HALKWEBYazarlarÖfke Çağında Sağduyu

Öfke Çağında Sağduyu

0:00 0:00

 

Çağımızın en büyük sorunlarından biri, dürtüselliğin karakter sanılmasıdır.

Çabuk öfkelenen insanlar güçlü, aklına geleni hemen söyleyenler dürüst, her tartışmayı kavgaya çevirenler cesur kabul ediliyor.

Oysa bunların önemli bir kısmı güç değil, denetimsizlik göstergesidir.

Çünkü demokrasi kültürü de medeni toplum da insanın önce kendine hakim olabilmesiyle başlar.

Siyaset yalnızca fikir ve politika üretme meselesi değildir. Aynı zamanda akıl ve olgunluk meselesidir.

Düşünmeden verilen her tepki, toplum hayatını biraz daha ilkel hale getirir.

Bugün yaşadığımız tablo budur.

İnsanlar düşünmüyor, tepki veriyor. Dinlemiyor, hüküm kuruyor. Anlamaya çalışmıyor, saf tutuyor.

Modern hayat insanı sürekli gerilim altında tutuyor. Ekonomik baskılar, görünür olma arzusu, hız, rekabet, sosyal medya gürültüsü…

Bütün bunlar insanın sinir sistemini yıpratıyor.

Yıpranan insan da en küçük eleştiriyi tehdit gibi algılamaya başlıyor.

Dürtüsellik burada büyüyor.

İnsan hissettiği her şeyi hakikat sanıyor. Öfkelendiği anda haklı olduğuna inanıyor. Korkusunu düşünce diye savunuyor.

Halbuki akıl başka şeydir.

Akıl, insanın duygusuyla arasına mesafe koyabilmesidir.

Gerçek karakter de burada ortaya çıkar.

Öfkeliyken ölçüyü kaybetmemekte…

Korkarken muhakemeyi koruyabilmekte…

Kalabalığın heyecanına kapılmadan düşünebilmekte…

Çünkü toplumları ayakta tutan şey yalnızca cesaret değildir.

Sağduyudur.

Tarih bize şunu gösterdi.

Kitleler korkuyla kolay yönlendirilir. Öfke hızlı yayılır. Ama akıl emek ister.

Bu yüzden bağıran insanlar her zaman daha görünür olur.

Fakat toplumları ileri taşıyanlar çoğu zaman sakin kalabilen insanlardır.

Çünkü medeniyet, insanın içindeki taşkınlığı denetleyebilmesiyle başlar.

İnsan yaş aldıkça şunu daha iyi anlıyor.

En tehlikeli insan öfkelenen insan değildir.

Öfkesini hakikat sanan insandır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI