asya’ya kayması
  • Finansallaşmanın iç çelişkileri
  • Askeri müdahalelerin başarısızlığı
  • İç siyasal kutuplaşma
  • Teknoloji tekellerinin küresel rekabeti kaybetmesi
  • Çin’in yükselişi
  • Rusya’nın bölgesel güç olarak geri dönüşü.

Tekelci sermayenin temsilciliğine soyunmuş ABD, artık dünya düzenini tek başına belirleyebilecek bir güç değildir.

Çin’in Yükselişi, Yeni Bir Emperyalist Merkez

Çin, 21. yüzyılın en hızlı yükselen gücüdür. Bu yükseliş, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda askeri, teknolojik ve ideolojik bir yükseliştir. Çin, Kuşak‑Yol ( Asya’dan Avrupa’ya uzanan kara ve demiryolu bağlantılarını kapsar; Orta Koridor gibi Türkiye’nin de dahil olduğu güzergahlar içerir.) Projesi ile dünya ticaret yollarını yeniden şekillendirmekte; Afrika, Asya ve Latin Amerika’da dev altyapı yatırımları yapmakta; teknoloji alanında ABD ile rekabet etmektedir. Çin’in yükselişi, kapitalist dünya sisteminin çok kutuplu bir yapıya dönüşmesinin en önemli dinamiğidir. Çin, klasik emperyalist güçlerden farklı olarak askeri işgaller yerine ekonomik bağımlılık yaratmayı tercih eder. Fakat bu durum, Çin’in emperyalist bir güç olmadığı anlamına gelmez, yalnızca emperyalizmin biçiminin değiştiğini gösterir.

Rusya’nın Geri Dönüşü, Enerji Emperyalizmi ve Askeri Güç

Rusya, Sovyetler Birliği’nin çözülüşünden sonra zayıflamış; fakat 2000’lerden itibaren yeniden bölgesel bir güç olarak sahneye çıkmıştır. Rusya’nın gücü, üç temel alanda yoğunlaşır.

  • Enerji kaynakları (Doğalgaz, Petrol)
  • Askeri kapasite
  • Jeopolitik konum.

Rusya, Ortadoğu’da, Kafkasya’da, Doğu Avrupa’da ve Afrika’da etkisini artırmakta, ABD hegemonyasına meydan okumaktadır. Bu nedenle Rusya, Üçüncü Paylaşım Savaşı’nın en önemli aktörlerinden biridir.

Avrupa Birliği’nin Krizi: Ekonomik Dev, Siyasal Cüce

Avrupa Birliği, ekonomik olarak güçlü olsa da siyasal olarak zayıftır. AB’nin iç çelişkileri, emperyalist rekabet karşısında onu kırılgan hale getirmiştir.

  • Almanya‑Fransa rekabeti
  • Göç krizi
  • Enerji bağımlılığı
  • NATO’ya bağımlılık
  • Aşırı sağın yükselişi
  • Ekonomik eşitsizlikler.

Yabancı düşmanlığının devletler eliyle geliştirilmesinin temel sebebi, Yüksek yoğunluklu yabancı iş gücüne dayalı olduğu için, ülkelerindeki kargaşadan dolayı, kendi ülkelerindeki istikrarsızlıktan dolayı, kendilerini savunamaz kaldıkları için, yabancı düşmanlığı Devletler nezlinde prim yapıyor ve yabancı düşmanlığından dolayı, emek sermaye mücadelesi güdükleştirilmiş durumdadır. Bu nedenle AB, küresel güç mücadelesinde bağımsız bir aktör olamamaktadır.

Çok Kutuplu Dünyanın Çelişkileri: Yeni Savaşların Kaçınılmazlığı

Dünya çok kutuplu bir yapıya doğru sürüklenirken, hegemonya mücadelesi daha karmaşık hale gelmiştir. Tek kutuplu düzenin çöküşü, yeni bir istikrar yaratmamış, aksine daha fazla çatışma, daha fazla savaş, daha fazla belirsizlik yaratmıştır. Çok kutuplu dünyanın temel çelişkileri şunlardır.

  • ABD‑Çin rekabeti
  • Rusya‑NATO çatışması
  • Çin‑Hindistan gerilimi
  • Ortadoğu’daki vekalet savaşları
  • Afrika’daki yeni paylaşım mücadelesi
  • Latin Amerika’da ABD karşıtı hareketlerin yükselişi.

Bu çelişkiler, Üçüncü Paylaşım Savaşı’nın küresel karakterini belirler.

Tekelci Sermayenin Yeni Blokları: Finans, Teknoloji ve Enerji Ekseni

Bugünün emperyalist blokları, klasik devlet merkezli bloklardan farklıdır. Artık bloklar, devletlerden çok sermaye fraksiyonları tarafından belirlenmektedir:

  • Finans kapital bloku (ABD‑İngiltere merkezli)
  • Teknoloji kapitali bloku (ABD‑Çin rekabeti)
  • Enerji kapitali bloku (Rusya‑Körfez ülkeleri)
  • Dijital kapitalizm bloku (ABD‑AB‑Çin üçgeni)

Bu bloklar arasındaki rekabet, Üçüncü Paylaşım Savaşı’nın ekonomik temelini oluşturur.

Dünya Emekçi Halklarının Konumu, Küresel Sömürü Ağının Merkezinde

Tekelci sermayenin küresel rekabeti, dünya emekçi halklarının sömürüsünü derinleştirmiştir. Bugün işçi sınıfı:

1. Daha güvencesiz.

2.Daha parçalı.

3. Daha örgütsüz.

4. Daha borçlu.

5. Daha görünmez hale gelmiştir.

Fakat aynı zamanda:

a. Daha küresel.

b. Daha ortak kaderli

c. Daha birleşik sömürü mekanizmalarına maruz.

d. Daha potansiyel olarak birleşebilir bir yapı kazanmıştır. Bu nedenle dünya işçi sınıfının mücadelesi, kapitalizmin tarihsel krizinin çözümünde belirleyici olacaktır.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI