Pazar / 23 Mayıs 2021

Ceylan Ertem: Hrant Dink için şarkı söyleyebilmeliyim

Ceylan Ertem, "Ben Hrant Dink için şarkı söyleyebilmeliyim; bunun acısını çektim, bunu bir tokat gibi yaşadım. Uğur Mumcu'dan bahsedebilmeliyim sahnede. 'Ne demek, sen Uğur Mumcu'dan bahsedemezsin' denmemeli bana" ifadelerini kullandı.

Ceylan Ertem, “Ben Hrant Dink için şarkı söyleyebilmeliyim; bunun acısını çektim, bunu bir tokat gibi yaşadım. Uğur Mumcu’dan bahsedebilmeliyim sahnede. ‘Ne demek, sen Uğur Mumcu’dan bahsedemezsin’ denmemeli bana” ifadelerini kullandı.

‘ORADA BİRİLERİ ACI ÇEKİYOR’

Ceylan Ertem, yeniden tv Youtube kanalında Ayşegül Doğan, Yıldırım Türker ve Hale Şerif’in birlikte hazırladığı “İtirazım Var” programına konuk oldu. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmeye, gazeteci ve yazarların tutuklanmasına, özgür olmamaya, iklim krizini umursamayan popülist liderlere, hayvanları öldürenlere itirazı olduğunu belirten sanatçı, “Ben de çocukken, “gitarımı çalacağım, şarkılarımı yazacağım, aman da hayat ne kadar güzel olacak” diye düşünüyordum ama böyle bir memlekette, dünyada yaşıyoruz. Elbette ki çok yoğun baskılar hissediyoruz. Özgürlükler kısıtlanıyor. Benim özgürlüğüm olmasa bile başka birisinin özgürlüğü kısıtlandığında tabii ki ses çıkarmak istiyorum. Politik mesajlar veren müzisyen gibi anılmak istemiyorum ama ne yazık ki çimdikleniyorum, bana da tokat atılıyor ve ben de bağırıyorum. Konserlerimde de bahsediyorum bütün bu mevzulardan. 23-24 yaşımda da öyleydim. O zaman Trump’tan değil de Bush’tan bahsederdik. Hiç kimse beni tanımıyorken, o sırada çaldığımız kulüpte 5 kişi vardı, ama ben, ‘gelme Bush!’ diye başlardım. Öyle bir tipim, o yangın var içimde. Bir adalet, bir kardeşlik duygusu, ‘savaşa hayır’ duygusu her zaman içimde var. Kendimi tuttuğum halde bu kadar, acaba kendimi tutmasam ortalık ne olacak. Herkes bu baskı ortamında bana ‘aman Ceylan, dursan bir dakika’ diye tavsiye ediyor ama o tavsiyelere de tabii ki uyamıyoruz. Orada birileri acı çekiyor” dedi.

‘ÇOK İNSAN, ÇOK MÜZİSYEN, ÇOK SANATÇI KENDİNİ GERİ TUTUYOR KORKUDAN’

Mevcut ortamda herkesin diken üstünde olduğunu belirten Ertem, “Herkesin, karikatüristlerimizden ressamlarımıza, heykeltıraşlarımızdan dansçılarımıza, hepimizin özgür bir şekilde düşüncelerimizi, yaşadıklarımızı, başkalarının yaşadıklarını kâğıda, resme, sese harekete dökebilmesinden yanayım. ‘Acaba tutuklanır mıyız, başımıza bir şey gelir mi, savcılığa çağrılır mıyız, tepki alır mıyız, linçlenir miyiz, konsere korumayla gider miyiz, heykellerimiz kaldırılır mı, resimlerimiz yırtılıp atılır mı, filmlerimiz yakılır mı’ diye düşünmemeliyiz. Çok insan, çok müzisyen, çok sanatçı kendini geri tutuyor korkudan. Korkuyoruz, ‘onlar korkak’ falan demiyorum, çünkü ben de korkuyorum” ifadelerini kullandı.

‘BEN HRANT DİNK İÇİN ŞARKI SÖYLEYEBİLMELİYİM’

