Canlı yayın- Beklenen düello başladı

Cumhuri,yet Halk Partisi'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu ile AKP'nin adayı Binali Yıldırım bu akşam 21.00'da Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde karşı karşıya geliyor... Canlı yayın an an Halkweb'de olacak.

Yüksek Seçim Kurulu’nun kararıyla yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri için yarışan iki aday bu akşam canlı yayında karşı karşıya geliyor.

Cumhur İttifakı’nın AKP’li adayı Binali Yıldırım ile Millet İttifakı’nın CHP’li adayı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Şişli’deki Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek ortak canlı yayında moderatör İsmail Küçükkaya’nın sorularını yanıtlıyor.

İŞTE SORULAR VE CEVAPLAR: 

Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

Ekrem İmamoğlu: Dilerdim ki 31 Mart öncesi olsun ama bugüne nasip olsun. Emek gösteren herkese teşekkür ediyorum. Yıldırım’a çok teşekkür ediyorum. Demokrasi süreci için kıymetli bir başlangıç olur. Bizi dinleyen herkes çok değerli bir süreci izleyecek. Burası Kırkpınar meydanı değil, müzakere ortamı. Sayın Yıldırım’ın babalar gününü kutluyorum.

– İstanbul seçiminin iptali. Biz bu seçime niye giriyoruz?
Binali Yıldırım: Sizin oylarınız sayılırken birtakım garip işler oldu, şaibe karıştı. YSK da bütün bu durumu değerlendirerek seçimin sahibi olması sıfatıyla yenilenmesine karar verdi. Bizim tercihimiz seçimin yenilenmemesiydi. Bunun için çok çabaladık. Ancak CHP bize yardımcı olmadı. Keşke oyların tamamı sayılabilseydi. O zaman hiçkimsenin kafasında bir tereddüt kalmayacaktı. Bir daha İstanbulluları yormayacaktık.

– Oylar çalındı iddiasında ısrarcı mısınız? –
Binali Yıldırım: Evet iddialıyım, oylar sayıldı yüzde 10’u sayıldı 29 binlerden 13 bine düştü fark. Bu da gösteriyor ki geriye kalan yüzde 90 sayılsa bu seçimin sonucu değişir. Biz oyların tekrar sayılmasını çok istedik.

Binali Yıldırım neden gergin? Sesi neden titriyor?

– Oyları kim çaldı?
Binali Yıldırım: Onu bulacak olan YSK.

Ekrem İmamoğlu: Oyların sayılmasını istedik ama CHP istemedi yorumu yanlıştır. 31 Mart gecesini hızlıca hatırlayalım. Öncelikle TV kanallarının bir kısmı yasakları çiğneyerek bir süreç başlattı. Veri alınamama kısmı 12 saate yakın sürdü. Sayın Yıldırım ne olduysa kazandık diye açıklama yaptı. Ne tesadüftür ki o esnada AA yayını kesti. O günün sabahında YSK başkanı süreci sona erdiren açıklamasını yaptı. 29 binden fark indi diyor sayın Yıldırım. 24 bin 057 ilk sayı. 24 bin 057 oyla başlayan süreç 13 bine indi.

– 4 pusuladan 1’i neden geçersiz?
Ekrem İmamoğlu: AA bu veriyi neden kesti? Sayın Yıldırım’ın tek bir açıklaması yok. Niçin 12 saat veri verilemedi? Maddi hatalardan sonra sayı 20 bine indi. Daha sonra geçersiz oylar sayıldı. Sayı 13 bine indi. Daha sonra sondaj yapıldı. 13 bin 729’a indi. Sondaj yapılan sandıklarda bizim lehimize oy çıktı. Bir zarfta 4 oy var. Muhtarlık seçimi, ilçe belediyesi meclis üyesi seçimi, ilçe belediye başkanlığı seçimi… Şaibe yok. Şaibe bir tek İBB başkanlığında var. Buna hiçkimse inanmaz. İBB seçimleri anamızın ak sütü gibi helaldir.

Çaldılar ama bilmiyorum olmaz. İftira var, bu çaldılar lafı olmaz. Kime söylüyorsunuz? AKP’li sandıkta görev alan kardeşlerime mi söylüyorsunuz? Sandık kurulu başkanlarına mı söylüyorsunuz? YSK’nın raporunda çaldılar yok. Meydanlarda, caminin önünde çaldılar sözü var. Kim çaldı Allah aşkına?

Ekrem İmamoğlu’ndan Binali Yıldırım’ın yüzünün rengini attıran 20 TL’li cevap!

