Salı / 14 Temmuz 2020

Cüneyt Özdemir, Didem Arslan Yılmaz’dan sonra Hulki Cevizoğlu da topa girdi… Kim yönetecek?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayları Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım'ın çıkacağı televizyon programının moderatörlüğü konusunda Uğur Dündar çekilme kararı alırken kimin bu işi üstleneceği konusu belirsizliğini koruyor.

206,889BeğenenlerBeğen
8,635TakipçilerTakip Et

Cüneyt Özdemir, Didem Arslan Yılmaz, Deniz Zeyrek, Fatih Portakal, Hulki Cevizoğlu gibi isimler öne çıkıyor. Konu Ekşi Sözlük’te de “imamoğlu ve yıldırım tartışmasına moderatör öner” başlığıyla gündem olurken Hulki Cevizoğlu’dan bir yazı geldi.

Cevizoğlu, Yeniçağ’da “İyi ve kötü moderatör nasıl olunur, bir tartışma nasıl yönetilir?” sorularına cevap aradığı yazısını kişisel blogundan da paylaştı.

“İki adayın karşılaşmaları çağrısını sosyal medyadan ve resmi yoldan ilk yapanlardan biri de bendim” diyen Cevizoğlu, “40 yıllık ‘soru sorucu’ olarak bu göreve talip olduğumu yineliyorum. Ancak, tarafların çeşitli nedenlerle başka bir moderatörü tercih etmeleri durumunda, ‘profesyonel destek’ vermeye de hazırım” ifadesini kullanıyor.

Cevizoğlu, “büyük TV düellosu” için hem de genç TV programcıları için tavsiye niteliği taşıdığını söylediği moderatörlüğe dair değerlendirmelerini şöyle aktarıyor:

Tartışma programları, günümüzün moda deyimiyle “moderatör” denen “etkin sunucunun” sorgulaması açısından ayrı bir önem taşır.

Sunucu aynı zamanda etkin bir “yönetici”dir.

Televizyonda akılcı bir tartışmanın yapılmasında moderatöre düşen görevler çeşitlidir:

– Tartışmayı yönlendirmek (yükümlülüktür): Soru sormak, dinlemek, yanıtlamak ve sözleri özetlemek.

– Tartışmayı kontrol etmek (seçenektir): İnsanlara ne düşüneceklerini söylemek değil, konuları ve zamanı belirlemek.

– Tartışmaya katılmak (seçenektir): Kendi düşüncelerini söyleyerek toplulukla birlikte düşünmek ve soru sormanın yanı sıra, size sorulanlara da yanıt vermek.

– Sonuca ulaşmaları konusunda diğerlerine yardım etmek (seçenektir): O ana kadar tartışmadan hangi sonuçları çıkardıklarını sormak ya da Sokratik yöntemle yönlendirici sorularla, insanların görüşlerinin ne anlama geldiği bulmalarını sağlamak.

Ne yazık ki günümüzde pek çok tartışma programında yönlendirmek, kontrol etmek ve tartışmaya katılmak kavramlarından anlaşılan şey, “yan tutmak” ya da “yargılamak” olarak uygulanıyor.

Dikkat ederseniz, “algılanıyor” demiyorum.

Pek çok meslektaşımız doğru algılıyor ama yanlış uyguluyor. Bu tercihin siyasi ve ekonomik nedenleri olduğu çok açıktır.

Medya dünyamızda çok sık tanık olduğumuz kötü uygulamaların bir kısmı şunlardır:

– “dayak atar gibi” davranmak,

– “kişisel çatışmalara” girmek,

– “gülünç kargaşalar” yaratmak,

– “soru listesi hazırlamadan” soru sormak,

– “zamanı, gerekli bilgiyi alacak biçimde ayarlayamamak”

Tartışmanın amacı, moderatörün kendi düşüncesini kabul ettirmek, konuğunu dövmek değil; verimli ve izleyiciyi bilgilendirici olmalıdır.

Düşmanca davranmak yerine, muhatabınızın kişiliğini koruyun, bireysel saldırıya geçmeyin.

