Diplomayı göstermek bu kadar mı zor?

Tacettin Çolak yazdı...

Gerçeği olmayınca çok zor yani olanaksız…

Bilindiği gibi diploma; “keyfekeder” bir nesne değildir. 

Kişinin; öğrenim durumunu belgeler.

Bunun yanında bazı görevler ya da meslekler için öngörülen yeterlilik koşulunun varlığını gösteren bir belgedir.

Cumhurbaşkanlığı da bunlardan bir tanesi. 

Anayasa’nın 101’inci ve 6271 Sayılı Cumhurbaşkanı Seçimi Yasasının 6’ıncı maddelerinde; Cumhurbaşkanının, kırk yaşını doldurmuş ve yüksek öğrenim yapmış TBMM üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından seçilebileceği öngörülmüştür.

Yani Cumhurbaşkanlığına aday olan kişilerin bu düzenlemelere uyması ve bu seçimleri yürütmekle görevli YSK gibi kurumların da adaylarda, yasalarda öngörülen yeterlik koşullarının bulunup bulunmadığını denetlemesi gerektiğini söylemek bile fazlalıktır, aslında…

Fakat uygulamada hiç de öyle olmuyor.  

Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığına aday olmasından sonra, Yusuf Halaçoğlu tarafından başlatılan, Ergun Poyraz tarafından da “Diplomasız” kitabı ile genişletilen ve kanıtlanan, Erdoğan’ın yasanın aradığı “dört yıllık üniversite diploması olmadığı” yönündeki iddialara rağmen, YSK gerekli denetlemeyi yapmadan T. Erdoğan’ın adaylığını kabul etmiştir. 

YSK, diplomanın sahteliğiyle ilgili daha sonra ortaya çıkan belgelere ve itiraflara rağmen bu yasal denetleme görevini, yapmamakta direnmiştir.  

Metin Külünk’ün “peygamberlerin de diploması yoktu” itirafı ve “aslını görmeden usulsüz suret onayı yapan kâtibe hakkında işlem yapmayan” İstanbul 15. Noterine Türkiye Noterler Birliği Disiplin Kurulu’nca verilen cezadan sonra HKP tarafından yapılan başvurular da sonuçsuz bırakılmıştır. 

Yasanın aradığı üniversite diploması yerine sahte “belgeler”in sunulması ve bunları kabul etmek TCK anlamında suç olduğundan YSK üyeleri ve T. Erdoğan hakkında yaptığımız suç duyurularımız da aynı sonuçla karşılaşmıştır. 

Ankara Cumhuriyet Savcılığı; yaptığımız Suç Duyurusu hakkında verdiği “işleme koymama kararı”na rağmen, aynı karar içeriğine basından ve Cumhurbaşkanlığı sitesinden bilgiler derlediğini yazarak, suçsuzluk kararı vermiştir. Bu kararı da bize tebliğ etmeyerek kendisi ayrı bir suç işlemiştir. 

Sonradan bir meslektaşımızın bizzat gidip elden aldığı savcılık kararında; bir yandan konunun esasına girme yetkisinin olmadığı yazılırken, diğer yandan da “incelenen belgeler ve yapılan işlemler” başlığı altında olayın esasına girilerek, T. Erdoğan’ın İstanbul Üniversitesi İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Ticari Bilimler Fakültesi’nden mezun olduğu ve olayda oluşmuş bir suç bulunmadığının yazıldığını görmüş olduk.

Yani savcılık; “Marmara Üniversitesi’nden mezun oldum” diyen T. Erdoğan’a “hayır, sen İstanbul Üniversitesi’nden mezunsun” demektedir. 

Böylesi bir garabet ancak bizim yargımızda olur…

Zira bağımsız-tarafsız yargı mı bıraktılar ki?..

Bu hukuksuzluğa rağmen diplomanın peşini bırakmadık.

Bu kez de Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk. 

Burası da hiçbir gerekçe belirtmeden Bireysel Başvurumuzu kabul edilemez buldu.

Kısacası; YSK, Ankara Cumhuriyet Savcılığı ve Anayasa Mahkemesi verdikleri “kesin” kararlarla konunun ellerini yaktığını ve kapatılmasını istediklerini göstermiş oldular. 

