‘Atatürk İngilizlerle savaşmadı’ diyenlere belgeli yanıt!

Teke Tek programında Ankara'daki milli kurtuluş hareketinin İngilizlerle hiç savaşmadığı hatta bazı noktalarda işbirliği yapıldığı iddiasına tarihçi yazar Ümit Doğan'dan belgeli yanıt geldi.

Fatih Altaylı’nın sunduğu Teke Tek programına Dr. Erol Mütercimler ile Doç. Dr. Emrah Safa Gürkan konuk oldu. Programda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 100. yılı ve Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki mücadele süreci ele alındı. İki konuk da, Mustafa Kemal önderliğindeki milli mücadele savaşında İngilizlerle hiç savaşılmadığını öne sürdü. Hatta Ankara’daki İngilizlerin Atatürk’ü selamladığını öne sürdüler. Bir süredir, Atatürk’ü “İngiliz işbirlikçisi” diye karalamaya çabalayan kesimler, bu açıklamalara hararetle sarıldı.

Atatürk ve Cumhuriyet düşmanlığıyla bilinen Fatih Tezcan, bu açıklamaları kanıt göstererek tekrar Atatürk ve milli mücadeleye saldırdı. Tepkiler üzerine Doç. Dr. Gürkan, “Savaşmadık demedim, fiilen savaş yoktu” demek istedim diye açıklama yaptı.

Açıklamalara tepki gösteren tarihçi yazar Ümit Doğan, Milli mücadelede yalnız Yunan’la değil İngiltere ile de savaştık. Diplomatik olarak da savaştık, istihbarat açısından da savaştık, fiilen de savaştık. Hepsinin belgeleri elimizde. Onu da geç, İngiltere başkentimizi işgal etti, meclisimizi dağıttı, milletvekillerimizi tutukladı yahu” dedi.

Ardından Doğan sosyal medya hesabından, Türk kurtuluş hareketinin İngilizlere karşı verdiği mücadeleyi özetleyen tarihsel bilgiler paylaştı.

Doğan’ın açıklamaları şöyle:

“Milli Mücadelede İngilizlerle Savaşmadık Diyenlere Gösterelim. “Atatürk’ ün Musul’u kurtarmak için gönderdiği Şefik Bey ve Özdemir Harekâtı”. Şefik (Özdemir) Bey, 1 Şubat 1922’de Atatürk’ün talimatıyla direniş örgütlemesi ve Musul’u kurtarması için Kuzey Irak’a gönderildi.

1920 yılında Revandiz Türkmenleri işgalci İngilizlere karşı ayaklanarak Türk hükümetimden yardım istemişlerdi. TBMM hükümeti yüz kişilik zayıf bir kuvveti Musul’a gönderdi.

TBMM kuvvetlerinden güç alan Revandiz Türkmenleri, İngiliz güçlerini ani taaruzlar yıprattıkları gibi, iki İngiliz uçağını da düşürmeye muvaffak oldular.

İngilizler 16 Aralık 1921’de hava destekli karşılık verip Revandiz’e saldırsalar da, Babaçiçek Boğazı’nda yine ciddi kayıp yaşadılar.

Ocak 1922’de İngilizlerin saldırılarının artması nedeniyle Atatürk Fevzi Çakmak’tan bölgeye bir milis gücünün gönderilmesini istedi.

Bölgeye gönderilecek kişinin bölgeyi tanıyan, çetecilik faaliyetlerini iyi bilen, aşiretleri örgütleyebilecek yeteneklere sahip birisi olması gerekiyordu. Bu iş için en uygun isim Milis Yarbayı Özdemir Bey idi.

Emri alan Özdemir Bey beraberindeki bir kaç Türk subayı ve Fransız ordusundan kaçıp Türk tarafına geçmiş Tunus ve Cezayirli askerle Kuzey Irak’a geçti. Bölgedeki aşiretleri örgütlenip, İngilizleri kovmakla görevliydi.

Şefik Bey, Aşiret reisi Şeyh Mahmud Barzenci’nin de desteği ile İngilizler’e karşı harekâtını başlattı ve işgalci birliklere ardarda darbeler indirdi.

İngilizlerce desteklenen Simko aşireti kuvvetlerinin de mağlup edilmesiyle birlikte bölge Özdemir Bey’in kontrolüne geçti.

