Salı / 19 Ocak 2021

Böyle olacağı belliydi, sonunda suçu Bilim Kurulu’na yıktı…

203,493BeğenenlerBeğen
8,644TakipçilerTakip Et

Şimdiye kadar, COVID-19 salgınına karşı inşallah, maşallahla çözüm buluyoruz diyenler, camilerden okunan salalar ve dualarla virüsün yenileceğini pompalayanlar, yine her zaman olduğu gibi suçu başkasına yıktılar. 

Neymiş; Yeni tedbirlerle alakalı olarak bu işin birinci derecede sorumlusu bilim kurulu”ymuş. “Bilim kurulu her türlü hazırlığı ve çalışmayı yürütüyor’’muş…

Peki, Bilim Kurulu üyeleri geçmişte ne diyordu?

Prof. Dr. Tevfik Özlü üç ay önce yaptığı açıklamada; “Biz tavsiye noktasındayız. Görüşlerimizi söylüyoruz fakat karar alma yetkimiz yok” demedi mi?

https://onedio.com/haber/erdogan-in-birinci-derecede-sorumlu-bilim-kurulu-dur-sozleri-icin-ne-dediler-944488

İnanmayan linki tıklasın!!!

Aynı tarihlerde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da: “Bilim Kurulu’nun bir tavsiye kurulu olduğunu unutmayalım. Karar mercii değil.” demedi mi?

Dedi…

İyi de şimdi niye topu bilim kuruluna atıyorsunuz?

Artık mızrak çuvala sığmıyor da ondan, değil mi?

Salgının başında da aynı suçu işlediniz. 

Aralık 2019’da Çin’de görülen vakadan sonra hiçbir tedbir almadınız. Yirmi bin umreciyi ülkeye salarak yayılımın ilk adımlarını attınız. Ama resmen virüsün varlığını kabul etmediniz.

Ne zaman Dünya Bankası; “Koronavirüs görülen ülkelere para vereceğiz” dedi, ondan sonra 11 Mart’ta gece yarısında ilk vakayı bir kişi olarak açıkladınız.

Sonrasında ise Bilim Kurulu üyelerinin bir kısmını kanal kanal gezintiye çıkardınız.

Ama hiçbirisi bilimsel açıdan virüse karşı alınması gereken bilimsel önlemlerin yakınına gelmiyordu. 

Özellikle namuslu bilim insanlarınca; vaka sayılarının gerçek olarak açıklanması, yaygın testlerle hasta olanla olmayanın ayrılması, tam karantina ile virüsün bulaştırıcılığının önüne geçilmesi ve salgının kontrol altına alınması yönünde yaptıkları somut önerileri dikkate almadılar. 

O zamanlar da söyledik; sizin Bilim Kurulu oldu “Ne biliyim kurulu”…

Bu arada toplumsal yaşamda özellikle işçi ve emekçiler yoğun bulaş riskine rağmen kesintisiz bir şekilde çalıştırıldılar.

Hele sağlık çalışanları; başlarda kişisel koruyucu ekipmanları dahi kendi paralarıyla aldılar. Kaldı ki, halen bakanlık tarafından gönderilen cerrahi maskelerin tıbbı kurallara uygun kalitede olmadığını biliyoruz. 

Bilim Kurulu üyeleri, Tabip Odalarının; “açıklanan rakamlar gerçek değil, vaka sayısı açıklananın en az on katı” şeklindeki açıklamalarıyla siyası iktidarca vatan haini ilan edilmesine bile tık demediler. 

Milletin sokağa çıkmasını yasaklayan AKP’giller Ayasofya tiyatrolarına yurdun dört bir yanından binlerce insanı yığdı, çay partili mitingler düzenlediler, parti genel kurullarını yaptılar ve buralara gelen insanlar özellikle İstanbul’da dönüş yolunda bindikleri toplu taşıma araçlarında virüsü bütün masum halka bulaştırdı.

Bütün bunlara karşı hiç sesiniz çıkmadı ey bilim kurulu üyeleri…

O zamanlar da sizlere çağrılar yapmıştık; ya bilim insanı sorumluluğuyla hareket edin ve virüse karşı alınması gereken önlemleri kamuoyuyla paylaşın ya da siyasiler sizin önerilerinize uymuyorlarsa da bırakın tiyatroyu, istifa edin, demiştik. 