“Artık bu ülkede yaşatmayacağız Ceylan Ertem’i”, “Konserine geleceğiz, sana şunu yapacağız, edeceğiz” ve “şuraya giremezsin, şu şehre giremezsin” gibi mesajlar aldığını, bu nedenle bazı konserlerine korumayla gitmek zorunda kaldığını aktaran Ertem, bir konserinde yaptığı açıklamalar nedeniyle hakkında açılan soruşturmaya dair de açıklamalarda bulundu. Sanatçı, “Artık böyle cımbızla ‘acaba burada hükümete, devlete, askere, polise, şuna buna bir laf mı etmek istedi, bu şarkı onu mu anlatmak istiyor’ falan diye durmadan bizi şikâyet edip duruyorlar. Bu korkunç bir şey. Artık buralara mı geldi mevzu? Biz müzisyenler olarak içimizden ne geliyorsa, neyin acısını yaşıyorsak, neden yana şikâyetimiz varsa, neye itirazımız varsa mutlaka bunu rahatça, özgürce dile getirebilmeliyiz. Yuhalamalı, alkışlamalıyız biz de. Neşemizi halaylar çekerek, çiftetelli oynayarak, acayip danslar ederek sahnede kutlamalıyız ya da ağıtımızı yakabilmeliyiz. Bunlar için izin almamalıyız. Ben Hrant Dink için şarkı söyleyebilmeliyim; bunun acısını çektim, bunu bir tokat gibi yaşadım. Uğur Mumcu’dan bahsedebilmeliyim sahnede. ‘Ne demek, sen Uğur Mumcu’dan bahsedemezsin’ denmemeli bana. Bunları ben çok yanlış buluyorum. Bilmem, ya da kadına şiddetten bahsedebilmeliyim. Kadın arkadaşlarımı anabilmeliyim. Zaten birçok savcımız bunları ciddiye almıyor. ‘Tabii ki müzisyenler bunlardan bahsedebilmeli’ deniyor ve konu kapanıyor. Burada neden devlet üzerine alınsın ki böyle bir şeyden bahsedersem? Devletin bir suçu olmalı ki, bundan yana bir dert olsun…” dedi. Pandemi süresince müzisyenlerin desteklenmediğini, bu nedenle bu işle uğraşanların intihara varan büyük bunalımlar yaşadığını söyleyen Ertem, bir müzisyenin ekonomik durumunun kötüleşmesinin beraberinde birçok insanı etkilediğine dikkat çekti:

“Müzisyen, menajer, şoför, asistan, rodi, müzisyenin çıktığı mekânda çalışan personeller, o akşam sokakta simit ya da badem satan çocuk bile para kazanamıyor. 20 değil belki 30-40 kişi para kazanamıyor. Çok daha büyük isimler var; Tarkan, Kenan Doğulu, Sertap Erener… Bu isimler konser veremediği zaman o kadar büyük bir sıkıntıya giriliyor ki, bunları toplumun öğrenmesi, bilmesi gerekiyor.”

‘BEN ERKEN OĞUR’UN ÇABUCAK ÇÖPE ATILACAK BİR MÜZİSYEN OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM’

Müzisyenlere ait bir sendika olmaması hakkında da konuşan sanatçı, “Bir sendikamız olmaması bizim en büyük eksiğimizdi. Bu çatısızlığın acısını halen daha yaşıyoruz ne yazık ki” dedi. Geçtiğimiz nisan ayında, Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın’a şarkısında kopuzla eşlik ettiği için eleştirilen Erkan Oğur’u savunan ve bu nedenle kendisi de eleştirilen Ertem, “Ben Erkan Oğur’un çabucak çöpe atılacak bir müzisyen olduğunu düşünmüyorum” diyerek şu açıklamalarda bulundu:

“Hemen o isimlerle yan yana tutulup, hakkında korkunç cümleler kurulmaya başlandı. Olacak iş değil. ‘Hiç yakışmadı’, ‘yerinde olsam yapmazdım’ diyebilir herkes. Ama ölümünü dileyenler, küfür kıyamet gidenler oldu. Benim tepkim aslında biraz onlaraydı. Benim söylediğim şu şey çok eleştirildi: ‘Bir okul vardır, Erkan abinin idealidir, birçok çocuğu, genci eğiteceği, güzel yerlere taşıyacağı bir yer açmıştır ve bununla ilgili de belki bir pürüz çıkmıştır ve İbrahim Kalın’dan rica etmiştir. İbrahim Bey de ‘tamam, ben bunu yaptım da sen de acaba şunu yapar mısın?’ demiştir.’ Bu tamamen benim akıl yürütmemdi. Burada hata yapmış olabilirim.”

‘OTURUP O ŞARKIYI YAZDIĞIMDA TAMAMEN O KELİME ÜZERİNE DÜŞÜNEREK YAZDIM O ŞARKIYI’

Yeni albümü “Sis” hakkında da konuşan Ertem, “Yani ben de aslında tamamen böyle hissettim: “Eyvah! Şu anda hiç önümü göremiyorum, bir müzisyen olarak da göremiyorum, bu ülkede yaşayan bir vatandaş olarak da önümü göremiyorum. Aman Allah’ım ne yapacağız. Nasıl kurtulacağız bu önünü görememe hissiyatından. Acayip bir sis var ve bir yandan da gözlerim de benim hiç bu kadar umutsuz bakmamıştı” gibi. Ve sonra, o sisi daha bu şarkıyı yazmadan evvel kullanmaya başladım. Oturup o şarkıyı yazdığımda tamamen o kelime üzerine düşünerek yazdım o şarkıyı. Aslında şarkı da –sana gönderdiğim sözlerde olduğu gibi-: “Umut hiç susmayan bir şarkı” dedi.

Son Haberler