Erdoğan’ın diplomasının incelenmesine “gerek yok” diyen YSK üyelerine suç duyurusu!

Ancak bu yaptıkları hukuksuzluklarla, iç hukuk ve uluslararası sözleşmelerle öngörülen Etkili Başvuru Hakkı, Hakikati Bilme Hakkı, Hak Arama Hürriyetini ortadan kaldırdıkları gibi, TCK kapsamında işlenen Resmi Evrakta Sahtecilik, Suçu ve Suçluyu Bildirmeme, Görevi Kötüye Kullanma suçlarının da üstünü örtmek istemekteler.

Resmi bir yazıyla diplomaya dair tüm kayıtlar Marmara Üniversitesi Rektörlüğü’nden getirtilmesi gerekirken, hiçbir kurum son derece basit bu işlemi yapma cesareti gösterememektedir. 

Biz de bu hak ihlallerine karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmak zorunda kaldık.

Erdoğan’ın diploması Avrupa’ya taşındı!

Zira bir yandan hukuk kurumları açıkça görev suçu işlerlerken, diğer yandan da dört yıllık üniversite diplomasını ortaya çıkartmayan bir kişi beş yıldan bu yana Cumhurbaşkanlığı makamını işgal etmektedir. 

Bu, açıkça halkımızı ve tüm dünyayı kandırmaktan, ahmak yerine koymaktan başka bir şey değildir. 

Şikâyet dilekçelerimizde ayrıntılıca belirtildiği gibi; “Diploma” yerine ortada dolaşan 3/4/1981 tarihli “Mezuniyet Belgesi”nde; ne resim ne gizli damga ne soğuk damga var. 

Dekanın İmzası var, mühür yok. 

Oysa diğer öğrencilerin belgelerinde resim ve soğuk damga var. 

Dahası 1981 ve öncesinde İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinin öğretim süresi üç yıldır. Marmara Üniversitesi ise 1982 yılında kurulmuştur. 

Yani mezuniyet belgesi tarihinden sonra kurulmuş bir üniversiteden nasıl mezun olunabilir ki??? 

İşte böylesine açık bir hukuksuzluğa rağmen T. Erdoğan’a yönelik en küçük bir eleştiri acilen TCK 299’uncu madde kapsamında soruşturma konusu yapılıp binlerce insan yargılanmaktadır. 

Vatandaştan sokak röpörtajına çıkan yandaşa diploma kapağı: Senin Tayyip Erdoğan’ın tahsili benim kadar yok

Yapılan araştırmalara göre; Erdoğan’ın ilk kez cumhurbaşkanı seçildiği 2014 yılında 132 dava varken, 2014-2017 yılları arasında soruşturma başlatılan toplam 68 bin 827 kişiden; (2015’te bin 953’üne, 2016’da 4 bin 187’sine, 2017’de ise 6 bin 33’üne olmak üzere) 12 bin 839’una dava açılmış.

Üç yılda açılan bu 12 bin davadan karara bağlanan 9 bin 234’ünün 3 bin 414’ünde mahkûmiyet hükmü verilmiş, 2 bin 550’sinde ise Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verilmiş. 2017’den 2019 yılına kadar bu sayının katlanarak artmakta olduğu ve artacağı da çok iyi biliniyor.

Sonuç olarak; ortada Cumhurbaşkanı yeterliği olmayan bir kişi var ve yargı makamları da önlerine getirilen önemli belgeleri incelemeden, değerlendirmeye almadan olayı sümenaltı etmekteler. 

Diğer yandan da diploması olmayan birisine hakaret etti diye onbinlerce insan soruşturulmakta ve yargılanmakta. Binlercesi de tutuklanmakta, cezalara çarptırılmakta.

Bu böyle gitmeyecek. 

Yarın devran dönünce, sahtecilik suçu işleyenlerle birlikte, onlarca belge ve bilgiye rağmen bu suçu görmezden gelen ve suçsuzluk kararı verenler de yargılanacak.

Tacettin Çolak

 

En çok okunan haberler

“Her şey çok güzel olacak” demeyen ünlüler İBB’den milyonları götürmüş

Yeniçağ gazetesi yazarı Murat Ağırel, İBB ihalelerinden yandaş sanatçılara giden paraları yazdı.

