Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ‘Orhan Pamuk’ açıklaması

Erdoğan, Uluslararası Yerel Yönetimlerde 6.Kadın Şurası'nda konuşma yaptı.

207,591BeğenenlerBeğen
7,893TakipçilerTakip Et

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Uluslararası Yerel Yönetimlerde 6. Kadın Şurası’nda konuşma yaptı.

Erdoğan, Nobel Edebiyat Ödülü’nü savaş suçlusu Sırp lider Slobodan Milosevic’e duyduğu hayranlığı dile getiren ve Boşnaklara yapılan soykırımı dile getiren Avusturyalı yazar Peter Handke’ye verilmesi hakkında “Bir Nobel skandalı yaşanıyor. Vampir aydınlara bu ödülün verilmesi adeta bir vampir aydınlar grubu oluştuğunu gösteriyor. Nobel siyasallaşmış ve teröre karışmış bir örgüttür. Bu ödül Aziz Sancar, Orhan Pamuk’a verilen ödül gibi değil, kimseyi aldatamazsınız.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

Kadın Kolları Başkanlığımız tarafından düzenlenen kadın şuralarımızın altıncısına hoş geldiniz. Toplantımızın ve bu kapsamda düzenlenen sergimizin, ülkemiz, dostlarımız ve tüm kadınlar için hayırlara vesile olmasını Allah’tan diliyorum.

Bilindiği gibi bugünkü toplantımız, “Uluslararası Yerel Yönetimlerde Kadın Şurası” temasıyla yapılıyor. Şura’ya görüşleri, değerlendirmeleri, tecrübeleri ve teklifleriyle katkı veren tüm misafirlerimize teşekkürlerimi sunuyorum.

Yaklaşık 5 milyonu bulan üye sayısıyla, ülkemizle birlikte dünyanın en büyük kadın teşkilatlarından biri olan AK Parti Kadın Kollarını, düzenledikleri bu önemli toplantı için tebrik ediyorum.

“KADINLARIN TEMSİL ORANINI TBMM’DE YÜZDE 17’NİN ÜZERİNE ÇIKARMAYI BAŞARDIK”
Türk kadınları 1934 yılında seçme ve seçilme hakkı elde etmiş olmalarına rağmen, bu konudaki asıl büyük atılımı son 17 yılda gerçekleştirmişlerdir. Siyaset kurumunda kadınların temsil oranını yüzde 4,5 seviyesinden, mesela Türkiye Büyük Millet Meclisinde yüzde 17’nin üzerine çıkarmayı dönemimizde başardık.

Kadınlara seçme hakkının verildiği 5 Aralık tarihini, sadece “Kadın Hakları Günü” olarak kutlamakla kalmayacak, icraata da dönüştüreceğiz.

Geldiğimiz seviye elbette yeterli değildir, ama kat edilen mesafenin önemini de gözden kaçırmamalıyız. Mart ayında yapılan mahalli seçimlerde belediye meclis üyeliklerinde kadınlarımıza en az üçte bir oranında yer verilmesini istedik. Her ne kadar seçilenler arasında bu orana ulaşılamamışsa da, eskisine göre çok daha fazla kadının belediye meclislerinde sorumluluk üstlendiğini görüyoruz. Bundan sonraki seçimlerde kadınlarımızın daha yüksek oranlarla hem aday listelerinde, hem de belediye meclislerinde yer bulabilmesi için çalışacağız.

Tüm kadınlarımızdan siyasetin her alanında daha fazla rol almalarını istiyorum. Siz isteyeceksiniz, biz de destek vereceğiz ve inşallah istediğimiz sonuca ulaşacağız.

Yılın 365 günü ev ev dolaşan, kadınlarımızın derdiyle hüzünlenen dava arkadaşlarımızla bu neticeye ulaştık. Kadını dışlayan bir toplum gücünün ve potansiyelinin yarısından vazgeçmiş demektir.

“Kadınlarımızdan, siyasetin her kademesinde yer almalarını bekliyorum”
Şura oturumlarında, ülkemizden ve dünyanın farklı yerlerinden kadınların yerel yönetimlerdeki temsili, şehir sorunlarına bakışı, projeleri ve çözüm yolları gibi konular ele alınacak. Böylece, benzer görevlere talip olacak kadınlarla hem tecrübe paylaşımı yapılmış, hem de başarı örnekleri gösterilmiş oluyor.

