Davutoğlu’nun danışmanı Erdoğan’ı böyle bombaladı

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun danışmanlığını yapan Karar gazetesi yazarı Etyen Mahçupyan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı eleştirdi...

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun danışmanlığını yapan Karar gazetesi yazarı Etyen Mahçupyan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fazilerin düşürülmesini istemesini “takıntı” olarak aktaran Mahçupyan, “Emir vererek faiz düşürüleceğini sanmak epeyce hüzünlü” ifadelerini kullandı.

Mahçupyan’ın yazısında, “Geçmişe baktığımızda bazı akıl tutulmalarının nasıl yaşanmış olduğunu anlamakta zorlanırız. Sanki ortalıkta tek akıllı adam kalmamış gibi alınan kararlar bizi şaşırtır” demesi de dikkat çekti.

İşte Mahçupyan’ın o yazısı…

Ama çoğu zaman bu gözlemleri yaparken kendi zamanımızda sürdürülen akıl tutulmalarını fark edemeyiz. Genellikle ortak aklı dumura uğratan şey, gerçekliği kavramakta zorlanan bir ideolojik yaklaşımın resmi görüş haline gelmesidir. Eğer yönetime karşı çıkmanın maliyeti kadar onun yanında olmanın getirisi de yüksekse, söz konusu akıl tutulması ancak sonuçlar yaşandıktan sonra idrak edilebilen bir garabet olarak tarihteki yerini alır…

Faizlerin düşürülmesi takıntısı böyle bir şey… Faizlerin düşmesi zararlı olduğu için değil. Daha önce de yazdığım gibi faizlerin düşmesi başta finans kesimi olmak üzere herkesin lehine bir durum. Nitekim faizin düşmesini sağlayacak tedbirlerin alınması hükümet adına olumlu bir adım. Ancak emir vererek faiz düşürüleceğini sanmak epeyce hüzünlü… Çünkü faiz her fiyat gibi piyasada oluşuyor ve finans alanında ‘tekel’ konumunda olmadığınıza göre o fiyatı belirleme şansınız yok.

***

Ama anlaşılan, faizin düşürülmesi sıradan bir ekonomik hedef olmanın ötesinde bir durum… Cumhurbaşkanı’nın geçenlerde “faizi önemli bir sömürü aracı olarak görüyorum” sözü bu bakışı yansıtıyor. Kısacası faiz ‘tefecilik’ olarak algılanıyor. Paraya ihtiyacı olanın bir para sahibine mahkum olup yüksek faiz ödemek zorunda kalması kimsenin onaylayacağı bir durum değil ve ‘sömürü’ kelimesini hak ediyor. Nitekim Osmanlı’nın son dört yüzyılı bu olgunun engellenmesine yönelik çabalar içeriyor. Öte yandan Osmanlı’da mülklerin gelirinin önceden devlet tarafından satılması ve ihaleyi alanın bunun karşılığını köylüden çıkartmasını ifade eden ‘iltizam’ da bir sömürüydü. Devletin paranın kıymetini bilerek düşürmesi ve böylece halkın emeğine el koyması da öyle… Bugün de bir köprünün maliyetinin halka yıkılması, ya da Türk lirasının kıymetinin düşmesine neden olan tasarruflarda bulunulması ekonomi bilimi açısından çok farklı bir durum değil.

Diğer bir deyişle günümüzde tefecilik bir sistem olarak ayakta kalmamış olsa da, devletler yeni usullerle eski gelenekleri devam ettiriyor. Sömürüyü bitirmek, toplumun katma değerinin ne denli adil kullanıldığı konusunda önce devletleri sigaya çekmeyi gerektiriyor.

***

Öte yandan faiz paranın ortaya çıkmasıyla birlikte kaçınılmaz olarak hep var oldu. Çünkü (ölümlü) bir insandan bugün harcayabileceği miktarı harcamaktan vazgeçmesini istiyor ve ona ‘ileride harcarsın’ diyorsunuz. Bunun bir bedelinin olmaması mümkün mü? Kişi kendi yararına olacağını düşündüğü bir alımı niye ertelesin? Herhalde daha yüksek miktarda alım yapabilmek için… İyi de daha sonra aynı alımı yapmaya kalktığında malın fiyatı aynı kalacak mı? Demek ki bu kişinin elindeki parayı almak istiyorsanız ona hem istediği malın gelecekteki fiyat artışını garanti etmeniz hem de üzerine bir miktar daha vermeniz lazım. Yani enflasyon artı (reel) faiz…

İsterseniz buna nüfus artışını, hayat seviyesinin yükselmesini ve dönemsel ürün kıtlıklarını ekler, daha geniş bir açıklama da üretebilirsiniz. Her halükarda ortada ideolojiden bağımsız bir durum var: Ölümlü ve gelecek algısı olan insanların dünyasındaysanız, faiz bütün para sistemlerinin doğal ve zorunlu parçasıdır.

AK Parti hayatın gerçekliğine ve ekonomik rasyonaliteye herhalde bu kadar yabancı olamaz. Kaynağı ne olursa olsun, gerçekliği idealize eden ideolojilerin insanlığa hayır getirdiğine henüz tanık olunmadı. Doğru yaklaşım ahlaki düsturları doğru bilgi ve gerçeklik temelinde hayata geçirmek ve önce bizzat kendi uygulamalarımıza bakmak olmalı…

Şehitlerin kimlikleri belli oluyor: Acılı haberler ailelere ulaşmaya başladı

Suriye’nin İdlib kentinde düzenlenen saldırıda dün gece 33 asker şehit oldu. 32 asker ise yaralı olarak Cilvegöz Sınır Kapısı’ndan Türkiye’ye getirilerek Hatay’da tedavi altına alındı. Acı haberler ailelere ulaşırken, şehitlerin kimlikleri de netleşmeye başladı.

TSK paylaştı: Suriye askerleri böyle vuruldu

Edinilen bilgiye göre, son 17 günde bin 709 Suriye askeri öldürüldü.

Rusya’dan kritik hamle: Fırkateynler yola çıktı

İdlib’de meydana gelen saldırı sonucu 33 Türk askerinin şehit olması sonrası Rusya’dan kritik bir hamle geldi. Rus Donanması, seyir füzeleri bulunan iki fırkateynin Suriye kıyılarına gönderildiğini açıkladı.

SON DAKİKA… Hatay Valisi’nden yeni açıklama: Şehit sayısı 29’a yükseldi, 36 yaralı var!

Hatay Valisi İdlib'deki saldırıda şehit olan asker sayısının 29'ye yükseldiğini açıkladı. Hastanelerde 36 yaralı var.

Erdoğan İdlib sessizliğini korurken damadı konuştu: Allah ordumuzu muzaffer kılsın

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib'den gelen şehit haberlerinin ardından sessizliğini korurken hükümetten Damat Berat Albayrak'tan tweet geldi.
209,096BeğenenlerBeğen
5,087TakipçilerTakip Et