Çorlu tren katliamında hayatını kaybedenler anıldı

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesi Sarılar Mahallesi'nde, 7'si çocuk olmak üzere 25 kişinin yaşamını yitirdiği, 340 kişinin yaralandığı tren katliamında hayatını kaybedenler katliamın 3'üncü yılında anıldı.

Edirne Uzunköprü’den İstanbul Halkalı’ya doğru hareket eden, 362 yolcu ve 6 personelin bulunduğu yolcu treni, saat 17.15 sularında Tekirdağ’ın Çorlu ilçesi Sarılar Mahallesi’nden geçerken yağış nedeniyle rayların altındaki toprak menfezin kayması sonucu raydan çıkmış ve 5 vagonu devrilmişti. Göz göre göre gelen bu katliamda 7’si çocuk olmak üzere 25 kişi hayatını kaybetmiş, 340 kişi de yaralanmıştı.

Tren Katliamı’nda hayatını kaybedenler 3’üncü yıl dönümünde Sarılar Mahallesi’nde anıldı. Çorlu Tren Katliamı aileleri ve katliamdan yaralı kurtulanlar adalet yürüyüşü yaptı.

Resim

Aileler ellerinde dönemin TCDD Genel Müdürü İsa Apaydın, TCDD Genel Müdür Yardımcısı Ali İhsan Uygun, TCDD Bakım Müdürü Mümin Karasu ve dönemin Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan’ın yargılanmalarını isteyen dövizler taşıdı. Aileler tren gelmeden önce dövizleri tren raylarına bıraktı. Yolcu treni geçerken acılı aileler gözyaşlarına hakim olamadı.

‘ADALET RAYLARIN ALTINDAN ÇIKMAK ZORUNDA’

14 yaşındaki kızı Bihter Bilgin’i, kız kardeşleri Emel Duman ve Derya Kurtuluş’u ve 5 aylık yeğeni Beren Kurtuluş’u kaybeden Zeliha Bilgin açıklama yaptı.

Adalet istediklerini belirten Bilgin, “Katliamda 25 canımızı devlet demiryollarının ihmallerine sorumsuzluğuna kurban vermiş bir 8 Temmuz tren katliamı ailesi olarak bu ülkenin savcısını hakimini, bu davanın adaletini bulmaya davet ediyorum, hatta yalvarıyorum. Hiç kimse bizler gibi canlarını ihmal sonucu kurban vermek zorunda kalmayacak. Biz bunu 8 Temmuz ailesi olarak canı gönülden istiyoruz. Çünkü, evlatsız kalmak kardeşsiz, eşsiz, annesiz babasız kalmak nedir bizler bunu çok iyi biliyoruz. Ve adaletsiz kalmak. Bize bunları yaşatanlar cezalarını bulmak zorundalar. Adalet yerini bulmak zorunda. Sebep olanlar cezasını çekmek zorunda. Adalet rayların altından çıkmak zorunda” ifadelerine yer verdi.

‘HESABINI SORMADAN BU DÜNYADAN GÖÇEDİP GİTMEYECEĞİM’

Bilgin’in ardından 9 yaşındaki oğlu Oğuz Arda Sel’i ve eşi Hakan Sel’i kaybeden Mısra Öz açıklama yaptı.

Öz şu ifadelere yer verdi:“1096 gün önce Sarılar köyünde bizim kıyametimiz koptu. Biz o günden bugüne yas tutuyoruz. Bir gün bile bu ülkede yas olmadı. Bir gün bile bu ülkenin 25 vatandaşı için yas tutulmadı. Biz 1096 gündür yas tutuyoruz. Ben oğlumun trendeki fotoğrafından dışarıya baktığında ne düşünüyor diye düşünüyorum. Acaba hangi hayali kurarken benim oğlum can verdi. Siz biliyor musunuz bir arama- kurtarma ekibinin internet sayfasında trenin altından açık gözleriyle ikiye katlanmış bedeni ile benim gözlerime bakıyordu benim oğlum o fotoğrafta. Bunun hesabını sormadan bu dünyadan göç edip gitmeyeceğim. 25 canın hesabının sormadan Çorlu tren kazası aileleri olarak biz davadan vazgeçmeyeceğiz”

‘KATLİAM 2002’DE BAŞLADI’

Törende bir konuşma yapan ailelerin avukatlarından Can Atalay da “Buradaki katliam 2002’de başlıyor. 2011 ve 2013’te de özelleştirmeye yönelik mevzuat değişiklikleriyle bir dönüşümün adımları atıldı ve sonuç olarak Türkiye’nin tüm demiryolu hatları güvenliksiz hale geldi” dedi.

Konuşmaların ardından anıta karanfiller bırakıldı.

Son Haberler