Aramızda Afganistan, Somali, Irak gibi gerçekten zor coğrafyalardan gelen kadın yerel yöneticilerimiz de bulunuyor. Bu tür örnekler, şartlar ne olursa olsun, azmedildiği ve gayret gösterildiği zaman başarıya ulaşılabileceğinin işaretidir. Tabii biz bu tür görevlere kota veya zorlama yoluyla gelinmesini de doğru bulmuyoruz.

Mücadeleyle değil de bahşedilerek, lütfedilerek, zorlamayla verilen hakların kalıcı olması pek mümkün değildir. Ama insanın dişiyle, tırnağıyla, yüreğiyle, azmiyle, kabiliyetiyle elde ettiği hakları kimse ondan alamaz. Bu bakımdan tüm kadınlarımızdan, siyasetin her kademesinde daha aktif şekilde yer almalarını bekliyorum. Böylece, bizim bu yöndeki gayretimizin fiili neticeye dönüştürülmesi de kolaylaşacaktır. İnşallah bugünkü şuramız, bu bakımdan önemli bir milat olacaktır.

“HESABINI VERECEKSİNİZ”
Şehit Esma ile ilgili İçişleri Bakanımızın şu analiz çok önemliydi: Bomba imha olayında onun kadar cesuru çok azdı. Rabbim mekanını cennet eylesin. Onlar Peygamber Efendimizin komşusu. Onlar birer rehber, kılavuz.

Bizim hanım şehitlerini görmemezlikten gelen bum terör sevicileri neyle izah edeceğiz. Van’daki Bingöl’deki katliamlardan bahsetmezler. Beşiktaş’ta stadyumun yanındaki saldırıdan hiç bahsetmezler. Onların ne günahı vardı. Bunları neyle izah edeceksiniz. Adınızın parti olması bunu izah etmez. Er ya da geç bunun hesabını sandıkta ya da orada burada vereceksiniz.

Diyarbakır’da nöbet tutan annelerin fendi, eli kanlı teröristleri yenmiştir. 100 günü devirdiler. Bu annelerden biri evladına kavuştu. Tüm dünyayı bu haklı duruşa destek vermeye davet ettik ama destek gelmedi. Bir Nobel skandalı yaşanıyor. Vampir aydınlara bu ödülün verilmesi adeta bir vampir aydınlar grubu oluştuğunu gösteriyor. Nobel siyasallaşmış ve teröre karışmış bir örgüttür.

Bu ödül Aziz Sancar, Orhan Pamuk’a verilen ödül gibi değil, kimseyi aldatamazsınız.

Kadının konuşulduğu bir yerde aileden söz etmemek mümkün değildir. Kadının şefkati, merhameti, dirayeti olmasa aile kurumunun ayakta kalması mümkün değildir. Bugün gelişmiş ülkelerin en büyük sorunu aile kavramının neredeyse yok olmuş olmasıdır.

loading...

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Saray, Soylu’ya tuzak mı kurdu? Sokağa çıkma yasağının iptali ne anlama geliyor?

Bu gelişmeler İçişleri Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı arasında bir problem anlamına geliyor mu?

İkinci Süleyman Soylu vakası

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, sokağa çıkma yasakları konusunda ikinci kez boşa düştü.

‘İktidar, istediği vekili cezaevine koyar’

Hukukçular, CHP’li Enis Berberoğlu ve HDP’li Leyla Güven ve Musa Farisoğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesini değerlendirdi.

Ahmet Hakan’dan aç-kapa rezaletini aklama yazısı: Biliyorum, bazılarını kesmeyecek bu hikâye

İktidarın bile tam olarak açıklayamadığı sokağa çıkma skandalını aklamaya çalışan Ahmet Hakan, yaşanan 48 saatin hikayesini, 'Biliyorum, bazılarını kesmeyecek bu hikâye' diye kaleme aldı.

Bu iki fotoğraf siyasetin saflaşma kutuplarını oluşturacak

Bu iki fotoğraf önümüzdeki dönemde siyasetin saflaşma kutuplarını oluşturacak.
207,591BeğenenlerBeğen
7,893TakipçilerTakip Et