Binali Yıldırım: Olayları çarpıtmanın gereği yok. Ekrem bey ilk açıklamasını akşam 9’da yaptı. 9 puan öndeyiz dedi. Benim ilk açıklamam 11:25’tir. Eldeki bilgilere göre o zaman biz seçimi kazandık dedik. Bu hata değildi. Kazandığımız eldeki bilgilere göre ortaya çıktı. AA yayını kesti kesmedi benim işim değil. Bizim orda müşahitlerimiz var, onlarla görüşüyoruz.

4 pusula meselesi tamamen bir aldatmacadır. İtiraz edilen İBB başkanlığı. İlçeler için de itiraz var. Maltepe için MHP, Büyükçekmece için AKP, Sancaktepe için de CHP. CHP neden Sancaktepe’ye itiraz etti? İtiraz olan oy pusulası sayılır bu, bu kadar basit bir iştir. İşi çarpıtmanın bir anlamı yok.

Binali Yıldırım: Sayılsaydı seçim bizim lehimize olacaktır. Bizim derdimiz şaibeler ortadan kalksın biz bunu istedik. İstanbul halkını düşünerek istedik. Beklediğimiz anlayışı görmedik 23 Haziran’a gidiyoruz. Söylemlerimizde bir değişiklik yok. Ben baştan beri İstanbul’u konuşuyorum. 31 Mart’tan önce de bunları söylüyordum. Aynen de bunu yaptım. Fakat beka söylemi vardı, sayın Cumhurbaşkanı öndeydi.

Ekrem İmamoğlu: Saat 9’da yaptığım açıklama şudur: Kendimizi mecbur hissettik. AA yüzde 64’te rakibimizi gösteriyor. Yaklaşık bir buçuk saatin üzerinde TV kanalları yasal olmayan yayın yapmıştır. Saat 2:20’de benim açıkladığım veri: 30 bin 86 sandığa göre sonucun değişme şansı kalmamıştır.

Daha girilmemiş 100 sandık vardır. İşinize geldiği gibi rakamlarla oynamayın. Yalan ifade hoş bir şey değil. Gerekçeye göre karar veriyor YSK. YSK’nın kararında çaldılar yok, sayımla ilgili hiçbir şey yok. Soyadına göre, yüzüne bakıp seçmeni tanıdıklarını söylediler. Bunlara kimse inanmaz. Yenilenen seçim bir demokrasi süreci mücadelesidir. ben seçilmiş belediye başkanıyım. Hakkımızı gasp edenlere, kul hakkı yiyenlere karşı verilen mücadeledir. Geçmişte beka sorunu var diyenler, bu süreçte hiç beka sorunu yok. Konu İstanbul’a döndü. Kul hakkı yenmiştir.

SORU: 31 Mart, YSK kararı ve 23 Haziran tamamını konuşmak istiyorum. Sİzin vaatleriniz var doğalgaz indirimi, ailelere yardım, kreş yardımı. Tabi rakibinizin de 18 günlük bir çalışması var su inidirimi gibi. Hep şu soruluyor “Sizin patiniz 25 yıldır İstanbul’un belediyesini yönetiyor partiniz de 17 yıldır merkez iktidarda bu neden yapılmıyor diye soruluyor.

Binali Yıldırım: Biz 25 yılda İstanbul’a çok hizmet yaptık. 1994’te 14 litre su veriliyordu, şimdi 101 litre su veriliyor. Istıranca’dan su getirildi, Melen’den su getirildi. Arıtma yüzde 9’du şimdi yüzde 99,5. Kanalizasyon hiç yoktu şimdi yüzde 70

1500 otobüs vardı şimdi 6500 otobüs var. Bu bizim de vaadimiz. AK Parti önergesi ile çıktı. Ekrem beyin önerdiği indirim tarzı değil, bizim önerdiğimiz indirim tarzı öne çıktı.

KÜÇÜKKAYA: Mesela Ekrem İmamoğlu’nun söz verdiği indirimler vardı ya. Önce karşı çıkıldı.

YILDIRIM: Su indirimi bizim vaadimizde de var. Nitekim AK Parti grubunun önerisiyle ortaya çıktı. Ekrem Bey’in indirim tarzıyla değil bizim tarzımızla kabul edildi.

KÜÇÜKKAYA: Siz 18 gün boyunca İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptınız. Birtakım uygulamalarınız oldu, şeffaf yönetim, su indirim gibi. Bu 18 gün ne oldu?