Kalın’dan ‘İstanbul ve Ankara’ya da kayyım atanacak’ iddiasına yanıt: Seçilmiş olmak kimseyi masum kılmaz

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İdlib'de Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) konvoyuna yönelik saldırıya ilişkin, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefon görüşmesi yapacak" şeklinde konuştu.

Abdülkadir Selvi’den dikkat çeken çıkış: Devlet pusuya mı yattı?

AKP'ye yakınlığı ile bilinen Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi, "Hadi şeytanın avukatlığını yapayım. Devlet pusuya mı yattı?" diye sordu.

Damadın üstü çizildi, bakın yerine kim geliyor?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, kabine içinde tartışılan isimlerin başında gelen Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın üzerini çizdiği iddia edildi

CHP’ye yakın anket şirketinden CHP’yi ayağa kaldıracak anket sonuçları

Yerel seçimlere yaklaşırken büyükşehirlerdeki oy dağılımlarını, ittifakların söylemlerinin belirlediğini söyleyen Gezici Araştırma Genel Müdürü Murat Gezici “Kutuplaştırma yerine sorunları çözmeye dönük söylem adayın puanını arttırıyor. Buna göre; İstanbul, Ankara, Aydın, Hatay Cumhur İttifakı AKP adayları, Adana Cumhur İttifakı MHP adayı, Bursa Millet İttifakı CHP adayı ve Mersin’de İYİ Parti adayının önde olduğu görülüyor”. dedi.

‘Erdoğan’ın Mardin temsilcisiyim’ diyen rektör görevden alındı

Görevi döneminde birçok skandalla anılan Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Ahmet Ağırakça görevinden alındı. Ağırakça, göreve getirilirken "Ben Erdoğan’ın Mardin temsilcisiyim” sözlerinin ardından, görevden alınmasıyla "Mardin'e yapılacak en büyük kötülük yapılmıştır" ifadelerini kullandı.

Bakanlık, Muğla yangınında THK yardımını kabul etmemiş

İzmir'in Karabağlar ilçesinde başlayıp Seferihisar ve Menderes'e sıçrayan orman yangınında gündeme gelen THK uçaklarına dair yeni ayrıntılar ortaya çıktı.

Ekrem İmamoğlu’ndan ‘tatile gitti’ eleştirilerine yanıt

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, tatile gitmesiyle ilgili eleştirilerine yanıt verdi. İmamoğlu, "Son gidişim evlatlarım son günlerindeydi, zaten birini alıp geri dönmem gerekiyordu. Alıp geri döndüm. Bu da babalık vazifesi" dedi.

Türkiye Barolar Birliği’nden son dakika kayyum açıklaması

Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanlarının İçişleri Bakanlığı işlemleriyle görevden uzaklaştırılması ile ilgili Türkiye Barolar Birliği'nden (TBB) açıklama geldi. TBB, "Görevden uzaklaştırma işlemi, geçici nitelikte bir tedbirdir. Bu sebeple, bir an önce ilgililer hakkında açıldığı söylenen soruşturmaların sonuçlandırılması ve tüm sürecin en şeffaf şekilde yönetilmesi beklenmektedir" açıklamasını yaptı.

ABD Büyükelçiliği: Söylentiler gerçek dışı

ABD Büyükelçiliği, Türkiye’deki ABD vatandaşlarına yönelik acil durum mesajı yayınlandığına dair sosyal medyada yer alan söylentilerin gerçek dışı olduğunu duyurdu.

Haydarpaşa’da parça parça yağma hazırlığı

Koruma Kurulu, Haydarpaşa Garı arazisindeki bazı taşınmazların yıkılmasına karar verdi. Kararla birlikte alanın ticari işletmelere devrinin yolu açıldı.

Metin Feyzioğlu A Haber’de Saray’a gitmeyen avukatları topa tuttu: Sizin evinizde mi açıklanacaktı?

Saray’ın Adli Yıl Açılış Törenine katılma kararı alan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, A Haber’de Sarayın davetine katılmayan baroları eleştirdi.

Süleyman Soylu’dan Gül ve Davutoğlu’na: Dün bu mücadeleyi verdiğimiz bazıları…

Süleyman Soylu, HDP'li 3 belediyeye kayyum atanması hakkında açıklamada bulundu.