Avrupa Parlamentosu’ndaki kritik isimden CHP’ye: Kapıyı sadece tıklat

Avrupa Parlamentosu’na yeniden seçilen milletvekili İsmail Ertuğ, AP içinde bağları kopan AKP’den sonra Avrupa’da meydanın CHP ve HDP’ye kaldığına işaret etti. Sosyal demokrat siyasetçi Ertuğ CHP’yi bu şansı iyi değerlendirmeye ve Avrupa’nın kapısını “sadece tıklatmaya” davet etti.

Avrupa Parlamentosu’nda 2009 yılından bu yana sandalye sahibi olan ve 26 Mayıs seçimlerinde Almanya Sosyal Demokrat Partisi’nden (SPD) üçüncü kez milletvekili seçilen İsmail Ertuğ, Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) Avrupa ile daha güçlü işbirliği yapma çağrısında bulundu.

Avrupa Parlamentosu’ndaki (AB) İlerici İttifak Sosyalistler ve Demokratlar (S&D) Meclis Grubu Üyesi İsmail Ertuğ, CHP’nin Türkiye’nin Avrupa Parlamentosu ile ilişkilerinin daha etkin ve etkili olması gerektiğini, AP ile daha güçlü işbirliği içine girmesi gerektiğini söyledi. Avrupa Muhafazakârlar ve Reformcular İttifakı (ACRE) ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) ile bağları kesilen AKP’den sonra Avrupa Parlamentosu’nda CHP’nin önemli bir fırsatı eline geçirdiğine vurgu yapan 43 yaşındaki SPD’li siyasetçi, HALKWEB’in konuya ilişkin sorularını yanıtladı.

SPD’nin oy kaybında Türkiye kökenli seçmenin rolüyle ilgili olarak “AKP’nin kışkırttığı seçmen SPD’yi cezalandırdı“ yorumunu yapan ve yeni AP döneminde aşırı sağcı, milliyetçi ve sağ popülistlerin güç kazanmasının Türkiye’ye etkilerini görüştüğümüz İsmail Ertuğ’un anlattıklarından satır başları şöyle:

“SODEM CHP’DEN DAHA ETKİLİ”

-AKP’nin, Avrupa Muhafazakârlar ve Reformcular İttifakı (ACRE) ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) ile bağları kesildi. CHP’nin Avrupa ile ilişkisi ne durumda?

İSMAİL ERTUĞ – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Sosyalist Enternasyonal ve Avrupa Sosyalist Partisi (PES) Yönetim Kurulu Üyesi. PES üzerinden Avrupalı merkez sol, sosyal demokratlarla bağlantısı var. Üstelik Avrupa Parlamentosu’nda ve AB’de CHP’ye yönelik bir sempati var. Ancak CHP bu sempati ile yetiniyor. Oysa bunun dışına çıkılabilir. CHP ile operasyonel işbirliğimiz yok. CHP yurtiçi politikalarına ağırlık veriyor, Avrupa Parlamentosu ile çalışmalara ağırlık verdiği söylenemez. Açık söylemek gerekirse İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer başkanlığındaki Sosyal Demokrat Belediyeler Derneği (SODEM), AP ile işbirliğinde çok daha etkili, çok daha aktif.

“TÜRKİYE RAPORTÖRLÜĞÜ SAĞ POPÜLİSTLERE VERİLMEZ”

-Korkulan oldu ve Avrupa’da sağ popülistler, milliyetçiler Avrupa Parlamentosu’nda da güç kazandılar. Türkiye’yi yeni dönemde AB ile ilişkilerde nasıl bir süreç bekliyor?

İSMAİL ERTUĞ – Kolay olacağını söyleyemeyiz belki ama Türkiye için çok daha zor ve kötüleşen bir sürece gireceğimizi de söyleyemeyiz. Örneğin Türkiye raportörlüğü sağ popülistlere verilmez. Milliyetçiler de onu istemezler zaten. Sağ popülistler için talepleri arasında listede en son sıralarda yer alan bir konu bu. Ayrıca AP hâlâ büyük oranda demokratik partilerden siyasetçilerden oluşuyor. Temmuz ayından itibaren komisyonlar ve başkanlar belirlenecek. Eylülde netlik kazanacak. Aşırı sağcıları komple bloke etme gücümüz de olabilir. Rehavete girmemek gerek, ama çok da büyütmemek lazım. Daha fazla bağırıp, seslerini daha fazla duyuracaklardır. Ama bu olabilir de olmayabilir de. Alacakları görevlere bağlı. Komisyon başkanlığından, raportörlükten sağ popülistleri dışlayabilirsek seslerini çıkaramazlar, ama ele geçirirlerse işte o zaman elbette eskisinden fazla ses çıkarabilirler.

