Perşembe / 26 Kasım 2020

Avusturya, Fransa ve sırada Almanya: Siyasal İslam’a yeni bir cephe mi açılıyor?

Viyana, Paris ve Berlin’de siyasal İslam ile mücadelede “legalist İslamcılık” da mercek altına alınıyor. CDU’lu vekil Christoph de Vries, siyasal İslamcılık ve legalist İslamcılık temsilcileriyle ilişkilerde “acilen bir yeni başlangıç” önerisinde bulundu.

204,567BeğenenlerBeğen
8,583TakipçilerTakip Et

Avrupa’da Hıristiyan demokratlar iktidarda kalmak veya iktidara gelebilmek için “İslamcılık madenini” yeniden keşfediyor. Son dönemde hızla yükselen aşırı sağın (sağ popülizmin) önünü kesmeyi hedefleyen sağ partiler, seçimlerden başarıyla çıkmak için toplumların İslam karşıtı duygularını kullanma hesapları yapıyor. Özellikle Fransa, Hollanda, Almanya, Avusturya gibi AB’nin zenginlerinde yayılan aşırı sağın İslam karşıtı tezlerine karşı “Cumhuriyet için siyasal İslam’la mücadele” tezleri sahneye çıkarılıyor.

Viyana’da sağcı Sebastian Kurz hükümeti ve Paris’te de en son öğretmen Samuel Paty cinayetini fırsat bilen bir başka sağ politikacı Emmanuel Macron, siyasal İslam’la mücadele başlığı altında yeni adımlar atarken, Berlin de ilginç sinyaller vermeye başladı. Hıristiyan demokrat iki partinin CDU ve CSU’nun, bu alanda yeni adımlar atmaya niyetli olduğu gözlendi. Bu arada Alman sosyal demokratlarının İslamcılıkla mücadelede yeterince “sınır çekici” olmadığı daha sık ileri sürülmeye başladı. Benzer bir suçlama, en son Viyana yerel seçimleri dolayısıyla Avusturya’da ve sosyal demokrat SPÖ için de dile getirilmişti.

RADİKAL İSLAM DEĞİL, LİBERAL MÜSLÜMANLAR

Hıristiyan demokrat CDU ile CSU’nun Meclis Grubu’nda dinsel cemaatlerden sorumlu milletvekili Christoph de Vries, siyasal İslam’a Almanya’da naif yaklaşıldığını iddia etti ve yeni bir başlangıç yapılmasını istedi. CDU iç politika sözcülerinden Christoph de Vries, Alman kurumlarının siyasal İslam’ın temsilcileriyle defalarca “pek rahat” bir ilişki kurduğunu ileri sürdü. Alman Basın Ajansı DPA’nın sorularını yanıtlayan Hıristiyan demokrat politikacı, örnekler de vererek, şöyle konuştu:

“Eğer siyasal İslam temsilcileri demokrasi düşmanı, aşırı uçtaki ve şeriat modelli antisemitik ideolojisini bir engelle karşılaşmadan yayabiliyorsa ve buna yönelik her eleştiriyi İslam düşmanlığı diye damgalayıp aşağılıyorsa, Almanya’da toplumsal barış ve beraberlik tehlikededir. Bu kurumların bazı görevlilerinin dışa yönelik dostça yüzleri, bu örgütlerin içindeki totaliter eğilimlerde herhangi bir değişiklik yaratmamaktadır.”

“Görünüşe aldanmayalım, bunlar tehlikeli” görüşünü farklı ifadelerle savunduğu gözlenen Hıristiyan demokrat politikacı, örnek olarak Müslümanlar Merkez Konseyi (Zentralrat) Genel Sekreteri Nurhan Soykan’ın Dışişleri Bakanlığı danışmanı olarak istihdam edilmesini ve Islamic Relief Deutschland’ın (IRD) Federal Kalkınma Bakanlığının Uluslararası İşbirliği Kurumu paralarıyla teşvik edilen bir projeye katılmış olmasını gösterdi.

CDU milletvekili Christoph de Vries radikal Müslümanların değil, artık Almanya’da barış içinde yaşayan ve ezici çoğunluğu oluşturan liberal Müslümanların teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.

De Vries geçen ay Deutsche Gesellschaft für Internationale Zusammenarbeit (Kalkınma için Uluslararası İşbirliği-GIZ) Başkanı Tanja Gönner’e bir mektup yazarak Islamic Relief Deutschland (IRD) örgütüne yönelik desteğin kesilmesini istemiş ve gerekçe olarak bu örgütün Müslüman Kardeşler’e ve onunla bağlantılı örgütlere yakınlığını göstermişti.

