Türkiye’de siyaset uzun süredir sert bir iklim içinde yürütülüyor. Toplum yoruldu. İnsanlar artık sadece eleştiri duymak istemiyor. Önünü görmek, kendini güvende hissetmek istiyor.
Siyasetin en kritik tarafı da budur zaten.
İnsana güven verebilmek.
Bugün CHP açısından önemli bir fırsat oluştuğu görülüyor. Yerel seçim sonuçları toplumda yeni bir psikolojik eşik yarattı. Uzun yıllar sonra insanlar CHP’ye yalnızca muhalefet eden bir parti gibi bakmamaya başladı. Daha geniş bir kesim artık “Acaba ülkeyi yönetebilir mi?” sorusunu ciddi biçimde tartışıyor.
Ama iktidar olmak yalnızca seçim kazanmak değildir.
İnsanlara devleti yönetebileceğinizi hissettirebilmeniz gerekir.
Türkiye’de seçmen bu konuda hassastır. İnsanlar sadece konuşan değil, zor zamanlarda sakin kalabilen bir siyaset görmek ister. Kriz anında bağıranın değil, masayı dağıtmadan yönetebilenin peşinden gider.
Bu yüzden CHP’nin önündeki yol dikkatle yürünmesi gereken bir yol.
Öncelikle parti kendi içinde dengeyi koruyabilmeli. Farklı görüşler CHP’de her zaman oldu. Bu yeni bir durum değil. Ama tartışmalar kırgınlığa, öfkeye ve dışlayıcı bir dile dönüşürse toplum orada güven değil huzursuzluk görür.
Çünkü vatandaş sürekli kavga görmek istemiyor.
İnsanlar artık yoruldu.
Bir başka mesele de kadro meselesi.
Ekonomiyi kim yönetecek…
Hukuk nasıl toparlanacak…
Devlet kurumları nasıl yeniden güven verecek…
Dış politikada nasıl bir çizgi izlenecek…
Seçmen bunlara bakıyor.
Çünkü insanlar yalnızca neye karşı olduğunuzu değil, ülkeyi nasıl yöneteceğinizi de görmek istiyor.
CHP’nin yıllardır aşmaya çalıştığı başka bir eşik daha var.
Toplumun bütün kesimleriyle sahici bağ kurabilmek.
Türkiye yalnızca büyük şehirlerden ibaret değil. Anadolu’da yaşayan insanların da kaygıları, alışkanlıkları, hassasiyetleri var. İnsanlar kendilerine yukarıdan bakıldığını hissettiği anda mesafe koyuyor.
Siyaset bazen burada kaybediliyor.
Çünkü bu ülkede insanlar önce kendilerine saygı duyulmasını istiyor.
Ben yıllardır meselenin burası olduğunu düşünüyorum.
Bu ülkeye sürekli gerilim değil, biraz nefes lazım.
Kutuplaşma kısa vadede siyasetçiye alan açabilir ama topluma huzur getirmiyor. Sürekli öfke üzerinden konuşulan yerde sağduyu kayboluyor.
CHP’nin iktidar yolu da buradan geçiyor.
Daha sakin bir dil…
Daha kapsayıcı bir yaklaşım…
Devlet ciddiyetini kaybetmeyen bir siyaset…
Ve en önemlisi güven duygusu.
Çünkü vatandaş sandıkta sadece parti seçmez.
Ülkesini kime emanet edeceğine karar verir.
