HALKWEBYazarlarAhlaksızlığın Kurumsallaşması, Kazanlmış Hak Sayılması ve Kurumsal Yapının Korunması

Ahlaksızlığın Kurumsallaşması, Kazanlmış Hak Sayılması ve Kurumsal Yapının Korunması

Ülkenin gelir dağılımına baktığınızda her şey apaçık ortaya çıkıyor.

0:00 0:00

Değerli Halkweb Ailesi Merhaba.

Ben de bugünden itibaren sizler gibi güncel konular ve ülke sorunlarıyla ilgili kendi düşünce ve duygularımı kendi değerlerim ve düşünce dünyam doğrultusunda bu platformda dile getirmeye çalışacağım.

Yazımın başlığında belirttiğim “AHLAKSIZLIĞIN KURUMSALLAŞMASI, KAZANILMIŞ HAK SAYILMASI VE KURUMSAL YAPININ KORUNMASI“ Konusu Ülkemizde son yıllarda her kurumda çürümüşlüğün tezahürü olarak karşımıza çıkmaya devam ediyor.

Sade vatandaş bizler ise, çok basit ve herhangi bir maliyeti olmayan insancıl talebimiz olan; temiz dünya, temiz ülke, temiz il, temiz ilçe ve çevremizde temiz vicdanlı merhametli insanlar ve liyakatli yöneticiler istiyoruz.

Hepsi bu..

Yani biz; her attığı adımda kanunlara uyan, zamanında (ödev ve kutsal olduğundan dolayı) kuruşu kuruşuna vergisini ödeyen sade vatandaşların beklentileri merkezi yönetim tarafından ne kadar karşılanıyor?

Yukarıda belirttiğim hiçbir kurum veya kuruluşlara ekonomik maliyeti olmayan beklentilerimizi merkezi yönetim neden göz ardı edip bir türlü hayata geçirmiyor?

Bence çözümü çok basit onu da aşağıda açıklayacağım, ama önce mevcut durumumuzun ne olduğuna bir bakalım.

Bunun için;

Ülkenin gelir dağılımına baktığınızda her şey apaçık ortaya çıkıyor.

TÜİK 2025 Verilerine göre Türkiye’de en yüksek gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirin %48 ini alıyorken (ki bu rakam çok daha fazla);

En düşük gelire sahip %20’lik kesim % 6.4 tür.

Kısaca, en yüksek gelirli ile en yoksulun arasındaki fark 7.5 kattır.

Peki, bu uçurumun sebebi nedir?

Hele hele son on yıllarda bu fark artarken neden hiçbir kurum bu dengesizliğe müdahale etmiyor.

Bence zurnanın zırt dediği yer ’de burası.

Bir ülke yöneticisi düşününki dönemin yöneticisi(Turgut Özal) “Benim memurum işini bilir “ diyor.

Zaten ne olduysa ondan sonra çok çok daha fazla oldu.

Yani kurumsal yapının temeline o tarihten beri su verilerek temel çürütülüyor.

Biz sade yurttaşlar bu reel durumu yıllardır konuşup insanlara anlatırız ama değişen bir şeyin olmadığınıda hep hayal kırıklığıyla yaşarız.

Çünkü o benim işini bilen memurum ahlaksızlığı kurumsallaştırdı artık.

Yetmedi, o kurumsallaştırdığı ahlaksızlığı artık kazanılmış hak haline getirdi.

Günümüzde artık Genel kanı şu; hangi kuruma gidersen git orada bir “işini bilen memur“ vardır ve sen o memurun anlayışıyla artık işini görebilirsin.

Velhasıl bu kirli, bu rüşvetçi, bu ahlaksız anlayıştan Beha mahal kurtulmak lazımdır.

Ülkemizin gelecek nesillerini düşünüyorsak ve temiz ahlaklı bir toplum hayal edeceksek ne yapıp yapıp kurumsallaşan bu ahlaksızlık durumundan kurtulmalıyız.

Değerli Halkweb ailesi sıradan bir yurttaş olan ben sizlerle paylaşmaya çalıştığım ilk yazımda bu konuya şunun için değinmek istedim.

Evet, Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan tüm yurttaşların konforlu yaşamaya hakları vardır ve bunu sağlayacak olan da genel iktidardır.

Genel iktidar da bizlere kurumsallaşan ahlaksızlıkla ilgili önlem alıp ahlaksızlığı bitirmiyorsa tabiki bizler de bu insani taleplerimizi tekrarlayacağız.

Yazımda esas gelmek istediğim nokta, genel iktidarın bu vurdumduymaz durumu değildir.

Bugün onlar genel iktidarda olan AKP öyle de ya biz?

Biz CHP, yerelde iktidarda olduğumuz yerlerde ve parti yönetiminde nasılız?

Esas gelmek istediğim burası.

Onu da( yazım çok uzun ve sıkıcı olmasın diye) benim penceremden ve benim tespitlerime göre bir sonraki yazımda belirteceğim.

Selam, saygı ve sevgilerimle…

YAZARIN DİĞER YAZILARI