İzmir’in emek kenti Buca’da belediye işçileri grevdeyken, Buca Belediye Başkanı Görkem Duman’ın Phuket Adası’nda tatilde olması elbette sıradan bir haber değildir. Zira bu sadece bir tatil değil; emek mücadelesi sürerken yapılan, “her şey dahil” bir sessizliktir.
Üstelik tatil yalnız değil. Kamuoyunda bilinen sanatçı sevgilisi Sevcan Orhan da yanında. Yetmezmiş gibi, kamuoyuna yansıyan iddialara göre, aynı sanatçıya belediye bütçesinden konserler de verdirilmiş. Yani işçi grevde, belediye bütçesi sahnede, başkan ise tropik adada… Organizasyon kusursuz.
Sorulması gereken soru basit ama can yakıcı:
Bir belediye başkanı, işçisi grev çadırında soğukta beklerken, kendisi sıcak kumlarda güneşlenebilir mi?
Demek ki sosyal belediyecilikte yeni bir model var: “Grevde emek, tatilde yönetim.”
Bu tablo, CHP’nin yıllardır anlattığı sosyal demokrat belediyecilikle ne yazık ki pek örtüşmüyor. “Emekten yana, halkçı, sosyal adaletçi” söylemler, Phuket güneşi altında biraz solmuş görünüyor. İşçinin alın teri kurumadan, yöneticinin deniz kabuğu biriktirmesi sadece etik değil, trajikomik bir durumdur.
Asıl dikkat çekici olan ise Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu tablo karşısındaki sessizliğidir. Ne il örgütlerinden ne genel merkezden tek bir ses çıkıyor. Anlaşılan o ki CHP, bu konuda “duymadım, görmedim, bilmiyorum” konseptini tercih etmiş durumda. Sessizlik bazen altındır derler ama bu sessizlik, doğrudan onay kokmaktadır.
Unutulmamalıdır: Sosyal demokrasi, seçim meydanlarında bol bol kullanılıp kriz anında rafa kaldırılan bir süs değildir. Sosyal demokrasi; grevde işçinin mi, tatilde yöneticinin mi yanında durduğunuzla ölçülür. Şu an fotoğraf net: İşçi çadırda, yönetici şezlongda.
Bu ülkenin emekçileri artık bu çifte standardı sadece görmüyor, gülerek ama acı acı izliyor. Halktan fedakârlık beklenirken, yöneticilerin “konfor alanından” asla taviz vermemesi kabul edilebilir değil.
CHP gerçekten emekten yana bir parti olduğunu iddia ediyorsa, bu tropikal sessizliği bozmak zorundadır. Aksi hâlde bu tablo, yalnızca bir belediye başkanının tatil tercihi olarak değil, partinin her şey dahil suskunluğu olarak tarihe geçecektir.
Ve tarih, her zaman olduğu gibi, sessiz kalanları da not eder…