“MÜZAKERELERİ AB DEĞİL TÜRKİYE BİTİRİR”

– Olumlu küçük bir ihtimalden söz edilebilir mi? Örneğin yeni dönemde Türkiye ile AB arasında yeniden bir diyalog zemini umulabilir mi?

İSMAİL ERTUĞ – Yeni dönemde de Türkiye’nin AB üyelik müzakereleri konusunda bir adım atılmasını beklemek doğrusu hayalcilik olur. Hâlâ Türkiye kökenlilerin “Macron konuşurken bir kelime de genişlemeden söz etmedi” demesi bir şeyi gösteriyor: Hiçbir şey anlamamışlar. Türkiye’de demokrasinin işlemesi gerekiyor. İnsan hakları, basın ve ifade özgürlüğü, hukuk devleti gibi alanlarda adım atılması gerekiyor. Bunlar yapılmadığı sürece, ki bunların sağ popülistlerle bir alakası yok, müzakereler askıda kalacaktır. Bununla birlikte durumun çok da kötüleşeceğini düşünmüyorum. Müzakereler zaten durmuş vaziyette. Bitebilmesi ise Türkiye isterse olur.

“SURİYE KOZU DEVAM EDİYOR”

– Türkiye tamamen kopmak ister mi ?

İSMAİL ERTUĞ: Türkiye-AB müzakereleri dondurulmuş olarak kalacaktır ama daha fazlası olmaz. Türkiye de istemez zaten. Çünkü AB fonlarından iyi para alıyor. Bununla birlikte vize serbestisini ummak, Gümrük Birliği’nin derinleştirilmesini beklemek hayalcilikten öteye geçmez. Diğer taraftan Avrupa da mülteci sorunu, ticari ilişkiler, güvenlik ve enerji gibi nedenlerden dolayı Türkiye’den vazgeçmeyi göze alamaz. En azından Suriye sorunu devam ettiği sürece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Avrupa’ya karşı önemli bir kozu elinde tutacağını söyleyebiliriz.

“BÜYÜK KOALİSYONLAR SOSYAL DEMOKRATLARI ZAYIFLATTI”

-AP seçimlerinde en fazla oy kaybeden parti ise Sosyal Demokrat Parti (SPD) oldu. Siz listedeki konumu iyi olan adaylardan biriydiniz ve yeniden parlamentoya seçildiniz. Üçüncü dönem AP’de SPD için siyaset yapacak bir isim olarak oy kaybını neye bağlıyorsunuz?

İSMAİL ERTUĞ – Evet bir kez daha Avrupa Parlamentosu’na seçildim, ama ne yazık ki sevinemedim. Sosyal demokrasinin zarar görmesine çok üzüldüğümü söylemem gerekiyor. Oy kaybında Avrupa’da kurulan büyük koalisyon hükümetlerinde yer alan sosyal demokratların konumu etkili oldu. Avusturya, Hollanda gibi güçlü ülkelerde başka aritmetik oluşamadığından büyük koalisyonla yönetmeye çalıştılar ve sosyal demokratlar bu işten hep zararlı çıktı. İpler muhafazakâr tarafın elinde olduğundan sosyal demokratlar hep uzlaşı üzerinden gitmek zorunda kaldı.

Kemer sıkma politikaları bizlere çok zarar verdi. Sosyal demokrasi bu dönemin zorluklarına gereken cevabı bulamadı. Sağ popülistler politikalarını korku üzerine inşa ediyorlar. Onların seçmen profili bu politikalara kanıyor. Milliyetçiler, insanları da bu şekilde topluyorlar. Ancak ilerici seçmene bu tür politikalar etki etmiyor. Onlar üreten, temeli olan güçlü politikalar istiyorlar. Çoğu insanın gözünde Avrupa Birliği başarı projesi olmaktan çıkıp teknokrat, bürokratik bir sistem haline dönüştü. Sosyal demokratların cezalandırılması AB’nin reform sürecini geciktirmesinden de kaynaklandı. İklim, enerji gibi konularda,gelir dağılımın adaletsizliği gibi konularda çözümler, formüller üretemedi. Siz cevap sunamadığınızdan dolayı seçmen de halk partilerinden kayıp küçük partilere yöneliyorlar. Aslına bakarsanız bu sefer muhafazakâr taraf da kaybetti.