İngilizlerin Türk birliklerinin yanındaki bazı aşiretleri kandırıp kendi tarafına çekmesiyle, dengeler değişmeye başladı. Bu sırada Türkiye’den yeterli yardım da gelmedi, Özdemir Bey geri çağrılmak zorunda kalındı.

Görüldüğü üzere milli mücadelede TBMM hükümeti İngilizlerle fiilen, kafa kafaya çarpışmıştır ve Musul’dan kolay vazgeçmemiştir. Detaylar için Zekeriya Türkmen ve Murat Güztoklusu’nun çalışmalarına bakabilirsiniz.”

Tarihçi Ümit Doğan, 20 Nisan günü yaptığı açıklamalarda da İngilizlerin, Türk milli kurtuluş hareketini boğmak için Mustafa Kemal’a yönelik suikast girişimlerini tarihi belgelerle ortaya koymuştu.

Doğan’ın açıklamaları ve belgeleri şöyle…

1- Bakalım İngilizler cumhuriyeti ilan etmesi için Atatürk’e nasıl destek (!) olmuşlar? Mesela İngilizlerin Bandırma vapurunu batırma girişimini hepimiz biliriz. Mustafa Sagir’i isimli casusu Atatürk’ü öldürmek üzere gönderdiklerini de. Peki ya bilmediklerimiz?

2- Daha önce hiç duymadığınız bilgilere hazır olun. Başlıyoruz. Kronolojik sıraya göre göreceğiz. İngilizler İstanbul’a dönmeyen Atatürk’ü Erzurum’da bulunduğu sırada öldürmek için Sofi Ziya ve Ahmet Nuri ile birlikte yirmi kişiyi görevlendirildiler. İşte belgesi:

3-İngilizler Mayıs 1920’de Atatürk’ü öldürmek için hain bir plan yaparlar. Erzincan’dan İstanbul’a gelen tetikçi İngiliz general, Damat Ferit, Kürt Tealici Necmeddin ve Said Molla ile görüşür ve pazarlık başlar. Atatürk’e atılacak her bir kurşunun fiyatı belirlenir İşte belgesi:

4-Bu arada İngiliz casus Mustafa sagir, Hindistan müslümanlarının temsilcisi kılığında Ankara’ya gelir ve büyük ilgi toplar. Amacının Atatürk’ü de Afgan kralı gibi öldürmek olduğu Türk istihbaratınca ortaya çıkan Sagir, mahkemede suçunu itiraf eder, idam edilir.

5- Ne pahasına olursa olsun Milli mücadeleyi bitirmek isteyen İngilizler, Atatürk’ü öldürmek için 1921’de maaşlı bir suikast timi kurup Anadolu’ya gönderirler. Tetikçilere 150, İstanbul’daki ailelerine 10.000 lira verilir. Kürt Zeki diye birisi de ayrıca gönderilir. İşte belgesi:

6-Atatürk’ten kurtulmak için işi sıkı tutan İngilizler Mevlüt Efendi adlı birisiyle, daha önce Anadolu’ya gönderdikleri maaşlı suikast timine para ve talimat gönderirler. İşte belgesi:

7-Bu sefer Atatürk ve arkadaşlarına suikast hazırlığında olan yalnız İngilizler değil, tüm itilaf hükümetleri. İşte belgesi:

8-İngilizler bizzat ünlü işgal subayı BENNETT’ı Atatürk’ü öldürmekle görevlendiriyorlar. Buraya dikkat. Bennett kim? Hani şu ATATÜRK’E VİZE VEREN, “Atatürk İngilizlere yakındı, onu Samsun’a ben gönderdim” diyen İngiliz. İşte belgesi. Derin tarihçilere gösterin bu belgeyi:

9- Atatürk’ü öldürmek üzere Anadolu’ya geçeceği belirlenen İngiliz subayı Bennett’ın eşkali ilgili yerlere bildirilip dikkatli olunması isteniyor. İşte belgesi:

10-İngilizlerden Atatürk’e yeni bir suikast girişimi daha geliyor. İstanbul’daki maaşlı İngiliz ajanı işbirlikçi polis müdürü Tahsin, hoca kılığındaki suikastçıları Anadolu’ya gönderiyor. İşte belgesi:

11- İngilizlerle işbirliği içinde olan Atatürk değil, Vahdettin’dir. Paylaştıklarımız yalnızca fragman niteliğinde. Çok daha fazla bilgi ve belge kitaplarımızda mevcut. Okuyalım, okutalım.

Kaynak: Veryansıntv

Son Haberler