DTCF yarın hocalarını uğurlayacak

Ankara Üniversitesi DTCF’nin Tiyatro Bölümü’ndeki akademisyenler,ihraç edilen meslektaşlarının görevlerine iade edilmesini talep ettiler. Yarın saat 13.00'te DTCF'de yapılacak 'Hocaları Uğurlama' eylemine aynı saatte diğer tiyatro bölümleri de destek verecek.

Yayınlanan Kanun Hükmünde Kararnameler ile Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi (DTCF) Tiyatro Bölümü’nden toplam 6 akademisyen ihraç edildi. Bölümde toplam 10 kişilik akademi kadrosundan yalnızca 4 akademisyen görevine devam ederken bölümün ‘fiilen işlevini yitirdiği’ açıklanmıştı.

‘BU BİR ÖZGÜRLÜK MESELESİDİR’

İhraç edilen akademisyenlerin ardından yarın fakültede ‘Hocaları Uğurluyoruz’ etkinliği gerçekleştirileceğini ve Türkiye çapında diğer Tiyatro bölümlerinin de saat 13.00’da eş zamanlı olarak destek vereceğini belirten Araştırma görevlisi Gülşah Erdem şunları aktardı: “Bu bir özgürlük meselesidir. Akademinin geleceğiyle ve özgürlüğüyle ilgili bir meseledir. Biz bu mücadelede hocalarımızın yanındayız. Pazartesi günü bir eylemimiz var. Mücadelemiz devam edecek ve her şekilde yanlarındayız.”

LİSANS VE LİSANSÜSTÜ PROGRAMLAR YÜRÜTÜLEMEZ AŞAMADA’

Tiyatro Bölümü öğretim elemanları ihraç edilen akademisyenlerin görevlerine iade edilmesini talep ederek şu açıklamayı yaptı:

“686 sayılı KHK ile Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Bölümü öğretim elemanları Prof. Dr. N.Selda Öndül, Prof.Dr. Tülin Sağlam, Prof.Dr. B.Beliz Güçbilmez, Dr. M.Elif Çongur ve Araştırma Görevlileri Ceren Özcan ve Şamil Yılmaz kamu görevinden ihraç edilmişlerdir. 679 sayılı KHK ile ihraç edilen Doç.Dr. Süreyya Karacabey ile birlikte, akademik kadromuzun önemli bir çoğunluğunu oluşturan yedi meslektaşımız görevlerinden alınmış bulunmaktalar. Bu gelişmelerle bölümümüz lisans programlarının onarılması neredeyse olanaksız bir darbe almasına, lisansüstü programlarının yürütülemez aşamaya gelmesine neden olmuştur.

Türk Tiyatrosuna kazandırdıkları eserler ve değeri ölçülemez katkıları ile uzun yıllardır birlikte çalışmaktan onur duyduğumuz hocalarımızın “terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca, devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan kişiler” tanımıyla akademiden ihraç edilmelerinin adalet ve vicdanla açıklanabilecek yanı yoktur. Türkiye Üniversitelerinin geneline yayılan KHK yoluyla ihraçlar bilim ve sanat üretimine karşı bir tasfiye operasyonuna dönüşmüştür. Özgür düşüncenin kaynağı olması gereken üniversitelerin KHK’larla yönetilmesi kabul edilemez. Meslektaşlarımızın haksız bir şekilde akademiden ve öğrencilerinden koparılmasına yol açan bu tasfiyenin meslektaşlarımız, bölümümüz, üniversitemiz, bilim camiamız ve ülkemiz açısından olumsuz sonuçlar doğuracağı açıktır. Ankara Üniversitesi Rektörlüğü başta olmak üzere bu kararın tüm sorumlularını kınıyor, meslektaşlarımızın derhal görevlerine iade edilmelerini talep ediyoruz.”

‘İHRAÇLARI KINIYORUZ’

DTCF Tiyatro bölümünde Araştırma Görevlisi olarak çalışan akademisyenler ise “Eğitimin sürekliline dair hiçbir endişe hissetmediği açıkça belli olan Ankara Üniversitesi Rektörlüğü’ne bünyesindeki öğrencilere karşı bir sorumluluğu olduğunu da hatırlatmak isteriz” açıklamasında bulundu.

Açıklamanın tamamı şöyle: 

“ÖYP kapsamında görev yaptığımız ve doktora eğitimimizi sürdürdüğümüz Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Bölümü 7 Şubat 2017 tarihli KHK’yla fiilen işleyemez hale getirilmiştir. Hocalarımızın ve meslektaşlarımızın ihraç edilmelerini şiddetle kınıyoruz. Eğitimin sürekliliğine dair hiçbir endişe hissetmediği açıkça belli olan Ankara Üniversitesi Rektörlüğü’ne bünyesindeki öğrencilere karşı bir sorumluluğu olduğunu da hatırlatmak isteriz.”

