10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, bugün ülkemizde basın mesleğini icra eden; haberi sahada, ofiste, ekranlarda ve kulislerde üreten gazetecilerin emeklerini, fedakârlıklarını ve halkın haber alma hakkını korumak için gösterdikleri çabayı anma günüdür.
Ancak bu yılki 10 Ocak vesilesiyle yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda basın özgürlüğü ve gazetecilerin karşı karşıya olduğu ağır tabloyu da değerlendirmek kaçınılmazdır.
Basın, demokrasilerin temel taşlarından biridir. Doğru, tarafsız ve özgür haber alma–haber verme hakkı, halkın bilinçli kararlar verebilmesinin ön koşuludur. Buna rağmen Türkiye’de gazetecilik yapanlar yıllardır baskı, dava, gözaltı ve cezaevi tehdidiyle karşı karşıyadır.
Türkiye’de tutuklu gazeteciler gerçeği
Basın özgürlüğü alanında faaliyet gösteren sendikalar ve meslek örgütlerinin raporları, tabloyu açıkça ortaya koymaktadır.
Bir yılın özeti: Baskının bilançosu
Sadece geçtiğimiz yılın verileri bile basın üzerindeki baskının boyutunu gözler önüne sermektedir:
Gazeteciler 610 kez hâkim karşısına çıktı,
95 gazeteci gözaltına alındı,
39 gazeteci tutuklandı.
Bu rakamlar, gazeteciliğin neredeyse başlı başına bir “yargılanma riski” ile yapılır hâle geldiğini göstermektedir.
Mesleğin ağırlaşan koşulları
Gazeteciler yalnızca cezaevleriyle değil; soruşturmalar, adli kontrol kararları, seyahat yasakları, gözaltılar ve özellikle “terörle mücadele” yasaları kapsamında yöneltilen ağır suçlamalarla da karşı karşıya kalmaktadır. Bu baskı ortamı, sadece gazetecileri değil, toplumun doğru ve güvenilir bilgiye erişim hakkını da doğrudan zedelemektedir.
10 Ocak bugün ne anlama geliyor?
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü yalnızca gazetecilerin günü değildir; aynı zamanda basın özgürlüğünü savunma günüdür. Basın özgürlüğü olmadan demokratik bir toplumdan söz etmek mümkün değildir. Haber yapan, sorgulayan, araştıran gazetecilere sahip çıkmak; halkın bilgiye erişim hakkına sahip çıkmaktır.
Bu nedenle gazetecilerin tutuklanmalarına dur demek, yargı baskılarını sonlandırmak ve özgür, bağımsız basını güçlendirmek, hepimizin ortak sorumluluğudur.
İyi ki 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü var özgür basının önemini bir kez daha hatırlayabilmemiz için.
