Aydınlık’ta Kaz Dağları depremi: Sert sözlerle veda etti

Vatan Partisi lideri Doğu Perinçek'e yakın medya kuruluşlarından Aydınlık, Kaz Dağları'nda binlerce ağacın kesilmesine neden olan katliama sahip çıkmıştı. Aydınlık gazetesinde, Kaz Dağları’ndaki protestoları eleştiren yazı ve haberler yer almıştı.

Aydınlık’ın yazarları ise gazetenin bu tutumunu eleştirmişti. Gazeteden ilk istifa haberi de geldi. Gazete yazarlarından Mecit Ünal, sert sözlerle gazeteden ayrıldı.

Vatan Partisi Genel Sekreteri Utku Reyhan, önceki gün yaptığı açıklamada, Çanakkale’deki altın madeni aramalarına karşı yapılan eylemleri düzenleyen derneğin AB’den para aldığını iddia etmişti. Reyhan, paranın Türkiye’de maden çıkarılmaması, ekonomiye katkı sağlanmaması için verildiğini ileri sürmüştü.

Yine Aydınlık gazetesinde de, Kaz Dağları’ndaki protestoları eleştiren yazı ve haberler yer almıştı. Aydınlık yazarı Mecit Ünal ise, konuyla ilgili olarak yaptığı yazılı açıklamayla, gazetesinden zehir zemberek sözlerle ayrıldı.

Utku Reyhan’ın sözlerini sert bir şekilde eleştiren Ünal, Reyhan’ın, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği suçlamasını, “ibret verici” olarak niteledi.

Mecit Ünal, “Vatan Partisi işi gücü bırakmış doğa mücadelesi yürüten bir derneği hedef alıyor. Hem de Kazdağları’nın altı üstüne getirilirken. Hem de bir gecede binlerce ağacın kesilebildiği bir Türkiye’de doğa katliamlarının hayatı tehdit eder bir hal kazandığı zamanda” diye ifade ederken, “Dün Aydınlık Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa İlker Yücel ile Vatan Partisi Genel Sekreteri Utku Reyhan’a yazdığım mektupla kendileriyle fikri hiçbir bağımın kalmadığını bildirdim” dedi.

“Kazdağları vatandır!” diyen Ünal, “Topraklarımız üzerinde nerede dikili bir ağaç, bir çiçek, bir ot, börtü böcek, bir hayat varsa orasıdır vatan” dedi.

Öte yandan, Aydınlık gazetesi yazarı Yavuz Alogan da, bugün yaptığı açıklamada, isim vermeden Aydınlık gazetesine çatmıştı.

Mecit Ünal’ın “Zorunlu bir açıklama” başlığıyla yaptığı zehir zemberek açıklama şu şekilde:

“Vatan Partisi Genel Sekreteri Utku Reyhan ile Balıkesir İl Başkanı Emre Albayrak’ın ayrı ayrı yaptıkları basın açıklaması ile Kazdağları’nı daha şimdiden 195 bin ağacı katlederek yağma ve talan edecek emperyalist maden şirketlerinden Alamos Gold’un iddialarını tekrarlayarak Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’ni suçlaması bu partinin geldiği yeri göstermesi açısından ibret vericidir.

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’nin sıradan bir üyesi olsaydım bu suçlamalara –belki de- gülüp geçerdim. Ancak aynı zamanda Vatan Partisi’nin İşçi Partisi dönemi bakiyelerinden biri ve -2018 Aralık’ından beri fiilen yazmamakla birlikte- bir Aydınlık gazetesi yazarı olarak bu suçlamaya sessiz kalmam düşünülemez.

Vatan Partisi işi gücü bırakmış doğa mücadelesi yürüten bir derneği hedef alıyor. Hem de Kazdağları’nın altı üstüne getirilirken. Hem de bir gecede binlerce ağacın kesilebildiği bir Türkiye’de doğa katliamlarının hayatı tehdit eder bir hal kazandığı zamanda.