İMAMAOĞLU: Binali Yıldırım’ın yalan konuşmasına programa saygım gereği müdahale etmedim. Ben yalan konuşmam. 23 Haziran sürecine dair verdiğim sayılar tamamen belge üzerindendir. Birleştirme tutanağından veriyorum. 6 ilçede yapılan, kiminin sandık bölgeleri belli. Oluşan fark 469. Yani artısı, eksisiyle. Sayın Yıldırım’ın anına pozitif fark budur. Esas fark geçersiz oylardandır. Yanlış kampanya yönettiniz. Kampanyada ampüle bas dediniz. Biz 18 günde vaadettiklerimizi tek tek yerine getirdik. Bizim birçok projemiz kopyalanıyor. Biz açıklad ığımızda ulaşım indirimini parayı nereden bulacaksınız dediler. 25 yıldır yaptıkları, elbette yapacaksınız. 25 yıl.

YILDIRIM: Sorduğu için söylüyorum.

KÜÇAKKAYA: Binali Yıldırım’ın İmamoğlu’nun konuşmasına müdahale etmesi üzerine İsmail Küçükkaya Yıldırım’ı ‘Diyalog yok. Kurallara aykırı’ diyerek uyardı.

İMAMOĞLU: 20 saniye alacağım var. Tabii ki yapacaksınız. Sayın Cumhurbaşkanı belediye başkan oldu. İyi de bir dönem geçirdiler o zaman. Bunları inkar etmenin anlamı yok. Su indirimi, ulaşım indirimi bizim önerimiz. Biz taahhüt ettik, yerine getirdik. Bence alkışlasalardı, daha makbuldü. Ama kopya da çekseler, zaten öyle olmalıdır.

KÜÇÜKKAYA: Ekrem Bey, Binali Bey’e bir soru sorar mısınız? Ondan da rica edeceğim.

İMAMOĞLU: Tekrar soruyorum, sayın Yıldırım AA o akşam yaptıkları sizin için ne ifade ediyor? Bunun cevabı benim için çok önemli.

KÜÇÜKKAYA: Anladığım şuysa bu açık oturumda 31 Mart’ta ağırlıklı olarak

İMAMOĞLU: Kısıtlama mı getiriyorsunuz?

KÜÇÜKKAYA: Hayır

Ekrem İmamoğlu ile İsmail Küçükkaya arasında gerginlik: Sorumu mu kısıtlıyorsunuz, ne soracağıma siz mi karar vereceksiniz?

İMAMOĞLU: İçinde birkaç soru birleşebilir. Bakanlarla yaptığınız görüşmeleri çok doğal ve normal karşılarken AA ile hiç görüşmediğinizi ifade ediyorsunuz. Sabaha karşı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bilboard’ları ‘gönül belediyeciliği kazandı’ talimatı kimin tarafından verildi? Ben çaldıların kim olduğunu merak ediyorum.

YILDIRIM: Bunu AA açıklamalı. Normal bir şey değil, kabul ediliyorum ama bunu ben değil AA açıklanmalı. 25 tane AK Parti kazanmış İstanbul’da. Büyükşehir Belediye Başkanı meclis üyelerinin 180 tanesini kazanmış. Millet İttifakı 130 tane kazanmış. Seçimi kaybettik mi diyecektik? Ayrıca büyükşehir belediyesinde 50 fazla meclis üyesi kazanmışız. Anlamakta zorlanıyorum.

İMAMOĞLU: Sorum anlaşılmadı, bilboardlara afişleri niçin asıldı. Talimatı kim verdi? Bu doğru mudur? Yapılmalı mıydı?

YILDIRIM: Herhalde anlatamadık arkadaşa, Ekrem Bey’e. 39 belediyenin 25’ini AK Parti, nüfusun yüzde 65’ini teşkil ediyor, kazanmışız. 310 üyeliğin 180’ini kazanmış. Çoğunluk Cumhur İttiakı’nın. Sonuç buyken kaybettik mi diyecektik. O afişler partimiz tarafından asıldı. Nitekim bir iki gün sonra onlar da astılar. Daha YSK kararı verilmemişti.

KÜÇÜKKAYA: Şimdi Binali Bey size soracak. 3 dakikalık yanıt verdikten sonra molaya gideceğiz. Siz bir soru sorun, İmamoğlu yanıt versin. Sonra 10 dakikalık araya gideceğiz.

YILDIRIM: Siz gelir gelmez hemen büyükşehirin veri tabanını kopyalama talimatını neden verdiniz? Bunun Kişisel Verileri Koruma Kanunu’na aykırı olduğunu bilmiyor muydunuz, hukukçularınız sizi yanılttı mı?

İMAMOĞLU: Sayın Yıldırım’a şunu hatırlatmak isterim. Bu soru sayın Yıldırım’a soruldu ve şu cevabı verdi, ‘Bir belediye başkanı belediyesiyle ilgili her türlü işlemi yapabilir’ dedi.

YILDIRIM: Devamını neden okumuyorsunuz?