KUŞKULU İSLAMİ KURULUŞLAR

Alman Dışişleri Bakanlığı, Müslümanlar Merkez Konseyi Başkan Yardımcısının da katıldığı “Din ve Dış Politika” projesini, gelen eleştiriler üzerine, geçici olarak dondurduğunu açıklamıştı. Nurhan Soykan’ın burada görevlendirilmesini eleştirenler, aynı şekilde ülkücü harekete yakın olduğu gerekçesiyle ATİB’in, Müslümanlar Merkez Konseyi (Zentralrat) üyeliğini öne çıkarmışlardı. İç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Dairesi, ATİB’in aşırı sağdaki “ülkücü hareketle” yakın bağlantı içinde olduğunu ileri sürüyor.

Müslümanlar Merkez Konseyi, Alman Müslümanlar Topluluğu’na (DMG) geçen yılın aralık ayında çağrı yaparak mahkemede açıklık kazanıncaya kadar Konsey’deki üyeliklerini dondurmalarını istemişti. Yine iç istihbarata göre, DMG de Müslüman Kardeşler’in Almanya’daki merkezi örgütü. Bu örgüt, İslami temellere dayalı bir toplum düzeni hedefi için çalışıyor ve legalist İslamcılık olarak biliniyor, ancak şiddet kullanmıyor.

KAYNAK: +49-BERLİN

Son Haberler

AP’de Türkiye için kritik oturum: Üyelik müzakerelerinin durdurulması isteniyor

Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz başkanlığında düzenlenen ve Türkiye'nin AB ile müzakerelerinin geleceğinin tartışıldığı oturumda iki büyük grup müzakerelerin durdurulmasını talep etti. Devam eden...

İran’dan ABD’ye tehdit

İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları uzatma kararını değerlendirdi. Hamaney, "ABD'nin İran'a yaptırımları 10 yıl için uzatması nükleer anlaşmanın ihlali olabilir. Tahran kesinlikle misillemede bulunacaktır" dedi.

Merkel’den Türkiye için ‘kaygılıyız’ açıklaması: Alarm veriyor

Alman Federal Meclisi'ndeki bütçe görüşmelerine 'Türkiye' damgasını vurdu. Başbakan Merkel, Türkiye'deki gelişmelerin kaygı verici olduğunu, bazı değerlerin alarm verdiğini söyledi. Merkel, Türkiye ile görüşmelerin kesilmesinden yana olmadığını da belirterek, olumsuzlukları dile getirmeye devam edeceklerini söyledi.

Eski İtalya Başbakanı Berlusconi’den Türkiye uyarısı

Eski İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, Avrupa Birliği’nin (AB), Türkiye ile ilişkilerini kesmesi halinde, bu ülkede bulunan 2 milyon 400 bin sığınmacının Avrupa’ya gönderilebileceğini söyledi. İtalyan devlet kanalı RAİ 1’de dün gece yayınlanan “Porta a Porta” adlı programa konuk olan Forza Italia (Haydi İtalya) partisi lideri Silvio Berlusconi, sığınmacı krizine de değindi.

Trump: CNN’den nefret ediyorum

ABD medyası, müstakbel başkan Donald Trump'ın medya temsilcileriyle pazartesi günü yaptığı toplantıda yayın kuruluşlarına ağır suçlamalar yönelttiğini yazdı. Buna göre Trump toplantıda "CNN'den nefret ediyorum" dedi.

Gündem

Mete Yarar, Deniz Zeyrek’in kendisine fare dediğini söyleyerek yayını terk etti!

Deniz Zeyrek ile tartışan Mete Yarar Habertürk yayını terk etti.

Haşmet Babaoğlu ile Hıncal Uluç arasında korona virüs tartışması

Hıncal Uluç, "En yakın arkadaşımdı" dediği Haşmet Babaoğlu'nun korona virüsüyle ilgili 'Mutasyon' başlıklı yazısına "Yahu bilimle de dalga geçen Haşo!" ifadesiyle tepki gösterdi. Babaoğlu da "Önce doğru düzgün okuyun. Yazdıklarımı çarpıtarak alıntılamak ayıptır" diye yanıtladı.

CHP’li vekil: Covid-19 kaynaklı günlük ölüm sayısı 1000

CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Covid-19 kaynaklı ölümlere ilişkin yeni iddialarda bulundu.

Koca uzun aradan sonra ‘vaka’ sayılarını açıkladı, siyasilerden ve STK’lerden tepki yağdı: “Bakanlığınızın yüzü yok”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın uzun bir aranın ardından vaka sayılarını açıklamasına siyasilerden ve sivil toplum kuruluşlarından "Madem iddialarımız doğruydu neden daha önce açıklamadınız" tepkileri geldi.

Kızının yanında eşini yakarak öldüren erkek: Serviste ön koltuğa oturduğu için kıskandım

Diyarbakır’da, tartıştığı kocası tarafından diri diri yakılan Güllü Yılmaz’ın, şiddet gördüğü için Kadın Sığınma Evine yerleştiği, zanlı tarafından ikna edilip çıkarıldıktan sonra öldürüldüğü belirlendi.