Alevi Bektaşiler Namaz Kılmazlar Mı? Alevi Bektaşiler neden camiye gitmezler?

Mehmet Özgür Ersan yazdı...

Mehmet Özgür Ersan

İslam dairesi içinde olan Alevi-Bektaşilere, en çok yapılan suçlama
Namaz kılmadıkları üzerinedir. Oysa Aleviler ‘Namaz kılmaz’ sözü
yanlıştır. Alevi Bektaşiler Halka Namazını yahut Cem Ayini içerisinde
Cemal Salatı kılarlar.

Bu Cemal Namazı ya da Cemal Salatı yahut Cem Ayinindeki Tarikat namazı
şöyle kılınır. Ayakta yani Kıyam yani Dar’da durularak, eğilerek yani
Ruku yani Tecella Temanna ve Secde denilen üç bölümde oluşur ve tıpkı
Şeriat Namazında olduğu gibi bu üç hareketle Cemal Cemale Cemal Namazı
kılınır.

Şeriat Namazı, İbrahim Peygamberden beri tüm peygamberlerin kıldığı
Hanif Dinin onun usul ve esasları olan Şeriatın yani Nübüvetin
Namazı’dır ve bir İmamın arkasında kılınan namazdır.

Peygamber Efendimizin Mescidin evlere açılan kapılarını kapatıp sadece
Fatma Ana’nın evinin kapısını açık bıraktı.

Bildiğimiz gibi Kuran’ı Kerimin teminatı Ehlibeytir. Yani Peygamberin
ev halkıdır. Ehlibeyt; Muhammed Muastafa Efendimiz, Fatma Anamız, İmam
Ali Efendimiz, İmam Hasan ve İmam Hüseyin’den oluşur. Ehlibeyt, Fatma
Ana’nın evinde çerağlar uyandırıp Cemal Namazı ya da Cemal Saladı ya
da Cem Ayini içerisinde Tarikat Namazı ile Hakkı zikretmeleri Kuran’ı
Kerimin Nur Suresinde 35-36 Ayetlerinde açıkça beyan edilmiştir.

“Allah göklerin ve yerin nûrudur. Onun nûrunun misali, içinde kandil
bulunan bir kandilliktir. Kandil bir cam içindedir, cam inciyi andıran
bir yıldızdır; (bu kandil) doğuya da batıya da ait olmayan, yağı
neredeyse ateş dokunmasa bile ışık veren mübarek bir zeytin ağacından
yakılır. Nûr üstüne nûr. Allah nûruna dilediğini kavuşturur. Allah
insanlar için misaller veriyor, Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir.
(Nur Suresi 35 Ayetinde)

“Bu nur Allah’ın, yükseltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin
verdiği evlerdedir. Oralarda sabah akşam O’nu tesbih(anarlar) ederler.
“(Nur Suresi 36 Ayetinde)

Alevi Bektaşiler topluca ibadetleri olan Ayn-i Cem ’lerde
birbirlerine sırtını dönerek değil, halka şeklinde, cemal cemale (yüz
yüze) gelmek suretiyle otururlar. Buna, halk arasında halka namazı ya
da cemal namazı denilir. Bu oturuş şekli, İnsana ve Hakk’a duyulan
saygı ve sevgiyi ifade eder. Aleviler Kabeyi, Hak evi olan insanın
gönlünde ararlar, başka yerlerde değil diye değerlendirirler. Elbette
maddesiz mana olmaz. Mekke’de bulunan Kabe tüm İbrahimi Dinlerde
olduğu gibi bizde de kutsaldır. Şeriat aşamasında Kabe’ye gitmek Hac
görevinde tavaf etmek kutsaldır. Tarikat aşamasında ise gönül hakkın
kabesidir.

Hünkar Hacı Bektaş Veli, gerçek Kabe’nin insan olduğunu; insanın
insana ve insanlığa yönelmesi gerektiğini, şu dizeleriyle ifade
etmektedir:

Ellerin Kabesi var,
Benim Kabem insandır.