İMAMOĞLU: Bu cevabı verdi kendileri. Tekrar izah ediyorum. Bu bir veri yedekleme işlemidir. Veri kopyalaması yapılır ve yapılır. Verdiğimiz talimat da 31 Aralık, 31 Mart yani seçim gecesi. 18 Nisan bize mazbatanın teslim edildiği gün. Bunları milat kabul edilerek veri tabanlarının yedeklenmesi ve korunması. Afaki değişiklik yapılabilir, bize de ihbarlar geliyordu. Kaldı ki yapamadık, yetişmedi. Kaldı ki hukuksuz bir karar. Ancak veri yedekleme, yani bu kadar basit, kolay bir işlemi başka bir yere taşımak.

KÜÇÜKKAYA: Güvenlik açısından riski yok mu?

İMAMOĞLU: Hiçbir riski yok. Bu yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde olacaktı. Yani ajanlar basmış vs. yazık günah. Böyle kavramlar üretmek, sayın Yıldırım’a süreci daha iyi analiz etmesini dilerim, talep ederim. Bunu da uyarı olarak söyleyeyim, ‘Bir belediye başkanı belediyesiyle ilgili her türlü işlemi, incelemi yapabilir’. Bu basit kavramla kendisine ifade etmek isterim.

YILDIRIM: Ben mutlaka cevap vermek isterim. Çarpıtma var.

KÜÇÜKKAYA: Burada moderasyon var. Ben sizlere adillikle sağlıyorum. Dönüşte size bununla ilgili söz hakkı tanıyacağım. Sevgili Türkiyem 10 dakika ara, daha sonra aynı mantıkla, mümkün olduğu kadar bütün soruların sorulduğu demokrasi meydanı devam edecek.

Aradan sonra program kaldığı yerden devam ediyor.

KÜÇÜKKAYA: Bu tarihi günde 16 Haziran 2019 Pazar akşamında demokratik hayatımız bakımından çok önemli kritik bir kavşaktayız. Şimdi ağırlıklı olarak ekonomi konularına da değineceğiz ama İstanbul için önem arzeden konular var. Sayın İmamoğlu’nun 18 günlük belediye başkanlığı süresi içerisinde veri kopyalamasına ilişkin olarak sorulmuştu. Sayın Yıldırım bir söz hakkım var demişti. Sayın Cumhurbaşkanı Tacikistan’da açıklama yaptı. ‘Nihayetinde bu bir İstanbul seçimi, kazanan göreve gelecek’ dedi. Sonuca herhangi bir itirazınız olacak mı?

YILDIRIM: Vatandaşlarımız bilsin biraz teknolojiyle aram iyidir, bu internet altyapısını biz yaptık. Veri yedekleme ayrı kopyalamak ayrı iştir. İstanbul’un bilgileri yedekleniyor. Veri yedeklemesi yapılmadan hiçbir şekilde veri saklanamaz. Bu güvenlik meselesidir. Bilgisayarınızda bile yedekleme sistemi vardır. Benim söylediğim cümlenin ön kısmını Ekrem Bey ifade etti. Efendim tabii ki belediye başkanı her şeyi inceleme yetkisi var. Ancak devamı var niye kopyalama ihtiyacı duysun. İstediği zaman istediği bilgiyi maiyetindekiler alır getirir. Benim söylediğimle burada ifade edilen aynı şey değil. Kaldı ki mahkeme kararı da onu da tanımıyor gibi şey, öyle de bir algı, o mahkeme kararı da yanlış dedi. Onun ilgisiz dediği, Eyüp’ten seçilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Meclis Üyesi avukat. Bu veri kopyalama işlemi bir FETÖ taktiğidir. Geçmişte bunu FETÖ yaptı. Üç tane dışarıdan uzman da görevlendirme yaptı. Bu başlı başına fecaat bir şeydir. Devlet umurunda böyle bir şey yok. Dışarıdan adam tayin edip en hassas yerlere, kozmik odalara tayin edemezsiniz. Seçim sonrası sayımda da itiraz süreci icap ederse yine olur. Bu sefer belki biz etmeyeceğiz sayın Ekrem Bey edecek. Ben iki taraf için de normal olduğunu düşünüyorum. Umarım itirazı gerektirmeyecek bir fark olur.

KÜÇÜKKAYA: Trabzon, Giresun’da kalabalık mitingler düzenlediniz. Trabzon ve Giresun mitinglerini tamamlayıp İstanbul’a dönmek üzereyken Ordu’ya gittiniz. Orada VİP’e girdiniz, milletvekilleri mi vardı, onları da açıklamanızı isteyeceğim. Ne oldu, neler oldu, neden sinirlendiniz, bir valiye hakaret ettiniz mi?

