Komedi, gülme eylemine destek olan bir kaynaktır. Komedi neşemizdir. Mutlu olmanın kaynağı gibidir.
Sanat; görsel, işitsel ve yazısal bir şölen gibidir yüzyıllardır. Bazen devletlere yön verir, bazen topluma.
Sanat, bulunduğu toplumun aynasıdır. Topluma ayna tutan sanat, aynayı kırar mı?
Evet, gündem Deniz Göktaş ve dini değerleri aşağılaması. “Oruç tutan bomba” ne demek? Kimler oruç tutar? Müslümanlar tutar. İçlerinde mezheplere bölünmüş olsa da hepsi, her kesimi oruç tutar. Ramazan ayı kutsaldır, matem ayı kutsaldır. Kısaca oruç tutmak dini bir vecibedir ve aynı zamanda inançların merkezinde bir gerçekliktir.
12 gün matem orucu tutan Alevilerden, 90 gün oruç tutan Müslümanlara “canlı bomba” demek aşağılamadır. Komedi yanı yoktur. Açken sinirli olursun ama masum insanlara ölümüne sebebiyet veren canlı bomba ile özdeşleştirilmezsin.
Sanat, bir toplumun acılarını anlatır. Ya da yaptığı hataları gülme ile karışık sana sunar. İnançları yok etmek, kültürleri yozlaştırmak sanat değildir.
Toplumsal sanatı yıllarca devrimci geçinen sol güruh ele geçirdi ve pastadan ekonomik çıkar sağladı. Parasız, kazançsız sanat yapmak yerine paralı ve kazançlı bir sanat yaparak zenginleştiler. Üretimden gelen güç yerine, asalaklıktan gelen yani tüketimin emeksiz yanına kondular.
Evet, mizaha malzeme çok ülkede. Ama amaç toplumsal barışı baltalamaksa, binilen tren topluma değil emperyal akla hizmet eder.
Bugün belediye davalarında sanatçıların aldığı konser ücretlerini ve hatta verilmeyen konser ücretlerini konuşuyoruz.
Emperyal akıl, Fransız Devrimi gibi bir hayale yönlendiriyor toplumu. Oysa Fransız Devrimi aydınlanmayı içeriyordu ama temeli milliyetçi bir Avrupa kıtasının başlangıcıydı. Biz özümüze uzak, toplumu bölmeye teşvik edici bir hale dönüşüyoruz. Bu sanat anlayışı Ekrem ve Özgür yanında saf tutmuş. Halkı kandırmak için yarışıyorlar.
Ben has bahçenin gülüyüm,
Ayn-ı cemin bülbülüyüm,
Kırk kapının kilidiyim.
Açabilirsen gel beri,
Pir Sultan’ım, Haydar heman.
Dağları bürüdü duman,
İşte İncil, işte Kur’an.
Seçebilirsen gel beri.
