Yeniçağ yazarı Orhan Uğuroğlu de seçime az bir zaman kala AKP’nin ‘fokur fokur kaynadığı’ iddiasında. Yazar, siyasi partilerde en önemli tehlikenin parti içi muhalefet olduğunu hatırlatıyor.

MADDE MADDE SIRALADI

Ardından “AKP milletvekillerinin rahatsızlıklarının siyasi kulislerde ‘yazılmamak’ kaydı ile yapılan özel sohbetlerde açıkça görüldüğünü” aktaran Uğuroğlu, kulislerde konuşulduğunu iddia ettiği rahatsızlıkları şöyle sıralıyor:

– Milletvekillerinin önemli kısmı Erdoğan’ın yakın çevresine yaklaşamıyorlar.

– Salı günleri grup toplantısında Erdoğan 1-2 saat konuşup gidiyor.

– Saraya yakın bir grup milletvekili var ama sayıları çok az. AKP milletvekilleri Erdoğan’dan ayrı düşmenin, uzak kalmanın ve birlikte siyaset yapamamanın sıkıntısını yaşıyorlar.

BİNALİ YILDIRIM ÖFKESİ

– 16 yıldır aynı isimler önemli görevlere atanıyor, yeni milletvekillerine önemli görevler verilmiyor.

– Milletvekillerini en çok kızdıran örnek olarak Binali Yıldırım veriliyor. Bakanlık, Başbakanlık ve Meclis Başkanlığı yapan ve 16 yıldır el üstünde tutulan Yıldırım’ın bir de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterilmesi birçok milletvekilinin ve partilinin tepkisini çekiyor.

– Bakanlar milletvekillerine randevu dahi vermiyor.

– Bürokratlar, AKP’li milletvekillerinin yüzlerine dahi bakmıyorlar.

– AKP milletvekilleri yerel sorunlarına çözüm bulamıyorlar.

– İl ve ilçe teşkilatları tamamen dışlanmış vaziyette, genel merkez ile ilişkileri giderek kopuyor çünkü Türkiye artık saraydan yönetiliyor.

– Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni tamamen devre dışı bıraktı.

– Basına kapalı parti toplantılarında ise eleştiriler bugüne kadar görülmedik şekilde sertleşerek artıyor.

– Belediye Başkan adaylarının belirlenmesinde milletvekilleri tamamen devre dışında bırakılmalarından çok rahatsız olduklarını vurguluyorlar.

AKP’LİLER YENİ OLUŞUMU YAKINDAN İZLİYOR

– Birçok milletvekili yeni oluşumu yakından ve dikkatle izliyor ve azımsanmayacak bir grup da yakın temas kuruyor.

– Damat konusu ise en önemli rahatsızlık olarak öne çıkıyor AKP’de. Ali Babacan’ın ekonomi yönetimi sayesinde enflasyon ve yüksek faiz canavarının yenildiğini, Mehmet Şimşek döneminde de ekonomik istikrarın devam ettiğini ancak damat Berat Albayrak ile tüm ekonomik düzenin alt üst olduğunu söylüyorlar.

– Ve MHP teşkilatlarının AKP’li belediye başkan adaylarına yeterli desteği vermemelerinden büyük rahatsızlık duyuyorlar. Hatta Mehmet Özhaseki’nin bu nedenle Devlet Bahçeli’yi ziyarete gitmediğine dikkat çekiyorlar.”

Uğuroğlu, maddeleri sıraladıktan sonra bir AKP İstanbul milletvekilinden duyduklarını, “AKP afişlerine genel merkezden onay alan “aşk” sloganı yazıldı. Biliyorum ki belediye başkan adaylarımız kentlerin rantlarına aşıklar ki daha seçilmeden etraflarını saran sponsorlarla rant hesapları yapılmaya başlanıldı bile” sözleriyle aktarıyor.

Yazar AKP’lilerin MHP’lilerden ve MHP’lilerin de AKP’lilerden şikayetçi olduğunu belirtiyor. Bazı MHP vekillerinin ittifak için, “AKP’ye almadan, vermek, karşılıksız desteklemek, Erdoğan’ın milleti bölme söylemlerine ortak olmak, Tank Palet Fabrikasının ihalesiz başka bir ülkenin silahlı kuvvetlerine tahsis edilmesi, ittifak çalışmalarında MHP’ye zaten kazanacakları kentler dışında hiçbir yer verilmemesi.” eleştirilerinde bulunduğunu söylüyor.

Uğuroğlu, yazısını şu sözlerle bitiriyor:

“Bilin ki siyaset sahnesi gerek Cumhur gerek Millet İttifakı’nın partileri açısından 31 Mart’tan sonra çok ama çok ısınacak…”