HALKWEBDünyaABD’nin Küba’ya Yönelik Soykırım Girişimi: Boğucu Abluka, Açık Katliam

ABD’nin Küba’ya Yönelik Soykırım Girişimi: Boğucu Abluka, Açık Katliam

İnsanlık Küba’ya borçludur. O borcu ödemenin vakti çoktan geldi.

ABD emperyalizmi, Küba Devrimi’nden bu yana tam 65 yıldır tarihin en uzun ve en acımasız soykırım girişimlerinden birini sürdürüyor. Bu, “sadece ambargo” diye küçümsenecek bir politika değil; iktisadi, ticari, finansal abluka yoluyla Küba halkını açlığa, ilaçsızlığa, yakıtsızlığa mahkûm ederek sosyalizmi boğma, devrimi teslim alma planıdır. Trump’ın son kararnamesiyle petrol girişi bile tamamen kesildi. Hastaneler karanlıkta, ameliyathaneler çalışmıyor, binlerce hamile kadın ve bebek ölüm tehlikesiyle karşı karşıya.

Elektrik kesintileri günlük hayatı cehenneme çevirirken, Küba’nın kendi güneş enerjisiyle direnme çabası bile hayranlık uyandırıyor: Son günlerde 800-900 megavatın üzerinde üretimle ablukanın boğuculuğuna rağmen ayakta kalıyor. Ama gerçek şu ki, bu açık bir soykırım girişimi; dünyanın gözü önünde bir halk boğuluyor.

Pandemi sürecinde emperyalizmin çürümüş ahlakı bir kez daha bütün çıplaklığıyla ortaya çıktı. Küba, Henry Reeve Tugayı’yla doktorlarını 40’tan fazla ülkeye gönderdi; can kurtardı, umut dağıttı, insanlığın en karanlık günlerinde uluslararası dayanışmanın timsali oldu. Peki ABD ne yaptı? Ablukayı daha da sıkılaştırdı, militarizmini büyüttü, savaş için askerlerini seferber etti. Doktor yerine kurşun, yardım yerine ölüm… İşte emperyalizmin “insani” yüzü budur: Bir yanda mazlum halkları boğarken, diğer yanda kendi hegemonyasını silahla pekiştirmeye çalışıyor.

Bu çürümüşlüğün en iğrenç yüzü ise Epstein skandalında bütün çıplaklığıyla görülüyor. Küba’ya “demokrasi getiriyoruz” diye saldıranların, abluka politikalarını savunanların elçileri, dosyada çocuk istismarcısı olarak geçiyor. Aynı eller, aynı pislik… Mazlum halkları açlığa mahkûm ederken kendi karanlıklarını örtbas etmeye çalışıyorlar. Bu, emperyalizmin sadece ekonomik değil, ahlaki iflasıdır.

Küba ise diz çökmüyor. Halkı sosyalizmini, bağımsızlığını, onurunu koruyor. Çünkü biliyor ki bu saldırı sadece Küba’ya değil; tüm ezilen halklara, tüm anti-emperyalist direnişlere, insanlığın kurtuluş umuduna yöneliktir. Küba’nın direnişi, Latin Amerika’dan Ortadoğu’ya, Afrika’dan Asya’ya kadar bütün insanlığın ortak davasıdır.

İnsanlık Küba’ya borçludur. O borcu ödemenin vakti çoktan geldi. Ablukayı kırmak, soykırım girişimine dur demek, emperyalizme karşı omuz omuza durmak hepimizin görevidir. José Martí’den bugüne Küba’nın gösterdiği cesaret, bugün de yol gösteriyor: Dayanışma büyümeli, sesler yükselmelidir.

Küba kazanacak. Emperyalizm kaybedecek.

Küba’dan elinizi çekin! Yaşasın Küba’nın onurlu direnişi!

Badem Çamöz

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR