Avusturya, Fransa ve sırada Almanya: Siyasal İslam’a yeni bir cephe mi açılıyor?

Viyana, Paris ve Berlin’de siyasal İslam ile mücadelede “legalist İslamcılık” da mercek altına alınıyor. CDU’lu vekil Christoph de Vries, siyasal İslamcılık ve legalist İslamcılık temsilcileriyle ilişkilerde “acilen bir yeni başlangıç” önerisinde bulundu.

Avrupa’da Hıristiyan demokratlar iktidarda kalmak veya iktidara gelebilmek için “İslamcılık madenini” yeniden keşfediyor. Son dönemde hızla yükselen aşırı sağın (sağ popülizmin) önünü kesmeyi hedefleyen sağ partiler, seçimlerden başarıyla çıkmak için toplumların İslam karşıtı duygularını kullanma hesapları yapıyor. Özellikle Fransa, Hollanda, Almanya, Avusturya gibi AB’nin zenginlerinde yayılan aşırı sağın İslam karşıtı tezlerine karşı “Cumhuriyet için siyasal İslam’la mücadele” tezleri sahneye çıkarılıyor.

Viyana’da sağcı Sebastian Kurz hükümeti ve Paris’te de en son öğretmen Samuel Paty cinayetini fırsat bilen bir başka sağ politikacı Emmanuel Macron, siyasal İslam’la mücadele başlığı altında yeni adımlar atarken, Berlin de ilginç sinyaller vermeye başladı. Hıristiyan demokrat iki partinin CDU ve CSU’nun, bu alanda yeni adımlar atmaya niyetli olduğu gözlendi. Bu arada Alman sosyal demokratlarının İslamcılıkla mücadelede yeterince “sınır çekici” olmadığı daha sık ileri sürülmeye başladı. Benzer bir suçlama, en son Viyana yerel seçimleri dolayısıyla Avusturya’da ve sosyal demokrat SPÖ için de dile getirilmişti.

RADİKAL İSLAM DEĞİL, LİBERAL MÜSLÜMANLAR

Hıristiyan demokrat CDU ile CSU’nun Meclis Grubu’nda dinsel cemaatlerden sorumlu milletvekili Christoph de Vries, siyasal İslam’a Almanya’da naif yaklaşıldığını iddia etti ve yeni bir başlangıç yapılmasını istedi. CDU iç politika sözcülerinden Christoph de Vries, Alman kurumlarının siyasal İslam’ın temsilcileriyle defalarca “pek rahat” bir ilişki kurduğunu ileri sürdü. Alman Basın Ajansı DPA’nın sorularını yanıtlayan Hıristiyan demokrat politikacı, örnekler de vererek, şöyle konuştu:

“Eğer siyasal İslam temsilcileri demokrasi düşmanı, aşırı uçtaki ve şeriat modelli antisemitik ideolojisini bir engelle karşılaşmadan yayabiliyorsa ve buna yönelik her eleştiriyi İslam düşmanlığı diye damgalayıp aşağılıyorsa, Almanya’da toplumsal barış ve beraberlik tehlikededir. Bu kurumların bazı görevlilerinin dışa yönelik dostça yüzleri, bu örgütlerin içindeki totaliter eğilimlerde herhangi bir değişiklik yaratmamaktadır.”

“Görünüşe aldanmayalım, bunlar tehlikeli” görüşünü farklı ifadelerle savunduğu gözlenen Hıristiyan demokrat politikacı, örnek olarak Müslümanlar Merkez Konseyi (Zentralrat) Genel Sekreteri Nurhan Soykan’ın Dışişleri Bakanlığı danışmanı olarak istihdam edilmesini ve Islamic Relief Deutschland’ın (IRD) Federal Kalkınma Bakanlığının Uluslararası İşbirliği Kurumu paralarıyla teşvik edilen bir projeye katılmış olmasını gösterdi.

CDU milletvekili Christoph de Vries radikal Müslümanların değil, artık Almanya’da barış içinde yaşayan ve ezici çoğunluğu oluşturan liberal Müslümanların teşvik edilmesi gerektiğini söyledi.

De Vries geçen ay Deutsche Gesellschaft für Internationale Zusammenarbeit (Kalkınma için Uluslararası İşbirliği-GIZ) Başkanı Tanja Gönner’e bir mektup yazarak Islamic Relief Deutschland (IRD) örgütüne yönelik desteğin kesilmesini istemiş ve gerekçe olarak bu örgütün Müslüman Kardeşler’e ve onunla bağlantılı örgütlere yakınlığını göstermişti.

KUŞKULU İSLAMİ KURULUŞLAR

Alman Dışişleri Bakanlığı, Müslümanlar Merkez Konseyi Başkan Yardımcısının da katıldığı “Din ve Dış Politika” projesini, gelen eleştiriler üzerine, geçici olarak dondurduğunu açıklamıştı. Nurhan Soykan’ın burada görevlendirilmesini eleştirenler, aynı şekilde ülkücü harekete yakın olduğu gerekçesiyle ATİB’in, Müslümanlar Merkez Konseyi (Zentralrat) üyeliğini öne çıkarmışlardı. İç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Dairesi, ATİB’in aşırı sağdaki “ülkücü hareketle” yakın bağlantı içinde olduğunu ileri sürüyor.

Müslümanlar Merkez Konseyi, Alman Müslümanlar Topluluğu’na (DMG) geçen yılın aralık ayında çağrı yaparak mahkemede açıklık kazanıncaya kadar Konsey’deki üyeliklerini dondurmalarını istemişti. Yine iç istihbarata göre, DMG de Müslüman Kardeşler’in Almanya’daki merkezi örgütü. Bu örgüt, İslami temellere dayalı bir toplum düzeni hedefi için çalışıyor ve legalist İslamcılık olarak biliniyor, ancak şiddet kullanmıyor.

KAYNAK: +49-BERLİN

Son Haberler