Alevi-Bektaşi ozanlarından Edip Harabi (1853-1915), bu konuyu şöyle
dile getiriyor:

Du­va­ra kar­şı secd et­mek bi­ze ne ha­cet
Bi­zim na­ma­zı­mız­da Al­lah ima­mımız­dır.

Yine Hünkar Hacı bektaş Veli Efendimiz ibadette gösteriş ve
şekilciliğe kaçanlara şöyle seslenir;

Her ne ararsan kendinde ara/
Mekke’de, Kudüs’te, Hac’da değildir./

“Dinine dizlerin­le de­ğil, gön­lün­le bağ­lanın” diyerek de insanın
şekli ibadetten çok gönül ibadeti içinde bulunmasını ‘Seyir için değil
Hak için İbadet’ edilmesini tavsiye eder.

Allah’a, her tarzda ibadet edilebileceğini, Kur’an-ı Kerim’in bu ayeti
açıkça gösteriyor.Bu nedenle Aleviler, sadece belli zamanlarda, belli
şekillerde cennete gitmek için değil, her yerde, her zaman Allah’ı
anarlar.“HAK-MUHAMMED-ALİ” üçlüsü her zaman, her yerde dillerinde ve
gönüllerindedir.Oysa Kuran’da bu durum çok açıktır “Onlar ki, ayakta
iken, otururken, yatarken Allah’ı anarlar; Göklerin ve yerin
yaratılmasını düşünürler de derler” (Âli İmran Suresi, ayet 191)”

Alevi Bektaşiler Namaz’ın yani gerçekte Salad’ın her yerde her an ve
daima olması gerektiğini savunurlar. Alevi Bektaşilerde ‘Salad-ı Daim’
vardır.Her an her nefes alışta Hakkı Anmak ve Hakkın huzurunda olma
halidir.

Cami’ye gelince burada da caminin aslı mesciddir. Mescid sadece ibadet
edilen yer değil toplum olaylarının görüşüldüğü birlikte lokma yendiği
muhabbet meclislerinin kurulduğu ve evsiz suffa ehlinin kaldığı
yerdir. Kısaca Peygamberin mescidi ile bugün ki cami de birbirine
uymaz.

Salat, Namaz ve Cemal Namazı Nedir?

Şeriat Namazı ki Salatın yalnız bir bölümüdür. Salat; dua niyaz zikir
tefekkür ü içerir. İmam arkasında kılınır. İmamın sırtını görürsün.
Musa Hakka sormuştur ‘seni göre bilir miyim?’ ‘Lenterani’ Hayır beni
göremezsin. Benim sırtımı görebilirsin. İşte İlya donunda Hak ona
arkasında salat etmeyi öğretmiştir. Bütün İbrahim-i dinlerde kitaplı
dinlerde hanif dini de denilen dinlerde bu şekilde ibadet
edilir.Muhammed Mustafa Efendimde mescidinde cami değil mescidinde bu
şekilde ibadet ettirmiştir.Muhammed Mustafa Efendimiz, 12 İmamlar ve
7 hırka sahibi özel ünvan sahibi peygamberler İmamdırlar.

Muhammed Mustafa Efendimiz kendinden sonra İmam ve Mevla yol gösterici
olarak topluma Aliyel Murteza Efendimizi göstermiştir. Peygamber
Efendimize müjde olarak soyunun getirdiği nübüvvet nurunun Fatma Ana
ve İmam Ali’den devam edeceği müjdesi verilmiş bu Kevser Irmağının
sonsuza kadar onun soyundan gelecek 11 imamların ve onların ise bu
tertemiz soydan gelen Seyyidler ve Şerifler olduğu müjdesi
verilmiştir.İmam Hüseyin soyu Seyyidleri İmam Hasan soyu Şerifleri
temsil ederler. Ehl-i Beyte Meveddet yani Muhabbet yani tevella
dinimizce Peygamber Efendimizin buyruğudur.