İMAMOĞLU: Duyuruları yapan arkadaşlarım var. Çok nettir. Trabzon’da bayramlaşma çağrısı yaptık. Muazzam bir karşılamaya dönmüştür. Sırasıyla ilçelerinde tabii bu muazzam süreç bence bir tuzakla, ne yazık ki tuzakla sona erdirilmek istenmiştir. Oradaki tavırlarım net, belli, nasıl sükunete çağırdığım belli. Tabii ki annemin orada düştüğü durum. Benim VİP diye bir derdim yok, sıkıntım yok. VİP süreçlerinin çok daha netleşmesi gerekir bu ülkede. Geçenlerin haddi hesabı yok. Dolayısıyla kaldı ki ben Trabzon’da ‘beni şuradan geçirin’ diye bir kavramım yok. Beni karşılayanlar, yollayanlar bir şey organize ediyor. Trabzon’da geçtik, Ordu’dan niye geçirilmedik, bilemiyorum. Ben ne söylediğimi biliyorum. Sayın Genel Başkan Yardımcısına da ne söylediğimi biliyorum. Buranın sakinleşmesiyle ilgili. Oradaki vali bey de ne söylediğimi biliyor. Ama bu konu İstanbul’un konusu değil.

KÜÇÜKKAYA: Valiye hakaret ettiniz mi efendim?

Ekrem İmamoğlu: Hakaret etmedim Vali’ye! Bize Pontus, Yunan, terörist dediler. Bunlar kimseyi rahatsız etmedi

İMAMOĞLU: Hakaret etmedim. ‘Basitleşmiştir’ dedim. Valinin 1 ay öncesinden bize hakaretleri var. Bakacağız. Bize Pontuslu dediler buna da cevap verilsin.

KÜÇAKKAYA: Siz İzmir milletvekilliği, belediye başkan adaylığı yaptınız. 31 Mart’ta da seçimi yarıda bıraktınız. Bunun analizini yaptınız mı efendim?

YILDIRIM: Ne bakımdan anlayamadım

KÜÇÜKKAYA: Bu seçim sizi şaşırttı mı?

YILDIRIM: İzmir seçimi geride kaldı. 17-25 Aralık’ın gölgesinde kaldı. İzmir’de en yüksek oyu aldık. Burada kazanan yok. Her ne kadar Sayın Ekrem İmamoğlu’nun Anıtkabir’e gidip ‘belediye başkanı’ diye yazdıysa da burada kazanan yok. Hayretle izliyorum, Ekrem Bey alışkanlık haline getirdi artık bu çarpıtmayı. Yalana kızıyor, doğru söylememeyi bir alışkanlık haline getirdi. En son ‘soruları İsmail Bey’den aldı’ dedi. Ben de ‘almadım’ dedi. Siz de açıklama yaptınız. Saadet Adayının çocuğu İBB’den çıkarıldı. En yakın arkadaşı Fatih Portakal bile yayınında dedi ki, ‘Bu Ordu işi olmamıştır, yanlış olmuştur, bizde görüntüler var, RTÜK’e takılacağız diye yayınlamıyoruz’ dedi. Bence Ekrem Bey özür dileseydi. Aslında şimdi validen özür dilemesi gerekir demiştim. Şimdi başka bir şey diyorum, İstanbullulardan, milletten özür dilemesi gerekir. Çünkü millete yalan söylemiştir İsmail Bey. İstanbul seçimlerine gideceğiz, İstanbul’a güveniyorum. Bugüne kadar İstanbul’a çok güzel hizmetler yaptık. 23 Haziran’dan sonra İstanbullu bu yetkiyi bize verince yine yapacağız. İstanbul Türkiye’nin özeti. 81 vilayet var. Demografik yapıya baktığımızda bütün nüfus grupları var. Türkiye’nin ebrusu demek daha iyi.

KÜÇÜKKAYA: Benden bahsettiğiniz için açıklama yapmam gerekiyor. İKSV’nin açılışındaydım. Ekrem Bey, NTV-Star ortak yayınındaydım. Soruların verildiğini, ben kimseye soru vermedim vermem. Lakin daha sonra çıkmak zorunda kaldım. Fatih Altaylı, Habertürk’te benim sizi aradığımı, pardon sizin sorularızı istediğinizi, size soruları verdiğimi sonra Ekrem İmamoğlu’nu aradığımı ve ‘size de vereyim mi’ dediğimi. Bu absürd. Ne benden kimse soru istedi. Ertesi gün Engin Altay’la Mahir Ünal’ın yanına gittim, ‘bu tartışma nereden çıktı’ dedim. İki parti yetkilileri buluşmuş, ’10 soru AK Parti 10 soru CHP’ hazırlasın demiş.