Şöyle etraflarına baksalar görecekler durumun vahametini; ama onlar kurulacak bir “milli hükümet”te yer alacakları hayali içinde her fırsatta karşı olduklarını söyledikleri emperyalizmin yanında saf tutarak eğrisi ve doğrusuyla vatan topraklarını savunan bir dernekle uğraşmayı seçiyor ve suçluyorlar. Üstelik konuya duyarlı Vatan Partisi tabanı hilafına. Geçen yıl bu zamanki günlerde gazetede yaşadığımız Aziz Nesin tartışmasında olduğu gibi bu olayda da duyarlı Vatan Partililerin doğa ve yaşam mücadelesi yürütenlerden yana oldukları açıktır. Nitekim basın açıklamasında belirtilen istifa eden 7 kişinin dışında da dernekten istifa etmeyen Vatan Partili arkadaşlar bulunmakta ve derneğin üyeleri arasında, yıllardır ekoloji mücadelesi yürüten bir Aydınlık yazarı daha yer almaktadır.

Benim Aydınlık gazetesi yazarı olduğumu bilen, ama, ancak geçen yılın temmuz ayında gazete ile arama koyduğum mesafeyi bilmeyenlerin tavrımı merak etmeleri doğaldır. O günlerde Aziz Nesin’le ilgili bir tartışmayla başlayan süreçte, Aralık ayında yazılarıma “kitap çalışmalarım nedeniyle” bir süre ara verme gereği duydum. Süreçte o tartışmada bana karşı alınan tavrın -benden önce de Ender Helvacıoğlu, Mehmet Ali Güller, Haldun Çubukçu, Ali rıza Özkan, Sadık Usta gibi yazarlara karşı alınmıştı,- bugün halen yazmakta olan bazı yazarlara karşı da sürdürülmekte olduğunu gördüm. Şimdi bu mesafe dünkü basın açıklamasıyla birlikte aşılmaz, üstünden atlanılmaz bir uçurum derinliği kazanmıştır.

Dün Aydınlık Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa İlker Yücel ile Vatan Partisi Genel Sekreteri Utku Reyhan’a yazdığım mektupla kendileriyle fikri hiçbir bağımın kalmadığını bildirdim.

1993’ten bugüne yaklaşık 26 yıldır muhabir, düzeltmen, editör, program yapımcısı, yayın yönetmeni ve yazar olarak hep “makine dairesi”nde bulunduğum ve çok şey öğrendiğim ama çok şey de kattığım, kültür-sanat ve edebiyat alanında kimsenin el atmadığı konulara uzandığım, kimsenin girmediği mücadelelere girdiğim, yazarken her sözcüğü özenle seçip her cümle üzerinde kırk kere düşündüğüm, şiirden esirgediğimi düzyazıya verdiğim, boş laf etmediğim, sade suya tirit yazmadığım, kapısından tek bir eğri sözün dahi girmeyeceğine inandığım ve sokmadığım Aydınlık’tan bu şekilde ayrılmak hüzün verici, ama gerekli.

Ortada daha bu basın açıklaması yokken iki gün önce paylaştığım notta dediğim gibi…

Topraklarımız üzerinde nerede dikili bir ağaç, bir çiçek, bir ot, börtü böcek, bir hayat varsa orasıdır vatan!

Başta Kazdağları olmak üzere tüm dağlarımızı, akan akmayan tüm sularımızı, havamızı ve toprağımızı, yeraltı ve yer üstü tüm varlıklarımızı emperyalist şirketlerle ve onların yerli taşeronlarının yağma ve talanına karşı savunmaktır asıl vatan mücadelesi. Bu mücadeleye Alamos Gold’un, Newmont’un, Teck Cominco’nun, milletin anasını sinkaf eden Mehmet Cengiz’in ağzıyla karşı çıkmak ise tanımını yapmakta güçlük çektiğim bir tavırdır, ihanettir! Ve ben “Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür bir şairim” bunu söylemek görevimdir.”

Daha önce de Vatan Partisi ve Aydınlık gazetesiyle Ulusal Kanal’ın Erdoğan’a destek vermesi sonucu gazeteden üç yazar ayrılmıştı.

En çok okunan haberler

“Her şey çok güzel olacak” demeyen ünlüler İBB’den milyonları götürmüş

Yeniçağ gazetesi yazarı Murat Ağırel, İBB ihalelerinden yandaş sanatçılara giden paraları yazdı.