Tarikat Namazı Cemal ise Peygamber Efendimiz Mescide herkesin kapısı
açıkken kapatıp sadece Fatma Anamın evinin kapısı açıp Nur Süresinde
bahsedilen ‘o izin verilen evlerde gece gündüz hakkın anıldığı’
zikredildiği cemal namazı kılınmıştır.

Şeriat Namazıda kıyam rükû secde şeklindedir.Tarikat Namazı da Cemal
Namazı da kıyam dar rükû tecella temenna secde şeklindedir.Hâlâ bir
çok yörede ve Balkan Bektaşilerin de Cem Ayini namaz diye geçer cemal
namazıdır.Cumanın sırrı Perşembe akşamı başlayan Cem Ayninin Cuma
sabahına ermesidir.

Peki Kuran-ı kerim olaya nasıl yaklaşmaktadır. Kuran’da namaz kelimesi
geçmez. Namaz kelimesi bize farsçadan geçmiştir. Farsça namāz
“temenna, namaz” sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça
(Pehlevice veya Partça) aynı anlama gelen namaç veya namāz sözcüğünden
evrilmiştir. Bu sözcük Avesta (Zend) dilinde nəmah- “temenna, ibadet”
sözcüğü ile eş kökenlidir.

Nihai anlamı Sanskritçe námas/namaskar ile aynıdır. Sans namastē “sana
boyun eğiyorum”, Hintçe selam sözü < Sans namas boyun eğerek saygı
gösterme, temenna etme → namaz “iki elin ayalarını birleştirerek
verilen Hint selamı”dır. Sanskritçe namastē “‘sana boyun eğiyorum’,
Hintçe selam sözü” sözcüğünden alıntıdır. Sanskritçe sözcük Sanskritçe
namas “boyun eğerek saygı gösterme, temenna etme” sözcüğünden
türetilmiştir.

Kısaca Farsça da namaz meditasyon anlamına gelir ve Hint kökenli bir
sözcüktür. Bize İran üzerinden geçmiştir. Arapça daha doğru Kuran’da
Salat olarak geçer Türkçe de ise kelime Naz, Niyaz, Dua, Yakarış ve
Destek anlamalarına gelir. Biraz daha açarsak Kuran-ı Kerimde nasıl
yer almaktadır?

Kuran’da Namaz kelimesi yerine Salåt kelimesi vardır. Kelime
Kur’an’da da farklı vurgular ve farklı anlamlarda kullanılmıştır. En
çok kullanıldığı anlamlar ibadettir. Bunun dışında, Kur’an’da “dua ve
istiğfar” (Tevbe 9/84, 103), “ibadet” (Ma’ûn 107/4), “ibadethane” (Hac
22/40), “destek” (Tâhâ 20/14; Ahzab-33/43, 56; Maide 5/12), “din ve
dindarlık” (Maide 5/58), “davet” (Hûd 11/87; Maide 5/106), “kulluk”
(Lokman 31/31), “yaratılış amacına uygun hareket” (Nur 24/41)
anlamlarında kullanılır.(1)

Salat’ın Arapça’daki karşılığı kısaca destek,hayır, dua, niyaz
anlamlarına gelir.

Salât destektir; Salât duadır, dua ise edilen kimseye destektir. Kişi
kendisi için dua ediyorsa destek istiyor demektir. Salât istiğfardır,
istiğfar af için destek istemektir. Salât ibadettir, ibadet, kişinin
imanına sunduğu destektir.