İMAMOĞLU: Yine sayın Yıldırım yanlış bilgilendirilmiş. Burada ne yazık ki üzücü ifadeler kullanmıştır. Yalan söylediği ifadesini üstüne basa basa kullanmıştır. Bu çok kibirli bir ifadedir. Benim ifademde İsmail Küçükkaya yok. Ama sayın Yıldırım, İsmail Küçükkaya dedi. Bana gelen bilgi soruların belirlenmesi, moderatöre verilmesi, 10 soru siz, 10 soru karşı belirlesin. Siz yoktunuz, dolayısıyla…

YILDIRIM: İsmail Küçükkaya’nın moderatörlüğü belli olmuştu.

İMAMOĞLU: Son sözüm tekrar söylüyorum. Benim oradaki ifadem nettir. ‘Yalan söylemiş’ cümlesi kötü söz sahibine aittir diye kapatıyorum.

KÜÇÜKKAYA: Bir Sayıştay raporu var. Son 5 yılda 753 milyon bir zarardan bahsediliyor. Son zamanlarda çok tartışma konusu vakıflara ayrılan son 1 yılda 308 milyon lira. Belediye başkanı olunca siz nasıl yapacaksınız?

YILDIRIM: Sayıştay raporunu gördünüz mü İsmail Bey. Sayıştay raporunda öyle bir rakam yok. 108 milyon mu ne. Bu yalan. Yalan olduğu İstanbul Büyükşehir Beledise tarafından açıklandı.

KÜÇÜKKAYA: Sayıştay’dan hiç yalanlama gelmedi.

YILDIRIM: Geldi, onu bilmenizi isterim. Maalesef yeterince bu konu duyurulamadı. Onların yerine biz duyurmak zorunda kaldık. Böyle bir şey yok, kısacası yalan. Hadi doğru değil diyelim, Ekrem Bey alınmasın. Nitekim o televizyon programında bir düzeltmeyi yapınca ‘doğru değilmiş’ dedi ve geçiş yaptı. Değerli arkadaşımız bu konularda daha ilkeli davranmasını beklerim. Bu güne kadar ortaya atıp, kafa bulandırmaya çalışıp, bütün meselelerin doğru olmadığı ortaya çıktı. Bunları tek tek sayarım. Ama ben zul duyarım. Ama biz İstanbul’u konuşamadık. Vakıflarla ilgili de açıklamalar yapıldı. Zaten belediyeler vakıflara nakit kaynak aktaramaz.

KÜÇÜKKAYA: Arazi verir

YILDIRIM: Bu vakıflar eğitime destek veriyor, sosyal sorumluluk projeleri yapıyor. Yaptıkları iş tamamen kamu yararı. FETÖ’nün beyin yıkamak için gençleri devşirip, 15 Temmuz’u başımıza sardıysa bu vakıflar da o tehlikeyi bir daha yaşamamak için bu işleri yapıyor.

KÜÇÜKKAYA: Belediye başkanı seçilirseniz bu israf dediğiniz düzen, rakamlar, vakıflara aktarılan para, bunu nasıl çözeceksiniz?

İmamoğlu’ndan “Sayıştay raporunda öyle bir ifade yok diyen Binali Yıldırım’a belgelerle cevap: Şu anda bile israf yapıyorlar, afişleri oraya kim asıyor?

İMAMOĞLU: En büyük sorun yoksulluk, kötü yönetim ve israf. Kul hakkı meselesini çok önemsiyoruz. Ben artık kelimelere takılmıyorum, nasıl söylerse söylesinler. Sayıştay denetiminden çıkan raporu arzu ederlerse sayın Yıldırım’a takdim ederim. Sayıştay raporunda İETT ve İSKİ’de yapılan usulsüzlüklerin 753 milyonu aştığı. Belediye taşınmazları işgal olarak kullandırılıyor, işgaliyenin sadece yüzde 20’si tahsil ediliyor. Yanıltılmış, aldatılmış olabilir. Bence kendisine bilgi verenleri gözden geçirsinler. İhtiyaç fazlası araba kullanımı. Şu an vekalet eden vali beyl var. Buradan sesleniyorum, lütfen mukayyet olun. Bilboardlara bunu kim asıyor? 23 Haziran’dan sonra kim gelirse ona göre hareket edilir. Şu anda bu afişleri oraya kim asıyor. Efendem ambulans, iş makinası, cenaze, iş makinalarıymış. İBB’ye ait, iştiraklar hariç, KİPTAŞ ve bir sürü iştirak var, 28 tane. 1810 araç. 7 personele bir binek araç düşüyor. Sayıştay raporlarına giren rakam değil. Bunun gibi israfı engelleyeceğiz. Tasarruf yapacağız, ekonomik seferberlik başlatacağız.

