Atalarımızın yüzyıllardır sözleri vardır. Atasözleri.
Sadece konuşuruz, başımıza geldikçe anlam katmaya çalışırız.
Oysa hep yol göstericisidir atasözleri.
İçimizde bir tane hain kalmasa, dışarıdaki bin tane soysuzun gücü bizi yıkmaya yetmez.
Ya da;
“Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” gibi yalanın, ihanetin tanımını yüzyıllar öncesinden yapılmıştır. Düşman nettir ama hain içimizden çıkınca düşmandan daha büyük yara verir her zaman.
“Akılsız başın cezasını ayaklar çeker. Tatsız aşa tuz neylesin, akılsız başa söz neylesin. Akılsız baş neyler tıraş.” gibi akılsız hareket etmenin sonuçlarının kötü olduğu anlatılır.
Atalar bilgedir her zaman, yaşanmışlıklar ve deneyimlerle süzgeçten geçerek gelir bu sözler.
“Vatan sağ olsun, gerisi teferruattır. Vatan sevgisi imandan gelir. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Benden eğerimi isteyin vereyim, atımı isteyin vereyim, fakat vatanımdan hiç kimse bir karış toprak istemesin veremem, veremem.” gibi Asya Hun İmparatorluğu Mete Han’ın sözü günümüze kadar gelmiştir.
“Tarih tekerrür eder. Tarih galipler tarafından yazılır. Geçmişe mazi, yenmişe kuzu derler. Mezar taşı ile övünülmez.” gibi tarih bilinci de atasözlerinde yer alır.
Atasözleri yazılı olmasının yanında sözlü tarihin ve kültürün bir yansımasıdır. Çağımızda da atasözleri aslında ne kadar haklı ve doğru olduğunu anlamış bulunmaktayız.
Bu kültür aslında yaşam biçimimizi, değerlerimizi ve geleceğimizi şekillendirir. Atasözleri birer ata nasihatidir.
“Eşek hoş laftan ne anlar. Sus küçüğün, söz büyüğün. Abdala malum olurmuş. Sıfırı tüketmek. Haydan gelen huya gider.”
Bunları okudukça sosyal yaşam, özel yaşam, siyasal yaşamdan devlet yaşamına her yerde yaşanmışlığın, tecrübenin ve bir kültürün yansıması olduğunu görürüz atasözlerinde.
“Yol yakınken dönmek.” gibi atasözlerini dinleyip CHP tabanında atalarına kulak vermesi lazım. Özgür Özel de para ile elde ettiği başkanlığında “haydan gelen huya gider” ile gideceğini iyi bilmesi gerekir.
Aslolan millet ve devlettir. İki cihana sığmayan bu devlet kökleri olan atalarından kulağıma küpe sözleri geleceği her zaman aydınlatacaktır.
Selçuklu’nun mimarisinden Kanuni’nin seferlerinden Fatih’in ihtişamından Atatürk’ün dehasından geleceğimizin, çocuklarımızın bu öğretilerden aydınlanacağını ve parlayacağını unutmamak lazım.
Ata sözü “Ağaç yaşken eğilir” ile çocuklarimizi hangi bilinçle yetiştirirsek o bilinçle yaşamlarını yürüteceklerini, “işleyen demir ışıldar” ile çalışmanın her zaman sizi bir adım öteye taşıyacağını anlatır.
Atasözlerinin ışığında bilincimizi aydınlatarak ilerlediğimiz günlerimiz bol olsun diyelim ve kulağımızın küpesi olsun tarihsel bilincimiz.
