Çakal Carlos, Suç ve Ceza

Çağdaş Gökbel / KARMAŞIK YAZILAR-I-ÖLÜM Ölüm: İnsanlık bu kavramı tanıdığı an medeniyet perdesini kirli tırnaklarıyla aralıyordu. Rousseau hayvanla insanı ayırırken ölümün bilincinde olma durumuna fazlasıyla eğilir. Bir hayvan ölümden asla korkmaz. Korktuğu şey anlık acıdır. Bunun adını yaralanma olarak tarif ederiz. Tarif ettiğimiz bu kavramlar hassas bir terazi üzerinde dengede dururlar. Terazinin yönü bir tarafa ağır […]

Çağdaş Gökbel / KARMAŞIK YAZILAR-I-ÖLÜM

Ölüm: İnsanlık bu kavramı tanıdığı an medeniyet perdesini kirli tırnaklarıyla aralıyordu. Rousseau hayvanla insanı ayırırken ölümün bilincinde olma durumuna fazlasıyla eğilir. Bir hayvan ölümden asla korkmaz. Korktuğu şey anlık acıdır. Bunun adını yaralanma olarak tarif ederiz. Tarif ettiğimiz bu kavramlar hassas bir terazi üzerinde dengede dururlar. Terazinin yönü bir tarafa ağır bastığında insanlık medeniyetten uzaklaşmaya başlar. Ölümü tanıdıktan sonra suç kavramıyla tanışır Sapiens. Mülkiyete ilişkin bir kavramdır suç ve bu yüzden adalet mülkün temeline dayanır. Vahşi Sapiens’le medeni ve uygar Sapiens’in çarpışmasıdır. Üstünlerin hukuku ya da aristokratların kitleler üzerindeki yazılı giyotinleridir yasalar. Tiberius Gracchus Roma için adalet talep ettiği için senatörler tarafından katledilmiştir. Cumhuriyeti yıkmakla ve Tiran olmakla suçlanan Gracchus fakirlerin hukuku için ölüme korkusuzca sarılmıştır.

Kanun kaçaklarını da böyle ifade edebiliriz. Gracchus aristokrasiye göre kanun kaçağı ve iflah olmaz bir urdur. İktidarlarının devamı için bu gibi hastalıklı dokular kesinlikle kesilip atılmalı ve yok edilmelidir. Kanun adamları, devletler adına çalışan adamlar, Sezar’ın askerleri, Sömürünün karşısında duranları yakalayan ve kamu güvenliği adına onları hapse tıkan ya da öldüren koruyucu meleklerimiz. Yasalar şeffaf kağıtlardan ibarettir. Kimin suçlanacağına ya da idam edileceğine karar veren mülkiyet sahipleridir. Bazen suçlanmanız için etnik aidiyetiniz yeterlidir, bazen de sadece kendi inandığınız adaleti sağlamaya çalıştığınız için öldürülürsünüz.
İnsan avı, evet adına böyle der ve peşinize düşerler. Demokrasi onu boğmaya çalışanlardan kurtarılır. Tıpkı Gracchus’un ölümü gibi. Cumhuriyet var ol! Ezenlerin Cumhuriyeti ezilenlerin cehennemi. Robespierre çareyi burjuvazinin baskılanışında bulmuştu. Kendince yöntemler arayan yüce adam ölümle tanışacağını biliyordu. İnsanlığa gerçek ve adil bir dünya önermişti. Kağıt üzerinde olan bir eşitlikle değil, mülkiyetin sınırlandırılmasını teklif edecek cür’eti bulmasındaydı onu kudretli ve saygın yapan.

Sevgili okur erdem her zaman avamdır. Paylaşımcı ve cür’etkârdır. Yolsuzluk, kadın ticareti ve tüm çürümenin kaynağı ise aristokrat. Çürütenler iktidarda kaldıkça Aristokrat ruh kendisini topluma bir ayna gibi yansıtır.
Mecliste bir adam konuşma yapar…Ölüm giyotin kadar keskin adalet arzusu kadar yakıcıdır (Ç.G).