Salât davettir, davet kişinin dinine ve ait olduğu türe desteğidir.
Allah’ın kuluna salâtı, ona desteğidir. Şu âyette vahiy Allah’ın
desteği olarak sunulur: “O melekleri eşliğinde üzerinize indirdiği
(vahiyle) size salât eder ki, bu sayede sizi karanlıklardan aydınlığa
çıkarsın” (Ahzab 33/43). “Şu kesin ki Allah ve O’nun melekleri
Peygamber’e salât ederler/desteklerler; ey iman edenler siz de ona
salât edin/destekleyin!” (Ahzab 33/56).(2)

Salât’ın kök manası olan “destek”, Salât’a “dua”, “istiğfar” veya
“rahmet” manası vardır. Ayrıca “Allah Peygamber’e dua eder” veya
“salevat okur” şeklinde de anlayabiliriz. Âyette salât üç faile nisbet
edilebilir. Âyet salevat ile ilgilidir. Bazı meal sahipleri, yusallûne
fiilini yakra’ûne’s-salevate/yetlune’s-salevate, “salevat okurlar”
şeklinde mana ile meal etmektedir.(3)

Hz. Musa’nın vahyi ilk aldığı Tuva vadisinde emredilen salât da
“destek ve çabayı seferber et” vurgusuyla kullanılsa gerektir: “Artık
sadece bana kulluk et, adımın anılıp şanımın yücelmesi için salâtı
ikame et/destek ve çabanı ayağa kaldır” (Taha 20/14). İnsan kuldur.
Kulluk süreklidir. Salât da süreklidir. Zira salât kulun Allah
karşısındaki esas duruşudur. Kul kulluğundan tehlike ânında da
vazgeçemez: “Fakat tehlikedeyseniz, yaya ya da binek üzerinde
(namazınızı) eda edin!” (Bakara 2/239). Kulluk savaşta dahi terk
edilemez. Sıcak bir çatışma ihtimali varsa, namaz tek rekâta kadar
düşürülebilir. Teçhizatını kuşanmış olan müfreze nöbetleşe namazını
eda eder (Nisa 4/101).(4)

Salât Allah ile sohbettir

Salât ilâhî randevuya gelmektir. Allah’la iletişim kurmaktır. Yani
salât sohbet-i Rahman’dır. Namazda okunan Kur’an üzerinden insan
Rabb’iyle söyleşir. Hz. Peygamber Fatiha’yı Allah-insan arasında bir
diyalog olarak okumuştur.

Kul, “Hamd olsun âlemlerin Rabb’ine” dediği zaman Allah der ki:

—Kulum bana hamd etti.
“Er-Rahman er-Rahim” dediği zaman Allah der ki:
—Kulum beni sena etti.
Müzzemmil Sûresi’nin ilk âyetleri Hz. Peygamber’in bu okuması ışığında
bir daha anlaşılmalıdır: “Sen ey ağır yük yüklenen (Nebi)! Kalk
gecenin ilerleyen bir vaktinde! Gece yarısı, ondan biraz önce ya da
sonra (fark etmez); ve oku Kur’an’ı sindire sindire. Çünkü biz sana
ağır bir söz indireceğiz; elbet şu gece dirilişi var ya: işte o pek
derin bir iz bırakır ve okuyuş açısından daha bir etkilidir”
(Müzzemmil 73/1-6).

Salâtın en büyük tarafı, Kur’an’ın şahadetiyle zikrullah oluşudur:
“Salâtı ikame et, çünkü salât (insanı) bellibaşlı her tür çirkinlikten
ve kötülükten alıkoyar; hele zikrullah en büyük boyutudur” (Ankebût
45).
“Zikrullah”, iç içe geçmiş iki anlamı birden barındırır: “Allah’ı
zikir” ve “Allah’ın zikri”. Zaten sohbet de iki taraf ister. İnsan
salât ile Allah’ı zikreder. Gerçekte Allah insanı zikredince insan
salâtla buluşur. (5)