Maalesef bir kişi (Prof. Dr. Bülent Çaplı) dışında hiçbiriniz uymadınız bu çağrılara. 

O da istifa gerekçelerini açıklama yürekliliğini gösteremeden, sessiz sedasız çekip gitti.

Süreç uzadıkça, AKP’gillerin yalanları iyice deşifre oldukça, dünya ölçeğinde iyice trajikomik durumlara düştükçe bazılarınız TV’lere çıkmaz oldunuz o kadar. 

Sağlık bakanı, zaman doldurmak için kurduğu uzun ve boş cümlelerle vaka ve hasta diye hiçbir bilimsel değeri olmayan ve dünyada kabul görmemiş ayrımlar çıkardı. Bilimdışı ve toplumu yanıltıcı bu bilgileri aylarca insanlarımız gerçek kabul etti. 

Yani “Avrupa yanıyor, ama biz virüsü yeniyorduk” onlara göre. 

Tek suçlusu Temizlik, Temas ve Maske uygulamasına uymayan vatandaştı. 

Siz bu yalan ve yanlış yönlendirmelere de hiç itiraz etmediniz ey bilim kurulu üyeleri.

Hiçbiriniz; “tamam vatandaş kişisel önlem alsın da devlet de üzerine düşeni yapsın, yanlış bilgi vermesin ve salgınla mücadelede kimseye ayrıcalık tanımadan kararlı önlemler alsın” demediniz.

Ne zaman ki Dünya Sağlık Örgütü; “Vaka sayılarına göre aşı dağıtacağız” dedi o zaman AKP’gillerin sağlık bakanının açıklamalarında vaka sayısı binlerden otuzbinlere çıkıverdi.

Kaldı ki, bu sayıların bile gerçek olduğu tartışmalı bence…

Sonuç olarak; yaşanan bu bilgi kirliliği ve halka yalan söylemenin baş sorumlusu olan AKP’gillerin yanında siz de uyarı görevinizi yapmayarak halka karşı suç işlediniz.

Salgının başından itibaren bilim insanı gibi davranmadınız. 

Zira bilim; ispatlanmış gerçeklere göre hareket eder, kararlar alır. 

Siz ise hükümetin sözcüsü gibi davrandınız. Alanda virüse karşı cansiperane çalışan hekimlerin ve meslek odalarının çabalarını ve sesini duymazdan, görmezden geldiniz. 

Şimdi de diyorsunuz ki; “bugüne kadar toplam vaka sayısını bilmiyorduk, bu da tam bir değerlendirme yapmak için bizi zorluyordu”…

https://www.ntv.com.tr/video/turkiye/vaka-sayilari-ilk-kez-aciklandi,LwY5ZD1kb06i6_yu3gb_rw

İyi de vaka sayılarını bilmeden yaptığınız toplantılarda siz neyi değerlendirdiniz? Allah aşkına…

Vaka sayılarının ya da ölümlerin semtlere ve illere göre dağılımını bilmeden siz nasıl kararlar aldınız peki?

Demek ki, şimdiye kadar halka yalan söylediniz. 

Günlerdir, sorumluluklarınızı hatırlatarak, sizi uyaran meslektaşlarınız oldu. 

Onların; “bilim adamı gibi davranın ve gerçek verileri halkla paylaşın, bunu yapamıyorsanız istifa edin, yoksa sizi kullanırlar atarlar” diye acı ama gerçek olan eleştirilerine kulak asmadınız. 

Peki, şimdi ne oldu?

Ne İsa’ya yarandınız ne de Musa’ya…

Adam bir kalemde bütün sorumluluğunu ve hatta suçlarını sizin üstünüze yıktı geçti…

Yazık değil mi Sayın Hocalar, binbir emekle elde ettiğiniz o kariyerlerinize…

Değer mi AKP’giller tarafından bu kadar paspas edilmek?

Bence siz, gelin en kısa zamanda halktan özür dileyerek bilim kurulu üyeliklerinden istifa edin… 

Belki o zaman biraz suçlarınızı hafifletebilirsiniz. 

Yoksa, tarih sayfalarında AKP’nin oyuncağı olmuş adı bilim kurulu ama gerçeklikte ne biliyim kurulu olanlar diye yer alacaksınız…

 

Yazarın Diğer Yazıları