Almanya’daki ırkçı katliamın ardından Avrupa’daki Türk gazetecilerden tek ses: Susarsak sıra hepimize gelecek

208,673BeğenenlerBeğen
7,632TakipçilerTakip Et

Almanya’nın Hanau kentinde bir nargile bara saldırı düzenlenmiş saldırıda en az 9 kişi hayatını kaybetti. Aşırı sağcıların düzenlediği saldırıda ölenlerin beşi Türk kökenli. Alman yetkililer saldırı ırkçı bir terör saldırısı olarak niteledi.

Avrupa’da yaşayan Türk gazeteciler de saldırıyı ortak bir metinle kınadı.

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği’nin açıklamasında “Irkçı teröre birlikte ‘dur’ diyelim çağrısı yapılırken Avrupa’da yükselen sağ popülizm tehlikesine de dikkat çekildi.

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği’nin açıklaması şu şekilde:

Irkçı teröre birlikte “dur” diyelim: Susmayalım, çünkü susarsak sıra hepimize gelecek
Önce Solingen, Mölln, Hoyerswerda sonra ırkçı yeraltı örgütü NSU cinayetleri, ardından Kassel Bölge Valisi Walter Lübcke cinayeti, Halle’de kanlı sinagog saldırısı ve şimdi de Hanau’da ırkçı katliam.

Bir tarafta zengin Almanya’nın gittikçe yoksullaşan insanlarının gelecek korkusu, bir yandan güçlenen sağ popülizm, Avrupa’nın en büyük dünyanın dördüncü büyük ekonomisinde ırkçı teröre elverişli bir zemin hazırlamaya devam ediyor.

8’i Türk, biri Yunan, biri de Alman olmak üzere 10 kişiyi katleden ırkçı terör örgütü NSU’nun istihbarat ve güvenlik birimleri ile bağlantılarının açıklığa kavuşmaması, belgelere kilit vurulması, NSU davasının tüm soru işaretleriyle tarihin karanlıklarına gömülmesinin ardından ırkçı terör kan akıtmaya devam ediyor.

TOPLUMSAL CİNNET

Artık ırkçı saldırıları “tek başına hareket etmiş”, “akıl sağlığı bozuk kişilerce işlenmiş” gibi mazeretlerle hafife almaya kimsenin hakkı yok. Hızla toplumsallaşan bir cinnetle karşı karşıya kalabiliriz.

Her hafife alış daha çok insanın hayatına mal olabilir.

Sosyal devletin zayıflaması, Ortadoğu’daki kanlı savaşın sonucu yoksul mültecilerin metropollere akını, zengin ülkelerde sağ popülistlerin yabancı düşmanlığını, yabancı korkusunu yayarken işlerini kolaylaştırıyor.

Ancak biz, şunu iyi biliyoruz: Duyarlı Alman halkı, ki bu ülke nüfusunun ezici çoğunluğunu oluşturmaktadır, Hanau’da katledilenleri “yabancı” olarak algılamıyor. 5’i Türkiye kökenli, öldürülen 9 kişiye “Komşumuz, arkadaşımız, esnafımız, kardeşimiz” diyor.

Ancak, şu var: Gerek Türkiye’de gerekse Almanya’da popülist habercilik yapan bir kısım medya, maalesef insan hayatlarının söndüğü ırkçı katliamları kullanmaktan geri kalmıyor. Halkları tahrik eden, insanları birbirine düşmanlaştıran, akan kanı malzeme olarak gören bir anlayışı, Hanau olayında da sürdürüyor.

SAĞDUYULU HABERCİLİK

Hanau’daki ırkçı katliamda yaşamlarını kaybedenleri saygıyla anıyor, yabancı düşmanı, antisemitist, ırkçı terörü kınıyoruz.

Ana akım medyadaki Türk ve Alman meslektaşlarımızı ise sağduyulu habercilik yapmaya davet ediyoruz.

GÜÇLÜ ORTAK MÜCADELE

Almanya’daki tüm demokratik, ilerici, aydınlanmacı sivil toplum kuruluşlarının bugün her zaman olduğundan çok daha güçlü ve sağlam bir şekilde ırkçı teröre karşı el ele vermesi gerekiyor.

Tüm demokratik siyasi partilerin ırkçı şiddeti yakın takibe alması gerekiyor.

Alman medyasının radikal sağcı şiddeti kıyıdan köşeden “haber olarak görmesi” doğru değildir, bu cinayetler manşetlere taşınmalıdır.

Bu tür suçlarda Almanya’nın tarihten gelen bir duyarlılığı vardır. Alman halkı duyarlı bir halktır.

Bir kez daha hep beraber gözlerimizi kapatır, duymazlıktan gelirsek sıranın hepimize geleceğinden kuşkumuz bulunmuyor.

Ancak şunu açıkça ifade etmeliyiz: Bizler “kurbanlık göçmen koyunlar” değiliz, olmadığımızı da özellikle medyada göstermemiz gerekiyor.

Avrupa Türk Gazeteciler Birliği (ATGB Yönetim Kurulu)

Yorum Yaz

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

CHP’li Turan Aydoğan “majestelerinin yargısı” deyip Sedat Peker’in firarını hatırlatınca AKP’liler kudurdu

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan Meclis kürsüsünde infaz paketine yönelik eleştiriler dile getirince AKP sıralarından tepkiler yükseldi. Yargı'daki hukuksuzlukları vurgulamak için "majestelerinin yargısı" ifadesini kullanan Aydoğan'a AKP'liler müdahale etmeye çalıştı. 

Koronavirüsten hayatını kaybedenlerin sayısı 908’e çıktı

Türkiye’deki koronavirüs verilerine ilişkin son sayılar açıklandı.

Yine göz boyuyorlar

Tacettin Çolak yazdı...

İstanbul’da bir haftada 2211 kişi öldü! Koronavirüs değilse ne?

İstanbul'da geçen yıl 1 Nisan'la 7 Nisan arasında 1431 kişi öldü. Bu sene ise 2211. Ölümler yüzde 50 arttı. Koronavirüse kadar sayılar geçen sene ile aynıyken, bu sene hızla çoğaldı. Akıllara 'koronavirüs mü?' sorusu geldi
208,673BeğenenlerBeğen
7,632TakipçilerTakip Et