“İnsanlık duygusu bize yabancı! Kralın gölgesine saygı gösteriyoruz, çünkü halka nasıl saygı göstereceğimizi bilmiyoruz; ezenlere şefkat gösteriyoruz, çünkü ezilenlerin kalbimizde yeri yok!” MAXİMİLİEN

Kalplerimiz; tüketim çılgını ve yorgun kalplerimiz. Terörle ilişkili ve yasa dışı vicdanlarımız. Yaşamı kutsamak! Peki hangi yaşamı? Ezen ve ezilenlerin yaşamı?

Bunu kutsamak için varız ve bu yüzden daha fazla yaşam vaazı veriyoruz birbirimize. Yasadışı olanları çoktan kabul edip Maximilien’i çoktan terörist ilan ediveriyoruz. Halen değişmeyen yapay lanetlerin içerisinde kendi lanetimizi buluyoruz. Yaşamı kutsuyoruz çünkü yaşadıkça tüketiyoruz. RAF (Kızıl ordu fraksiyonu) lanetliyoruz. Hemde devrimci bir gerekçeyle; yasadışı ve gayri insaniler diye adlandırıyoruz. Carlos’u öldürüyoruz bunu onların diliyle yapıyoruz. Gracchus’u yuhalayan Roma ahalisi gibi Cumhuriyet! Naraları atıyoruz. Che faşist Batista için teröristken, sırf Küba’da amaçlarını gerçekleştirdiği ve iktidarı aldığı için Che’yi kutsuyoruz. Birileri için Che hala tehlikeli bir terörist ve birkaç kuşak sonra nasıl anılacağını bilemiyoruz. Muhtemel terörist adaylarımızın içerisindedir şanlı adı. Yaşamı kutsuyor ve dev mezar taşlarıyla kendimizi şımartıyoruz. ‘Hadi moruk öldün ama sana şöyle şaşalı bir tüketim gösterisi yapıyoruz. Unutma bu son tüketimin ailenin vefası karşısında herkes duygulu ve gururlu” Son bir hakkımız kaldı. Ölümü tanıdıktan sonraki son ve zorlu dönemeçteyiz. Albert Camus Sisifos’un hikayesini boş yere yeniden kaleme almamıştı.

Uyumsuzlar için son çağrı!
Havana uçağı kalkmak üzere

Ölüm kabinlerinizdeki yerlerinizi almanız rica olunur.

Ev hanımı iki teyze İmamoğlu’nu hedef alan Erdoğan’ı böyle eleştirdi: Diploma şart!

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ekrem İmamoğlu'na yönelik "Sen otur işine bak" sözleri vatandaşa soruldu. 

Türkiye Yazarlar Sendikası İzzetbegoviç ve Erdoğan âşığı mı? 

Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Peter Handke'ye en çok tepki gösteren yazar örgütlerinden biri de TYS oldu. Gazeteci-yazar Osman Çutsay, bu tepkinin “çok kirli bir telaşın belirtisi” olduğunu ileri sürdü ve TYS yönetimine ağır suçlamalarda bulundu.  

Ve Ekrem İmamoğlu mafyaya savaş açtı!

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, güne zabıta ve itfaiye ziyaretleriyle başladı. İmamoğlu, Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy’un, sunumunda belirttiği, İBB’ye ait bazı gayrimenkullerde çok sayıda işgalci bulunduğu saptamasına ayrı bir paragraf açtı.

Vatandaşın parasını masaja yatıran Melih Gökçek’e Ankaralı tepkisi: Hamuduyla götürmüş… Allah-bismillah deyip çaldılar

Melih Gökçek hakkındaki soruları yanıtlayan Ankaralı vatandaşlardan birinin söyledikleri durumu özetledi. 

Madde madde Katar’ın Türkiye yatırımları

Önceki gün Katar Emiri'nin annesinin Kanal İstanbul projesi güzergahında satın aldığı arazi gözleri yeniden Katar'a çevirdi. CHP’li Gürsel Tekin “Katarlılar özel ve ayrıcalıklı uygulamalara...
210,469BeğenenlerBeğen
4,593TakipçilerTakip Et