HALKWEBYazarlarBaykal CHP'sine Kılıçdaroğlu Neşteri Sona mı Eriyor?

Baykal CHP’sine Kılıçdaroğlu Neşteri Sona mı Eriyor?

Kılıçdaroğlu adım adım CHP’yi değiştirip, dönüştürerek, parti vitrinini bu yapıya uygun kadrolarla donatarak, toplumun sosyolojisini dikkate almayan katı laikçi ideolojik yapıdan, din ve vicdan özgürlüğünü dikkate alan, saygı duyan merkez sol bir partiye evriltti.

0:00 0:00

Son zamanlarda Özgür Özel liderliğindeki CHP’nin faaliyetleri, sol kamuoyuna, ‘Baykal CHP’sine Kılıçdaroğlu Neşteri Sona mı Eriyor?’ sorusunu düşündürmeye başladı. Bu faaliyetleri şöyle sıralayabiliriz;

-‘Altılı Masa’yı oluşturan partilerle kamuoyu önünde açıkça yaşanan tartışmalar, Millet İttifakı listelerinden seçilen milletvekillerini tahkir edici açıklamalar ve bu milletvekillerini listelere koyduğu için Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na edilen, olmadık hakaretler!

-Millet İttifakı yokmuş gibi davranılması veya fiilen sona erdirilmesi.

-Baykal dönemi CHP’sinin katı laikçi sembol ismi Önder Sav’ın kongrelerde başköşeye oturtulması.i

Bu anlamda Kemal Kılıçdaroğlu öncesi Deniz Baykal CHP’si diyebileceğimiz CHP;

-Başörtüsü yasağını savunan, hatta kamu görevlilerinin sosyal hayatta da başörtüsü takmasını yasaklamaya çalışan,

-İmam-hatip lisesi mezunlarının, üniversitelerde istedikleri bölümlere girmesini engellemeye dönük düzenlemelere destek veren,

-İmam-hatip mezunlarının askeri okullara girmesini istemeyen,

-Kur’an kurslarına temelde karşı çıkan,

-İmam-hatip liselerini, imam yetiştirmekle sınırlayan,

-İlkokul ve ortaokul öğrencilerinin bir arada eğitim gördüğü 8 yıllık eğitimi öngören,

-İmam-hatip ortaokullarının açılmasını istemeyen,

-Okullarda mescide karşı çıkan,

-Kamu görevlilerinin cuma namazlarına gitmesini uygun görmeyen bir partiydi.

Üstelik bütün bu uygulamaların da “Laiklik” olduğunu düşünerek, “Tehlikenin farkında mısınız?” siyasetini solculuk zannederek politika yapıyordu.

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, 22 Mayıs 2010 tarihinde yapılan CHP kurultayında CHP’nin 7. genel başkanı oldu. Bu tarihten sonra Sayın Kılıçdaroğlu adım adım CHP’yi değiştirip, dönüştürerek, parti vitrinini bu yapıya uygun kadrolarla donatarak, toplumun sosyolojisini dikkate almayan katı laikçi ideolojik yapıdan, din ve vicdan özgürlüğünü dikkate alan, saygı duyan merkez sol bir partiye evriltti.

Din ve vicdan özgürlüğünü dikkate alan bu laiklik anlayışının en önemli tezahürü, muhafazakâr partilerle Millet İttifakı’nı kurması; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığına Ekrem İmamoğlu gibi muhafazakar, Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adaylığına Mansur Yavaş gibi milliyetçi bir adayı getirmesi ve bu iki ismin de üst üste seçim kazanarak CHP’ye sıçrama yaptırması; CHP’li politikacıların dinsel ritüelleri yerine getirmesi veya yerine getirmese bile saygılı olması; rutin kandil, cuma namazı, bayram kutlamaları vb. uygulamalar Baykalcı CHP dönemindeki yasakçı zihniyetin tarihe gömülmesini sağlamış, CHP’nin, Türkiye’nin muhafazakar-milliyetçi sosyolojisiyle barışmasının yolunu açmıştır.

Bu dönüşümlerden sonra Cumhur İttifakı ve muhafazakâr entelijensiya söylemlerinde dinsel argümanları kullananamış, bu anlamda aradıkları eski laikçi CHP artık tarihe gömülmüş, karşılarında eşit koşullarda mücadele edecek bir CHP ortaya çıkmıştır.

İşte bu CHP, Sayın Kılıçdaroğlu’nun eseridir!

Sayın Özgür Özel’in, genel başkan seçildikten sonra ‘Millet İttifakı’nı yok sayan icraatları, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun büyük emek vererek dönüştürdüğü din ve vicdan özgürlüğüne saygılı CHP’yi, yeniden katı laikçi CHP’ye dönüştürür mü sorusunu akla getiriyor!

Umarız bu endişemiz gerçekleşmez…

YAZARIN DİĞER YAZILARI