“ERDOĞAN’IN SİYASETİ TÜRK KÖKENLİ SEÇMENİ KÜSTÜRDÜ”

– Alman Vakıfları Göç ve Uyum Bilirkişi Konseyi’nin 2018 yılında yayınlanan bir araştırması göçmen kökenli seçmenin sadece yüzde 25’inin SPD’yi iyi bulduğuna işaret ediyor. Oysa ğ 3 yıl önce SPD yüzde 40,1’lik oranla göçmenler arasında en sevilen Alman partisiydi. SPD’nin son yıllarda göçmen partisi yönündeki şöhretini kaybetmesini ve özellikle Türkiye kökenli seçmenin sırtını SPD’ye dönmesini neye bağlıyorsunuz?

İSMAİL ERTUĞ – SPD her zaman göçmenlere yönelik politikalara ağırlık vermiş bir partidir ve bu duruşundan asla vazgeçmedi. Partimiz göçmen dostu politikaları sürdürüyor.
Buradaki Türkiye kökenli insanların muhafazakâr olması ise çok önemli bir nokta. Avrupa’nın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik açık eleştirileri Türkiye kökenli seçmeni küstürdü. “Türkiye Erdoğan’dan ibaret değil” deseniz bile kimse dinlemiyor. Sahil şeritleri sosyal demokrat belediyelerin elinde deseniz de Alman turist Erdoğan’ı desteklememek için Türkiye’ye gitmiyor. Türkiye’deki AKP iktidarı Avrupa’ya yönelik söylemleriyle aslında iç siyaset yapıyor. Biz bunu biliyoruz. Ancak Avrupa’nın popülist yaklaşımda olan partileri bunu kullanıyor. Avrupa toplumunda korku ve endişe yaratan siyaset izliyorlar.

Öte yandan AKP ye dönersek, 17 yıllık iktidar döneminde diaspora Türklerinin hangi sorununa çözüm bulabilmiştir? Uyum politikalarını daha da zorlaştırdığını görüyoruz. Böylelikle buradaki insanına faydasından çok zarar verdiğini söylemek durumundayız. Avrupa Parlamentosu’nda ya da Almanya içinde SPD’de yer alan Arif Taşdelen, Aydan Özoğuz ve daha niceleri Türkiye kökenli insanların, göçmenlerin hakları için mücadele veriyor. Buna karşılık Türk kökenli seçmen üstümüze geliyor. Oysa gerçekte senin sorunlarına kol kanat geren biziz. Sihirbazlık beklemek ise haksızlık oluyor. İşimiz zor. Bakın bas bas bağırdık “sağ popülistler geliyor” diye ama adamlar sabah akşam “a haber” izliyor. Türkiye’deki iç siyaset yüzünden buradaki insanlar için her şey sarpa sarıyor.

Sağ popülistler birleşse en az 100 sandalyelik bir blok oluşturabilir ve birçok kazanımı geriye çevirebilir. Türkiye kökenliler çoğunluk olarak ise ilgisiz ve duyarsız. Her şeye maddiyat perspektifinden bakıyorlar.

“1,5 MİLYON OYUN VAR, NEDEN BAŞARILI OLAMIYORSUN?”

Siyasete girmemde Hıristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisinin izlediği politikalara duyduğum tepki etkili oldu. Ancak CSU nihayetinde demokrasiye bağlı. Sağ popülist AfD için ise durum böyle değil. Türk toplumu uyumaya devam ettiği sürece, kimse sahip çıkmaz. Türklerin sünnetini, helal kesimi, cuma namazlarını her şeylerini AfD tartışmaya açtı. Oysa bunu Yahudi toplumuna asla yapamazlar. Peki, Yahudi toplumuyla Türkler neden yan yana gelmiyor? Onları yakan sağ eğilim Türkleri de yakar. Türkler artık Filistin konusunu bir kenara bırakmalı. Plak takılı kalmış. “3,5 milyonuz iş adamımız var” diye ahkâm kesmekle olmuyor. İş ciddiye bindiğinde ortada yoklar. Müslümanların kuruduğu BİG parti gibileri neden var ve neden yüzde 0,2’i aşamıyor? Ne oldu neden başaramadın? Oysa 1,5 milyon oy hakkın var. Türklerin öncelikle ellerindeki demokrat gücün ne olduğunun farkına varması gerekiyor. 60 yıla yaklaşıyoruz, neden bu acizlik hâlâ devam ediyor?