Kalın’dan ‘İstanbul ve Ankara’ya da kayyım atanacak’ iddiasına yanıt: Seçilmiş olmak kimseyi masum kılmaz

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, İdlib'de Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) konvoyuna yönelik saldırıya ilişkin, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile telefon görüşmesi yapacak" şeklinde konuştu.

Abdülkadir Selvi’den dikkat çeken çıkış: Devlet pusuya mı yattı?

AKP'ye yakınlığı ile bilinen Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi, "Hadi şeytanın avukatlığını yapayım. Devlet pusuya mı yattı?" diye sordu.

Damadın üstü çizildi, bakın yerine kim geliyor?

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, kabine içinde tartışılan isimlerin başında gelen Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın üzerini çizdiği iddia edildi

CHP’ye yakın anket şirketinden CHP’yi ayağa kaldıracak anket sonuçları

Yerel seçimlere yaklaşırken büyükşehirlerdeki oy dağılımlarını, ittifakların söylemlerinin belirlediğini söyleyen Gezici Araştırma Genel Müdürü Murat Gezici “Kutuplaştırma yerine sorunları çözmeye dönük söylem adayın puanını arttırıyor. Buna göre; İstanbul, Ankara, Aydın, Hatay Cumhur İttifakı AKP adayları, Adana Cumhur İttifakı MHP adayı, Bursa Millet İttifakı CHP adayı ve Mersin’de İYİ Parti adayının önde olduğu görülüyor”. dedi.

‘Erdoğan’ın Mardin temsilcisiyim’ diyen rektör görevden alındı

Görevi döneminde birçok skandalla anılan Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Ahmet Ağırakça görevinden alındı. Ağırakça, göreve getirilirken "Ben Erdoğan’ın Mardin temsilcisiyim” sözlerinin ardından, görevden alınmasıyla "Mardin'e yapılacak en büyük kötülük yapılmıştır" ifadelerini kullandı.

Bakanlık, Muğla yangınında THK yardımını kabul etmemiş

İzmir'in Karabağlar ilçesinde başlayıp Seferihisar ve Menderes'e sıçrayan orman yangınında gündeme gelen THK uçaklarına dair yeni ayrıntılar ortaya çıktı.

Ekrem İmamoğlu’ndan ‘tatile gitti’ eleştirilerine yanıt

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, tatile gitmesiyle ilgili eleştirilerine yanıt verdi. İmamoğlu, "Son gidişim evlatlarım son günlerindeydi, zaten birini alıp geri dönmem gerekiyordu. Alıp geri döndüm. Bu da babalık vazifesi" dedi.

Türkiye Barolar Birliği’nden son dakika kayyum açıklaması

Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanlarının İçişleri Bakanlığı işlemleriyle görevden uzaklaştırılması ile ilgili Türkiye Barolar Birliği'nden (TBB) açıklama geldi. TBB, "Görevden uzaklaştırma işlemi, geçici nitelikte bir tedbirdir. Bu sebeple, bir an önce ilgililer hakkında açıldığı söylenen soruşturmaların sonuçlandırılması ve tüm sürecin en şeffaf şekilde yönetilmesi beklenmektedir" açıklamasını yaptı.

ABD Büyükelçiliği: Söylentiler gerçek dışı

ABD Büyükelçiliği, Türkiye’deki ABD vatandaşlarına yönelik acil durum mesajı yayınlandığına dair sosyal medyada yer alan söylentilerin gerçek dışı olduğunu duyurdu.

Haydarpaşa’da parça parça yağma hazırlığı

Koruma Kurulu, Haydarpaşa Garı arazisindeki bazı taşınmazların yıkılmasına karar verdi. Kararla birlikte alanın ticari işletmelere devrinin yolu açıldı.

Metin Feyzioğlu A Haber’de Saray’a gitmeyen avukatları topa tuttu: Sizin evinizde mi açıklanacaktı?

Saray’ın Adli Yıl Açılış Törenine katılma kararı alan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, A Haber’de Sarayın davetine katılmayan baroları eleştirdi.

Süleyman Soylu’dan Gül ve Davutoğlu’na: Dün bu mücadeleyi verdiğimiz bazıları…

Süleyman Soylu, HDP'li 3 belediyeye kayyum atanması hakkında açıklamada bulundu.