 

KÜÇÜKKAYA: Binali Bey FETÖ iması, vurgusu yaptı. Biz FETÖ ile mücadeleyi önemsiyoruz. Siz belediye başkanı olunca bunlarla mücadelede ne yapacaksınız? Siz bunların yurtlarına gittiniz mi, FETÖ elebaşını ziyaret ettiniz mi?

İMAMOĞLU: Benim uzaktan, yakından ilgim, ilişkim. Ben devlete inanırım. İşte FETÖ gibi örgütlerin yok olması adına mevcut vakıflarla işbirliği yapılarak. Ya kardeşim belediye var. Türkiye Gençlik Eğitim Hizmet Vakfı’na 51 milyon 218 lira. Burada yazıyor. Ensar Vakfı’na 29 milyon 797 bin. Esas olan devlettir. Vakıflarla, dernekle tabii ki işbirliği yaparım. Temiz dernekler, vakıflarla işbirliği yaparsınız. Ben her kesimdeki derneklerle, vakıflarla işbirliği yaptım. İHH ile yaptım. İşbirliği yaparsınız, ama yurdu belediye yapacak kardeşim. Zaten başımızda bir bela, bir FETÖ terör örgütü oluştu. İBB olarak yurtlar yapacağız, okula, eğitime destek vereceğiz. O kreş dediğimiz mevzuyu çok önemli görüyoruz. 5 yıllık belediye başkanlığım orada. Bir bina boş duruyor, bizden önce verilmiş, kaçmış gitmişler. Devletine inanan, kalıcı, devletin güçlenmesine inanan bir ahlaktan geliyoruz. Terör örgütlerinin hiçbirisiyle zerre ilişkimiz olamaz.

YILDIRIM: Temiz vakıflara veririm diyor da, yani deterjanla yıkayarak mı vereceğiz? Kim karar verecek? İstanbul’da 23 bin tane vakıf, dernek, hemşehri dernekleri var. Bunların hepsine ilçe belediyeleri ve büyükşehir belediyesi destek oluyor. Hiçbir şekilde belediyeler bu kuruluşlara nakdi destek olamaz. Kendisinin de vakfı var, Batı, İstanbul Vakfı mı neyse. Toplumsal sorumluluk üstleniyorlar, insanları biraraya getiriyorlar. Onların kaynaşmasını sağlıyorlar. Bu vakıflara nakdi bir kuruş yardım yapılamaz. Onun için burada algı operasyonuna gerek yok. Yapılmadığına dair zaten belediye açıklamasını yaptı. FETÖ’ye yönelik beyanatından memnun oldum, doğrusu takdir ediyorum. FETÖ büyük bir terör örgütüdür. 15 Temmuz gecesi yakından yaşadık. Bu FETÖ örgütüyle mücadele de elbette ki devam edecek. Tabii ki hukukun içinde kalarak. Bizi ilgilendiren ihanet kısmıdır.

KÜÇÜKKAYA: Ekonomide sıkıntılı süreçten geçiyoruz. İşsizlik ciddi problem haline gelmiş. İstanbul gibi dünya metropolü kent yoksulluğu gibi bir kavramla karşı karşıya gelmiş. Siz seçilirseniz ne yapacaksınız?

YILDIRIM: Tabii ki ekonomik sıkıntı çekiyoruz. Bu da insanların hayatına öyle ya da böyle yansıyor. Bu yükü hafifletmek için birçok vaadimiz var. İstanbul Avrupa’nın 13. büyük ekonomisi. İstanbul ihracatı 72 milyar dolar. Milli gelirin 236 milyar dolarını karşılıyor. 5 yıl içerisinde yapacağımız projelerle 500 bin istihdam sağlayacağız. Tuzla’da mesela bioteknoloji vadisi kuracağız, 50 bin kişiye istihdam sağlayacağız. 160 bioteknoloji fabrikası yapacağız. Buradan 27 milyar ekonomiye katkı sağlayacağız. Ayrıca bir teknoloji üssü kuruyoruz. Burada big data dediğimiz büyük verinin işlenmesi. Burada gençler istihdam edilecek. Altyapısını hazırlayacağız, fikir getirecekler. onların akıl terini üretime dönüştüreceğiz. Pendik’te teknoloji geliştirme bölgesi.Burada firmaların AR-GE’leri olacak. Bunun örneği Rotterdam, Singapur’da var. Bu modeli İstanbul’a getireceğiz. Burada 50 bin istihdam öngörüyoruz. Atatürk Havalimanı hem millet bahçesi hem de fuar ve kongre merkezi olacak. Avrupa’daki 50 milyonluk fuar kongre turizminin yüzde 10’undan istifade edelim ve şehrimize katma değer sağlayalım. Bu da 40 milyarlık bir katkı..

