Çarşamba / 28 Ekim 2020

AKP Metin Feyzioğlu’nu kurtarmak istiyor!

205,010BeğenenlerBeğen
8,576TakipçilerTakip Et

Tek başına bu değil elbet.

Ülkemizi ortaçağcı faşist din devletine çevirirken kendine hukuk alanında destek çıkacak yandaş barolar-meslek örgütleri- oluşturmak istiyor.

Baroları hallettikten sonra sıra diğer meslek örgütlerine; tabip odalarına, mühendis mimar odalarına gelecek.

Tabi, nerede bir saldırı varsa orada direnmek bir hak olarak kendini gösterir.
Bugün biz de Türkiye çapından gelen 3 bin civarında avukat, Ankara Adliyesi’nin önünde bu hakkımızı kullandık.

Devlet, yasal süresi içinde yapılan miting başvurusuna bir engel çıkartamayınca’ mitinge birgün kala Koronavirüs salgınına sarılarak mitingle birlikte tüm Ankara’lıların toplantı ve gösteri hakkını 15 gün süre ile yasakladı.

Bakalım 15 Temmuzda bu yasak ne olacak?!?!

Bugün Avukatların Ankara Adliyesi’nin önündeki gösterisi; Valilik eliyle açıklanan AKP yasaklarını tanımama eylemiydi.

Haklıydı, meşruydu.

Bu nedenle de Adliye önüne gelişimiz engellenemedi.

Ancak bir o kadar meşru ve haklı olan Meclise Yürüme girişimimiz her zamanki gibi polis terörü ile engellendi.

Yani zulüm ve baskının dozunu her geçen gün artırıyorlar.

Açık konuşalım, baro başkanlarının süreci öngörememeleri, somut kararlar almamaları ve kitlenin kendiliğinden gelişen hareketi karşısında ezilmeleri eylemin ciddi eksiğiydi.
Bir de polis kameralarının ve basının önünde form yapılması da ciddi bir hata idi.
Bunun dışında, Avukatlar olarak bugün, kendi haklarımızı korumak için meşru direnişin en güzel örneğini verdik.

Kitleselliğin daha fazla olmamasının en önemli nedeni, İstanbul ve Ankara Bürolarının yasal mitingin yasaklanmasından sonra savrulmaları ve üyelerini serbest bırakmalarıdır.
Örneğin İstanbul’un araç kaldırmaktan vazgeçmesi çok çok vahim bir hatadır.
İzmir Barosu’nun otobüsle gitme kararı isabetli olmuştur.
Yürüyüş bir haktır ve bu hakkını; kitleselliğin oranında söke söke alırsın.

Yoksa engellerler işte böyle.

Ancak, bütün bunlar bugünkü eylemin ve eylemcilerin cesaretini, kararlılığını ve polis terörü karşısında yılgınlığa düşmeden direnişin kahramanlığını gölgeleyemez.
An itibariyle Ankara Adliyesi önünde “savunma nöbeti” tutulmaktadır.

Evet, yürüyemedik.

Ama teslim olmadık, direndik.

Çünkü teslim olmadıktan sonra yenilmiş sayılmazsın…

Yazarın Diğer Yazıları

Cumhuriyet Bayramı yasağınız sökmeyecek

Tacettin Çolak yazdı...

Artık “genelge devleti”ne geçtiler…

Tacettin Çolak yazdı...

Köyceğiz Kuvayimilliye Komutanı, Hikmet Kıvılcımlı ölümsüzdür

Tacettin Çolak yazdı...

30 Ağustos Zaferi ve yaratılan korku iklimi

Tacettin Çolak yazdı...