Cuma / 27 Kasım 2020

CHP’li Aydoğan’dan AKP’ye sert sözler: Bu kanunu veterinerlere mi hazırlattınız?

CHP İstanbul Milletvekili, TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Avukat Turan Aydoğan, TBMM’de görüşmelerine başlanan Avukatlık Yasında değişiklikler içeren yasa teklifi üzerine yaptığı 10 dakikalık konuşmada teklifin nelere mal olacağına ve aslında bir FETÖ projesi olduğuna vurgu yaptı.

204,567BeğenenlerBeğen
8,583TakipçilerTakip Et

CHP’li Aydoğan konuşmasına ölüm orucunda olan ve kritik eşiği geçen avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ı dile getirerek başladı. Aydoğan, Aytaç Ünsal’ın babasının gönderdiği mesajı okudu: ” ‘Tek çocuğumuz, avukat oğlum Aytaç Ünsal. Adil yargılama talebiyle başladığı ölüm orucunun yüz elli birinci, Avukat Ebru Timtik ise yüz seksen ikinci gününde. Kritik eşik çoktan geçildi. Baba olarak lokmalar boğazımda düğümleniyor. Kabuslarla uyanıyorum. Yargıtay, hukuka sahip çıksın.’ Hemen hemen Adalet Komisyonundaki birçok milletvekilinin telefonlarına bu mesajlar gelmiştir. Avukatların sorunları bunlar. Bu sorun, sorun değil mi de bununla bu Meclis’te hiç kimse ilgilenmiyor. 2 avukat bu ülkede “Adalet yok” diye ölüme yattılar. Adaletin ayakları yok edilmiş vaziyette. Adalet yok diye çok fazla haykıran insan var, onları görmezden gelip bir ihanet projesini bu Meclis’e getirmek neyin nesidir”

BU KANUNU HUKUK FAKÜLTELERİNE VETERİNERDEN DEKAN ATAMANIZ GİBİ VETERİNERLERE YAPTIRDINIZ
Kanunu sert bir dille eleştiren Aydoğan, “Ben düşündüm, Adalet Komisyonunda düşündüm, buraya gelene kadar düşündüm, kanunun tekniğine baktım, içeriğine baktım, Türkiye’nin ihtiyaçlarına baktım, sonra düşündüm, dedim ki: “Herhâlde bu kanunu da aynen o hukuk fakültelerine veterinerden dekan atamanız gibi veterinerlere yaptırdınız.” Öyle ya, hukuk dünyasıyla alakası olmayan, hiçbir ihtiyaçtan kaynaklanmayan, tamamen siyasi saiklerle beraber hayata geçirilecek bir kanunu bu baroların üyesi hiçbir avukat yapmaz. Böyle bir ihanet kanununu, böyle bir tasfiye kanununu, böyle bir hukuk devletine saldırı kanununu, böyle bir hukukun üstünlüğüne saldırı kanununu, böyle bir adaletsizliği teşvik edecek kanunu; böylece birçok kimsesizi tamamıyla kimsesiz bırakacak, pozitif ayrımcılık gereği korunması gereken insanların sokakta bırakılacağı bir kanunu bu barolara üye avukatlar buraya getiremezler. Buradan çağrımdır baro başkanlarına: Burada kaldıracağımız her parmak Türkiye’de hukukla beraber hukuk devletinin bekasına yönelik olacaktır” dedi.

AYDOĞAN BARO BAŞKANLARINA ÇAĞRIDA BULUNDU
Kanunun sadece Avukatları değil tüm vatandaşları ilgilendirdiğini vurgulayan Aydoğan baro başkanlarına çağrıda bulundu: “Bir tasfiye sürecinin son ayağını oluşturacak olan Avukatlık Kanunu, aynı zamanda, Türkiye’de hukukun sonlandırılması ve artık alışkanlık hâline gelmiş monark iradenin ulufeleriyle yaşam tarzını şekillendirecek bir kanundur. Bu kanun teklifini veren, parmak kaldıran, sizi burada rencide eden, baro başkanlarını kriminalize eden, onlar sokakta tartaklanırken buraya çıkıp suç örgütü lideri gibi konuşan içimizdeki avukatların barolarınızdaki durumunu yeniden gözden geçirin. Avukatlık vakar gerektiren bir meslektir, her ortamda vakar gerektirir, avukatlık samimiyet gerektirir, avukatlık dürüstlük gerektirir. “Bu ilkelere, bu vasıflara sahip mi, değil mi?” tartışmasına neden olacak şekilde bu kanunu burada tartışan arkadaşlarımızı lütfen barolarda gözden geçirin.”

