Cuma / 26 Şubat 2021

Dini rehberi reddedince tahliyesi uzatıldı!

Din adamıyla görüşmeyi kabul etmeyen siyasi tutuklunun tahliyesini 'Toplumla bütünleşmeye kapalı' diyerek ertelediler.

Isparta’da üniversite öğrencisiyken katıldıkları basın açıklamaları, sosyal medya gruplarında yapılan görüşmelerdeki ifadeleri gibi türlü gerekçelerle “örgüt üyesi olmak” suçlamasıyla cezalandırılan Didar Boza, Mervenur İşleyici ve Ceylan Bozkurt, 4 yıl 8 ay hapiste kaldı. Şartlı tahliye yasasına göre 9 Ocak’ta tahliye edileceklerdi. Aileleri hazırlandı, sokağa çıkma kısıtlamasına takılmamak için yasal izinlerini aldılar, kızlarını karşılamaya gideceklerdi. Ancak üç öğrenci de tahliye edilmeleri gereken tarihe bir gün kala, en az 6 ay daha hapiste kalacaklarını öğrendiler. Anneleri Nazlı Boza ile Nesrin İşleyici yaptıkları açıklamalarda “çok üzüldüklerini, halen şokta olduklarını, bunun sadece mahpuslara değil, ailelere de ek ceza olduğunu” söylediler.

Bianet’ten Ayça Söylemez’in haberine göre, Avukat İmdat Ataş yaptığı açıklamada, 1 Ocak’ta yürürlüğe giren yasa düzenlemesiyle, siyasi hükümlülere düşüncelerinden dolayı şartlı tahliye yolunun fiilen 1 yıllığına kapatıldığını ifade etti. Didar Boza, Mervenur İşleyici ve Ceylan Bozkurt, Isparta’daki Süleyman Demirel Üniversitesinde öğrenciyken beş yıl önce tutuklanıp ceza almıştı, üçü de dördüncü sınıftaydı. Öğrencilerden Didar Boza’ya tebliğ edilen İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığı’nın 7 Ocak 2021 tarihli kararında, tahliyelerinin “uygun görülmediği” ifade edildi. Kurulda bulunan psiko-sosyal yardım servisi raporunda, Didar Boza’nın “suçunu kabul etmediği, yaptığı eylemin suç teşkil ettiğini düşünmediği, pişmanlık yaşamadığını ifade ettiği” belirtildi. Raporda, bu sebeplerle “aynı suçu tekrar işleme riskinin olduğu düşünülmektedir” sonucuna varıldı. Öğrencilere, katıldıkları basın açıklamaları veya HDP Kadın sosyal medya grubundaki yazışmaları gerekçe gösterilerek ceza verilmişti.

‘TOPLUMLA BÜTÜNLEŞEMEZ’
Tahliye durdurmaya gösterilen gerekçelerden biri de Boza’nın “örgüt mensuplarının bulunduğu koğuşta kalması” oldu. Yönetim servis raporunda, “toplumla bütünleşmesi hususunda müspet bir kanaat oluşmadığı tespiti yapılmıştır” dendi.

Eğitim ve Öğretim Servisi raporunda da Didar’ın “manevi rehberle” görüşmediğinin altı çizildi:

“Kurum kütüphanelerinden veya ailesiyle ziyaretçileri tarafından gönderilen toplam 57 kitap okuduğu, kurs veya manevi rehberlik faaliyetlerine yönelik bir talebi bulunmadığı saptaması yapılmıştır.”

“Manevi rehberlik” görevi, Adalet Bakanlığı’nın Diyanet İşleri Başkanlığıyla protokolü kapsamında vaizler veya din görevlilerince yerine getiriliyor.

Güvenlik ve Gözetim Servisi Raporu’nda da Boza’nın kurum çalışanlarına (gardiyanlara) “serzenişleri olduğu” belirtildi:

“İnfaz süresi içinde tutum ve davranışlarında herhangi bir değişim olmadığı gibi, pişmanlık ve itiraf vb. davranış ve eylemi görülmemiştir.”

Ayrıca Boza’nın Fransa Büyükelçiliğine göndermek istediği mektubunda, “Türkiye Cumhuriyeti hakkında yalan yanlış bilgilerin yer aldığı, kişi ve kurumları karalayıcı ifadelerin bulunduğu” belirtildi.

Didar Boza’nın avukatlarından İmdat Ataş, yeni düzenlemenin, siyasi hükümlülerin aleyhine olduğunu, infaz sürelerini uzatacağını belirtti:

“Şartlı tahliye tarihi yakınlaşanlar için savcı başkanlığında kurul oluşturuluyor. Kurulda hapishanenin teknik işleriyle uğraşanlar bile var ancak baro temsilcisi veya avukat yok. Kurul kararına itiraz hakkı var ama bu itirazlar çoğunlukla retle sonuçlanıyor. Hükümlünün ‘iyi hali olduğu’ değerlendirilmezse şartlı tahliye 6 ay ileri atılıyor.

“Kurulda bulunan psikolog Didar’a pişmanlık gösterip göstermediğini sordu ve buna dayanarak öznel ve tahliyeyi engelleyici bir değerlendirme yazdı. Ağustos ayına kadar tahliye edilmeyecek, o dönemde yeniden kurul toplanacak. Tahliyesi toplam 1 yıl geciktirilebilir.”

Sanatçı Ferhat Tunç da konuya dair basına yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Isparta’da Üniversite öğrencisiyken hukuk adına görülmemiş acımasız bir yargılama sonucunda tutuklandılar. HDP Kadın Meclisi ile yazışmaları “yasa dışı örgüt” ilişkisi sayılarak cezalandırıldılar. Didar Boza, arkadaşları Mervenur İşleyici ve Ceylan Bozkurt, beş yıldır tutuklu bulundukları İzmir-Şakran Cezaevinden cezaları bittiği için 9 Ocak 2021 tarihinde tahliye olmaları gerekirken, cezaevi yönetimi sudan bahanelerle tahliyelerini durdurmuş. Bu keyfi uygulamanın, hukuksuzluğun derhal son bulmasını isteyen aileleri, “Çocuklarımızın serbest bırakılmasını istiyoruz. Siyasi parti, sivil toplum kuruluşları, duyarlı aydın ve sanatçıların yardımına ihtiyacımız var” diyor. Bu konuda herkesi duyarlı olmaya çağırıyorum. Bu haksızlığa son verilmeli ve öğrenciler derhal serbest bırakılmalıdır.

Son Haberler