Burada önemli bir alıntı yapmak istiyorum:

“Televizyon ekranı ve gazete sayfaları ‘yargıçlarla’ dolu; düşüncelerini kamuoyuna duyurma şansı olan her birey, kendi gerçeğini başkalarına zorla kabul ettirme hakkını otomatik olarak kendinde görüyor ve doğal olarak onların bu düşünceleri onaylanmasa da bir üst mahkemeye gitme şansları olmuyor! (…) Kendimizi yargıçlık derecesine yükseltiyoruz, çünkü bu biçimde zekâ ve anlayış olarak yüce bir düzeyde olduğumuzu ilan etmiş olacağımızı düşünüyoruz; oysa, yargıladığımız zaman ortaya çıkan bunun tam tersi oluyor. Yargı bir kafestir, içinde var olma özgürlüğünün yanı sıra, anlayış ve zekânın da sıkışıp kaldığı, bitkin düştüğü bir hapistir.” (Susanna Tamaro, Sevgili Mathilda, İnsanın Yürümesini Dört Gözle Bekliyorum, 17. Baskı, Gendaş Yayınları, 1999: 105-106).

Bir tartışmada katılımcıların başarmak istediği şey nedir?

Tartışma açık uçlu mu, sınırlı süreli mi, sonuç alınmaya odaklı mı?

Duygusal ve politik unsurlar ne kadar önemli olacak?

Tartışma konusu ne kadar sıcak ve güncel?

Soru yürüyüşü: Tartışma programında sorularınız nasıl “yürüyecek”, yani hangi sırada ilerleyecek ve amacınız ne olacak?

Soruları “anlamak” için mi soracaksınız, “sıkıştırmak” için mi? Ya da, “rating” sağlamak için mi?

Başlangıçta bir “açılış sorusu” sormak gerekir. Bu soru, giriş konuşmanızın son cümlesi olmalıdır.

Niçin bu konuyu ele aldığınızı, neden stüdyodaki bu konukları seçtiğinizi ve konunun önemini açıklamalısınız.

Önümüzdeki günlerde yapılması planlanan TV tartışmasında uygulanacak yöntemler henüz taraflar tarafından netleştirilmemiştir.

40 yıllık “soru sorucu” olarak bu göreve talip olduğumu yineliyorum.

Ancak, tarafların çeşitli nedenlerle başka bir moderatörü tercih etmeleri durumunda, “profesyonel destek” vermeye de hazırım.

Akşener: Herkes haddini bilecek!

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener TBMM'de düzenlenen Partisi'nin grup toplantısında konuştu.

İdlib’de ortak devriye sırasında bombalı saldırı: Rus ve Türk askerleri yaralandı

Rusya, İdlib'de Türk askeri ile yapılan ortak devriye bombalı saldırı düzenlendiğini, saldırıda 3 Rus askerinin yaralandığını duyurdu. Olayda üç Rus askeri hafif yaralandı, devriyede görevli Türk askerleri arasında da yaralılar var.

CHP’li Öztrak, Erdoğan’a 15 Temmuz’u sordu: Uçaklar, helikopterler neden hazır duruyordu, önceden bir istihbarat mı aldınız?

CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak, 15 Temmuz darbe girişiminin dördüncü yıl dönümü nedeniyle Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a konuya ilişkin sorular yöneltti. Öztrak, Erdoğan'a “Darbe öncesi Marmaris’te işin neydi? Uçaklar, helikopterler neden hazır duruyordu? Önceden bir istihbarat mı aldınız? Uçağa saat kaçta bindiniz? Bu hususları içeren muhalefet şerhimizin de içinde yer aldığı TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu raporunu neden yayınlatmadınız?” sorularını sordu.

Ekrem İmamoğlu Ayasofya açıklaması! Erdoğan’a olay gönderme!

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

“En iyi CHP’li benim”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Genel Sekreter atamasının ardından hakkında yapılan eleştirilere 'En iyi CHP'li benim' diye yanıt verdi.
206,889BeğenenlerBeğen
8,635TakipçilerTakip Et