“Doktora aşamasındaki araştırma görevlileri olarak tezlerimizi danışmanlıkları altında yürüttüğümüz hocalarımızı bilgi birikimleri, akademik başarıları ve örnek kişiliklerine duyduğumuz güven ve saygıyla bizler seçtik. Bu seçimin değiştirilebilir olduğuna, danışmanların ihracıyla yarıda kalan bilimsel çalışmaların başka isimlerin danışmanlığı altında sürdürülebileceğine inanmak, bilimi bürokratik kararlara mahkum etmek anlamına gelmektedir. YÖK’ün ve üniversite yönetimlerinin elinde çoktan yapboz tahtasına dönen akademik eğitimimizde bizi daima kollayan ve kendileri mütemadiyen hırpalanırken sorumlu hissettikleri çalışmalarımıza eşlik etmeye devam eden hocalarımızı görevden almak bilimsel çalışmalarımızı umursamamak anlamına gelmektedir. Bunların yanısıra doktora eğitimine devam eden araştırma görevlisi arkadaşlarımız aynı KHK’yla keyfi bir biçimde akademik ilerleyişlerinden mahrum bırakılmışlardır. Bu sadece hocalarımızın ve meslektaşlarımızın kamu görevine haksızca son verilmesi anlamına değil, seçilen bir üniversitede, seçilen hocalar desteğiyle devam edilen akademik çalışmaların da hukuksuzca duraklatılması anlamına gelmektedir. Bilimsel bir kurumda, maalesef hiçbir sorumluluk hissedilmeden, bilimin hafife alındığını görmekteyiz.”

“Biz Türkiye’nin kuramsal anlamda Tiyatro eğitimi veren en köklü bölümünde çalışmaktan ve eğitim görmekten gurur duyuyoruz. Bu bölümün geleneğine yıllardır sahip çıkan hocalarımız ve meslektaşlarımızla birlikte bizleri de hiçe sayan KHK hukuksuzluğundan acilen geri dönülmesini talep ediyoruz. Aynı haksızlığa maruz bırakılan diğer üniversite çalışanlarını ve bu hukuksuzlukla akademik ilerleyişi yavaşlatılan öğrenci arkadaşlarımızı selamlıyor, her daim yanlarında olduğumuzu belirtmek istiyoruz.”

Ankara Üniversitesi DTCF Tiyatro Bölümü Araştırma Görevlileri

Gürbüz Çapan’dan idam gelsin diyenlere ders gibi yanıt!

Peş peşe işlenen kadın cinayetlerinin ardından tekrar idam geri gelsin tartışması başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: İslam’dan terörist çıkmaz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İngiltere'de Cambridge Camii'nin açılışında konuştu ve Yunus Emre'nin 'Bir kez gönül yıktın ise' adlı şiirini okudu.

Ahmet Davutoğlu’nun partisinin ismi sızdı! Başkanlık yerine parlamenter sistem…

Ahmet Davutoğlu’nun yeni partisi için geri sayım başladı. Partinin adının Bizim Parti olacağı öne sürüldü. İnternet Haber’in iddiasına göre Çarşamba günü yeni parti resmen ilan edilecek.

Vatandaşın parası böyle gasp edilmiş: Melih Gökçek döneminde belediyeden Osmanlıspor’a 2 milyon

Osmanlıspor’a 25 yıllığına bedelsiz devredilen Yenikent Stadı için belediye bütçesinden bir yılda 2 milyon TL harcandığı ortaya çıktı. Kaymakamlık, elektrik ve doğalgaz giderleri yurttaşın sırtına yüklenen stadın tahliye kararına uymadı.

Ceren Özdemir’in katilinin ifadesi: ‘Yeni avlar aradım’

Ordu’da Ceren Özdemir’i evinin kapısının önünde kalbinden bıçaklayarak öldüren açık cezaevinden iki kez firar eden cinayet hükümlüsü Özgür Arduç’un ifadesi ortaya çıktı. Katil zanlısının ifadesinde kullandıkları sözler ise kan dondurdu. Katil zanlısı Arduç ifadesinde Ceren’i öldürdükten sonra “Sabah inşaatta kaldım. Meyve aldım yeni avlar aradım ancak fırsatını bulamadım” ifadelerini kullandı.
210,623BeğenenlerBeğen
4,584TakipçilerTakip Et