Salâtla buluşan secdeyle buluşur. Secdeyle buluşan Allah’a yaklaşır
(‘Alak 96/19). Salât yaratılış amacını bilmektir Anlamlılık ve
amaçlılık yaratılışın temel kanunudur. Hiçbir şey anlamsız ve amaçsız
yaratılmamıştır. Bir varlığın yaratılış amacına uygun hareket etmesi o
varlığın salâtıdır. Tıpkı kuşların salâtından bahseden şu âyette
buyrulduğu gibi: “Sen (ey insan)! Göklerde ve yerde bulunan her bir
varlığın -kanat çırpan kuş katarlarına varana dek- Allah’ın yüce
kudretini dillendirdiğini fark etmez misin? Doğrusu onların hepsi de,
O’na salâtı bilmektedir. Allah onların hareketlerini de bilmektedir”
(Nûr 24/41).

Yukarıdaki âyette salât olarak geçen şey, şu âyette tesbih olarak
karşımıza çıkar: “Yedi gök ve yer ve onlarda yaşayan her bilinçli
varlık O’nu tesbih ederler” (İsra 17/44).

Ehli Sünnete göre, Allah, namazı farz kılmıştır. Bu nedenle, sabah,
öğle, ikindi, akşam ve yatsı olmak üzere günde beş vakit namaz
kılınması gerekir. Oysa Kuran hem beş vakit hem bu vakitlerde kılınan
namazın sadece kıyam ruku ve secde olarak şekli vardır. Gerisinde ne
okunacak ne kadar kılınacak bilinmemektedir.

Kuran’a Göre Namaz Vakitleri Hangileridir?

Kur’an’da kılmakla yükümlü tutulduğumuz namaz üç vakit olarak
gösterilmiş ve adları verilmiştir:
1- Fecir namazı (sabah namazı) (şafak sökmesinden güneşin doğuşuna kadar),
2- Vüsta (orta namaz) (günün ortasında öğle yada ikindi adıyla kılınan namaz),
3- İşa (günün batışından sonra akşam yada yatsı adıyla kılınan namaz)
(Güneşin batışından şafağın söküşüne kadar)

Taha suresi 130. ayeti, “Güneşin doğuşundan önce (sabah namazı),
gecenin bazı saatleri (yatsı namazı) ve gündüzün iki ucunda tespih et
(namaz kıl)” (6)

Peki Aleviler neden camiye gitmezler;

Camiye aslında mescide gidilmez, namaz kılınmaz /yani salad edilmez
diye bir yasaklama yoktur. Gidenleri de, gitmeyenleri de
kınamazlar.Herkes dilediği yerde, dilediği şekilde, özgürce ibadetini
yapabilir, başkasını da rahatsız etmemek suretiyle. Tarihsel olarak,
Alevilerin camiye gitmeyişlerinin başlıca nedeni, Hz.Ali’nin mescitte
ya da mescide giderken şehit edilmesi ve daha sonrasında ise Emevi
halifeleri döneminde, Muaviye’den Ömer bin Abdül’Aziz’in zamanına dek,
camilerde Ehl-i Beyt’e, yani Ali evladına küfredilmesinden ve
kötülükler yapılmasından kaynaklanır.

Kaynak:
1-2-3-4-5 https://mustafaislamoglu.com/namaz-nedir/
6- http://www.diniyazilar.com/2011/06/yasar-nuri-ozturkun-yorumuyla-namaz/

En çok okunan haberler

Süleyman Soylu’nun hedefindeki türbanlı direnişçi açlık grevine başladı

Ankara Yüksel Caddesi’nde yapılan bir eyleme destek verdiği sırada bir polisin cinsel saldırısına maruz kalan Merve Demirel, hakkında ‘savcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltı kararı var’ denilerek 12 Temmuz gecesi gözaltına alındı.

Ekrem İmamoğlu Esenler Otogarı’nın alt katına indi: Böyle bir yere ailem girmez

Ekrem İmamoğlu, 15 Temmuz Demokrasi otogarında güvenlik ve temizlik önlemleri ile ilgili çalışma yapılacağını söyledi

‘Kayıp neslin’ fotoğrafı: 4 işlem yapamıyor, Türkçe konuşamıyor, kalbin yerini bilmiyor

Milli Eğitim Bakanlığı Türkiye genelinde binlerce 4'üncü ve 8'inci sınıf öğrencisine yönelik yapılan "ABİDE" eğitim araştırmasının veri analizleri tamamladı.