IŞIN TOYMAZ – NÜRNBERG

En çok okunan haberler

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’tan Erdoğan’a ağır hakaret!

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, ülkede iç savaş başladığından bu yana ilk kez İdlib'e gitti. Esad, Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında hakaret niteliğinde açıklamalar yaptı.

“PKK terör örgütü değildir” diyen AKP’li Orhan Miroğlu talk show’a çevirdiği canlı yayını böyle terk etti

CNN Türk'te Ahmet Hakan'ın sunduğu Tarafsız Bölge programında konuklar AKP eski milletvekili Orhan Miroğlu ve CHP'li eski vekil Aytuğ Atıcı birbirine girdi. 

Dünya bu mutabakatla çalkalanıyor! “Putin’in zaferi”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in gerçekleştirdiği Soçi zirvesine uluslararası basının ilgisi yoğundu. Toplantıda iki ülke arasında mutabakat sağlanırken, Dışişleri Bakanları Sergey Lavrov Rusça, Mevlüt Çavuşoğlu ise Türkçe olarak 10 maddelik anlaşmanın detaylarını açıkladı. Açıklamaların ardından ABD'nin önde gelen gazetelerinden NY Times "Putin'in zaferi" manşetini attı.

“CHP, 23 Haziran’da Kürtlerden aldığı desteği bir daha zor alır”

Türkiye'nin Suriye'deki Kürt bölgesine yönelik askeri harekatına Meclis'te tezkere oylamasına evet diyerek destek veren CHP'nin tavrı eleştiri konusu. Anamuhalefet partisi, son yerel seçimlerle Türkiye'nin en büyük kentlerini HDP'nin desteğiyle kazanmıştı.

“Her şey çok güzel olacak” demeyen ünlüler İBB’den milyonları götürmüş

Yeniçağ gazetesi yazarı Murat Ağırel, İBB ihalelerinden yandaş sanatçılara giden paraları yazdı.

‘Esad’tan Türkiye-Rusya mutabakatına tam destek’

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Suriyeli mevkidaşı Beşar Esad ile telefon görüşmesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la Soçi’de yaptığı görüşmeyle ilgili bilgi verdiğini belirtti. Peskov, 'Esad, Vladimir Putin’e teşekkür etti, çalışma sonuçlarına tam desteğini açıkladı' ifadelerini kullandı.

Dünya bu mutabakatla çalkalanıyor! “Putin’in zaferi”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in gerçekleştirdiği Soçi zirvesine uluslararası basının ilgisi yoğundu. Toplantıda iki ülke arasında mutabakat sağlanırken, Dışişleri Bakanları Sergey Lavrov Rusça, Mevlüt Çavuşoğlu ise Türkçe olarak 10 maddelik anlaşmanın detaylarını açıkladı. Açıklamaların ardından ABD'nin önde gelen gazetelerinden NY Times "Putin'in zaferi" manşetini attı.

Türkiye ve Rusya arasındaki tarihi anlaşmada dikkat çeken detay!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 6 saatlik görüşmenin ardından açıklama yaptı.

İşte Türkiye ve Rusya arasında imzalanan Soçi Mutabakatı’nın detayları

Erdoğan ve Rusya'nın Soçi'de yaptığı görüşme sonucunda 10 maddelik mutabakat açıklandı.

Aklı beş karış havada olan yandaş ÖSO karşıtlarına hakaret etti: Cihatçılar ‘Mustafa Kemal’in Millî Mücadelesi’nin benzerini’ yürütüyormuş!

AKP’li yazar Fuat Uğur, ‘SMO’ (Suriye Milli Ordusu)’ adı verilerek TSK’nın ‘Barış Pınarı’ harekatında yer alan ÖSO’cu güçleri savunurken akıl almaz benzetmelere başvurdu.

Göreme milli park olmaktan çıkarıldı

Cumhurbaşkanı Kararı ile Nevşehir Göreme ve çevresindeki alanın milli park olarak belirlenmesi hakkındaki Bakanlar Kurulu kararı yürürlükten kaldırıldı.