BU BİR MÜZAKERE SÜRECİ DEĞİLDİR
Meclis kürsüsünde komisyon sürecinde müzakere edildiğini söyleyen AKP Grup Başkan vekili Cahit Özkan’ın ifadelerine tepki gösteren Aydoğan, “Ben buraya gelmeden önce İstanbul Barosunun üyesiydim, hâlâ şerefle üyeliğini taşıyorum. İstanbul Barosunun ayağa kalktığı bir yerde, yeniden ilkokul 1’e bizi gönderecek şekilde simgelemelerle anlatılan işlere ikna olmam mümkün değil. Sayın Cahit Özkan, Bülent Turan burada çıktı, dediler ki: “Adalet Komisyonunda müzakereler yapıldı.” Hayır, yapılmadı. Halkımız buradan duysun. Adalet Komisyonunda müzakere falan yapılmadı. Yüzlerce milletvekili konuştu, Cumhur İttifakı’nın milletvekilleri sadece dinledi. Haklı olunan noktalarda bile virgülüne dokunulmadan bu yasa teklifi aynen buraya getirildi. Bu, bir müzakere değildir. Bu, tek taraflı tenis topunun duvara vurup dönmesi gibi bir olaydır. Bu, Meclisin içindeki kurumsallıkları zafiyete uğratacak bir çalışma tarzıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi buna müstahak değildir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin içerisindeki kurumlar kendilerine verilmiş olan görevleri bağımsızca ve backgroundlarını o sahaya sürecek şekilde kullanmak zorundadırlar. Adalet Komisyonunda saatlerce, günlerce birçok insanın teknik açıdan ve anayasal açıdan getirdiği eleştirilere Cumhur İttifakı’nın milletvekilleri itibar etmemiştir. Bugüne kadar itibar edilir bir şey de görmüyoruz”

Son Haberler

Delilleri yok edilen bir cinayetin anatomisi

Çağdaş Gökbel yazdı...

“Türkiye’de ‘şiddet ortamı’ yok, faşizm var”

Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ile birlikte Türkiye’nin siyasi geleceğini ve Berkin Elvan soruşturmasından, Tahir Elçi cinayetine adaletin nasıl doğru bir biçimde işleyebileceğini konuştuk.

Kılıçdaroğlu: Anaların göz yaşları arasında ayrım yapılmaz

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu partisin grup toplantısında yaptığı konuşmada, son yayınlanan KHK ile 15 Temmuz Şehitlerinin yakınlarına askerlik muafiyeti getirilmesine sert tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu,...

İşte AKP’nin tecavüzcülere af ısrarının sebebi: AKP’li vekilin kardeşi mi?

Tecavüzcülere af getiren tasarının altından AKP'li siyasetçinin kardeşi çıktı. Sözcü yazarı Saygı Öztürk, tecavücünün mağdurla evlenmesi durumunda cezayı ortadan kaldıran tasarı ile ilgili bir yazı...

AKP, tecavüzcülere af getiren tasarıyı geri çekti

Başbakan Binali Yıldırım, tecavüzcülere af getiren önergeyi tepkiler üzerine komisyona aldıklarını açıkladı. Önergeyi içeren torba tasarı Adalet Bakanı'nın imzasıyla komisyona çekildi. Başbakan Binali Yıldırım Atatürk...

Gündem

Fahrettin Koca’dan İmamoğlu’na ölüm sayıları üzerinden yanıt

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul'da "bulaşıcı hastalık" kaynaklı vefatlarla ilgili açıklamasına yanıt verdi. Koca, ''Enfeksiyon bulgusu olan her hasta buraya işlendi. Yani akciğer kanseri, prostat, meme kanseri veya lenfoma veya lösemi gibi hastalığı olup enfeksiyonla kaybedilmeyen hasta mı var?'' ifadelerini kullandı.

Covid-19 aşısı Türkiye’ye ne zaman gelecek?

Bakan Koca, Çin merkezli Sinovac firması tarafından üretilen Covid-19 aşısından 50 milyon dozun satın alınması için anlaşıldığını açıkladı.

Haşmet Babaoğlu ile Hıncal Uluç arasında korona virüs tartışması

Hıncal Uluç, "En yakın arkadaşımdı" dediği Haşmet Babaoğlu'nun korona virüsüyle ilgili 'Mutasyon' başlıklı yazısına "Yahu bilimle de dalga geçen Haşo!" ifadesiyle tepki gösterdi. Babaoğlu da "Önce doğru düzgün okuyun. Yazdıklarımı çarpıtarak alıntılamak ayıptır" diye yanıtladı.

Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı son vaka sayısı da mı doğru değil ? Nörobilimci Kızıl açıkladı

Nörobilimci Çağhan Kızıl Türkiye’nin dün açıklanan Covid-19 vaka sayılarıyla birlikte dünyada nüfusa oranla en fazla Covid-19 vakası çıkan ülke olduğunu söyledi. Kızıl, açıklanan gerçek sayıların verilenden daha da yüksek olduğunu belirtti.

CHP’li vekil: Covid-19 kaynaklı günlük ölüm sayısı 1000

CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Covid-19 kaynaklı ölümlere ilişkin yeni iddialarda bulundu.