Gericiler Nazlı Çelik’in 11 yaşındaki kızını şort giydi diye hedef aldı

Star Ana Haber sunucusu Nazlı Çelik'in kızıyla birlikte yaptığı tatil sırasında paylaştığı fotoğrafa gelen yorumlar tepki çekti.

Küçük çocuktan AKP’liye efsane kapak: “O zaman neyine konuşuyorsun ağabey?”

Sokak röportajında ‘Ekonomik kriz yok, CHP'nin söylediklerinin hepsi yalan’ diyen AKP'liye küçük bir çocuğun verdiği yanıt sosyal medyanın gündeminde.

Zuhal Olcay hapse girecek mi?

Yargıtay 16. Ağır Ceza Dairesi, sanatçı Zuhal Olcay’ın bir konser sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle verilen 11 ay 20 günlük hapis cezasını onadı. Peki bundan sonra, nasıl bir süreç işleyecek? Olcay cezaevine girecek mi?

Yaşar Okuyan’dan “FETÖ’nün siyasi ayağı CHP’dir” diyen Mehmet Metiner’e: Hastır lan!

Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı CHP'li Yaşar Okuyan "FETÖ'nün siyasi ayağı CHP'dir" diyen AKP'li eski vekil Mehmet Metiner'e çok sert yanıt verdi. 

Açıklama geldi… Bülent Arınç Meral Akşener’e bakanlık teklif etti mi?

Ankara kulislerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Türkiye İttifakı’ başlığı altında CHP ve İYİ Parti’ye bakanlık teklif ettiği ve ilk görüşmenin Akşener ile Arınç’ın arasında gerçekleştiği iddia ediliyordu. İYİ Parti’den konuyla ilgili yalanlama geldi.

Akkuyu’da korkutan uyarı: Apartman inşaatı bile daha ciddi yürütülür

Akkuyu’da çalışan mühendisler ve çalışanlar anlatıyor: Zemindeki çatlakların nedeni mevcut zeminin kendi kendini taşıyamaması. Temel deniz suyu dolu. Kullanılan dolgu malzemesinin niteliği belli değil Proje mevcut müteahhitlerin geçmişteki ‘tecrübeleri’ üzerinden yürüyor, ‘yapalım bir şey olmaz’ mantığıyla hareket ediliyor. Nükleer santral değil de bir apartman yapılıyor gibi hareket ediliyor

Sputnik’ten kovulan Yavuz Oğhan’dan açıklama!

Kişisel Youtube kanalında Ahmet Davutoğlu ile söyleşi yaptıktan sonra Sputnik’te işine son verilen Yavuz Oğhan yaşananlara ilişkin açıklamalarda bulundu.

İsmail Küçükkaya kovuldu mu?

Gazeteci İsmail Küçükkaya'nın FOX TV'den kovulduğu iddia edildi.

Bülent Arınç’ın Erdoğan’ı kurtarmak için devreye soktuğu B planı ne?

Yerel seçim sonrası krize giren AKP iktidarının güç kaybına karşı alacağı önlemler Ankara'nın yeni gündemi. Cumhurbaşkanlığı bünyesinde kurulan ve eski küskün isimlerin bir araya geldiği Yüksek İstişare Kurulu da iktidarın güç kaybetmemesine yönelik adımlarını atmaya başladı. 

İslamcılar Erdoğan’a karşı kazan kaldırdı! Kendisi yerine ailesini eleştiriyorlar

AKP içinde gruplaşmalar gündemden düşmezken İslamcı yazarların ve gazetelerin AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ailesini hedef tahtasına oturtması dikkat çekti.