CANLI YAYIN:

 

En çok okunan haberler

AKP’de Süleyman Soylu istifası: Devleti küçük düşürdü

"Partimden; Kuruluş ilkelerinden uzaklaşması, Doğu Perinçek ve Osman Öcalan’la aynı çizgide buluşmasından duyduğum rahatsızlık ve icra makamındaki bakanımızın Diyarbakır HDP il binası önünde Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve partimizi düşürdüğü aciz durumu aklım ve vicdanımın kabul etmemesi neticesiyle çok sevdiğim Ak Partimden üzülerek istifa kararı almış bulunmaktayım. "

Hayatını kaybeden Neslican Tay’ın ardından alçak mesaj: Cennete gidecekmiş, bu çıplaklıkla zor

Neslican Tay'ın ölümü tüm Türkiye'yi yasa boğarken Akferaset adlı hesaptan alçakça bir mesaj paylaşıldı. 

“Erdoğan’ın diploması yok” diyen yazara şok!

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın diplomasına ilişkin 'Diplomasız' adlı kitabı yazan Ergün Poyraz'a dava açıldı.

Erdoğan’dan vakıflarla ilgili açıklama: ‘Ben bu boyutta olduğunu bilmiyordum’

Erdoğan, MYK toplantısında vakıflar konusuna değinerek, İmamoğlu ile konuşacağını belirtti.

Ekrem İmamoğlu 90’da 90’a taktı!

Tartışmalı çıkışlarıyla bilinen İlahiyatçı Nurettin Yıldız, bu kez de kadınların kaç kilometre araç süreceğine karıştı. Yıldız'ın açıklamaları Türkiye'nin gündemine otururken en sağlam yanıt İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'ndan geldi. 

Başkan Turan Hançerli Avcılar sahilinde çöp topladı

Avcılar Belediyesi Avcılar Kent Konseyi ve Avcılar Çevre Derneği, 21 Eylül Dünya Çevre Günü’nde temizlik seferberliği başlattı.

MHP’lilere kaçakçılık operasyonu: 4 kişi tutuklandı, il başkanı istifa etti

Antalya'da MHP'lilere yönelik silah kaçakçılığı operasyonunda 4 kişi tutuklandı

İBB Sözcüsü Murat Ongun’dan ‘Reis Bey’ açıklaması: Bir kez sergilenmesinin maliyeti 368 bin!

İBB Sözcüsü Murat Ongun, Necip Fazıl Kısakürek’in 1960 yılında yazdığı ‘Reis Bey’ adlı oyunun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin repertuardan çıkarılmasıyla ilgili açıklama yaptı.

AKP’li vekilden büyükelçi yapılan Bağış’a ‘Bakara’ göndermesi

17-25 Aralık yolsuzluk operasyonlarının kilit isimlerinden olan ve o dönem 2013'te bakanlık görevinden istifa eden Avrupa Birliği eski Bakanı Egemen Bağış'ın Prag Büyükleçiliği’ne atanması tartışma yaratmaya devam ediyor.

Millet İttifakı’nda sular durulmuyor… İYİ Parti Sözcüsü: Biz bu bileşenin içinde olmayız

Millet İttifakı bileşenlerinden İyi Parti, diğer bileşen CHP’yi HDP üzerinden eleştirdi.

AKP’de Süleyman Soylu istifası: Devleti küçük düşürdü

"Partimden; Kuruluş ilkelerinden uzaklaşması, Doğu Perinçek ve Osman Öcalan’la aynı çizgide buluşmasından duyduğum rahatsızlık ve icra makamındaki bakanımızın Diyarbakır HDP il binası önünde Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve partimizi düşürdüğü aciz durumu aklım ve vicdanımın kabul etmemesi neticesiyle çok sevdiğim Ak Partimden üzülerek istifa kararı almış bulunmaktayım. "

Neslican Tay hakkında alçak tweetleri atan şahısların kimliği tespit edildi!

Kansere karşı verdiği mücadele ile gündeme gelen ve bununla simgeleşen Neslican’ın hayatını kaybetmesinin ardından sosyal medyada paylaşılan fotoğrafları aktrollerin çirkin saldırılarına maruz kaldı. Avukat Umur Yıldırım, sosyal medyada tepki toplayan çirkin paylaşımları yapan şahısların kimliğini ifşa etti.