1982 Anayasası’na göre ara seçim, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) üyeliklerinde boşalma olması halinde başvurulan bir yöntem.
Ara seçim, her seçim döneminde sadece bir defa yapılabiliyor. Ve şartlara bağlanmış.
Genel seçimden itibaren en az 30 ay geçmeden, genel seçime 1 yıl kala ara seçim yapılamıyor.
Meclis üye sayısının yüzde 5’inin baoşalması (30 milletvekili) ya da bir seçim çevresinin Meclis’te hiç milletvekilinin kalmaması halinde o seçim bölgelerinde ara seçim yapılır.
12 Eylül anayasasından bu yana 1986’da 11 milletvekilinin yenilenmesi için bir kez, bir kez de 2003’te siyasi yasağı kalkan Recep Tayyip Erdoğan’ı milletvekili seçtirmek için Siirt’te yapılan ara seçim dışında da başka örneği yok.
Peki neden günlerdir ülke ara seçimle yatıp kalkıyor?
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’la bu konuyu götrüşeceklerini açıklayarak “Ara seçim sandığı kurmayı düşünüyoruz. O konuda da karar alınması ile birlikte çok iddialı bir hamlemiz olacak” dedi ve tartışma başladı.
Aslında benzer bir formül daha önce gündeme gelmiş ve sine-i millet yoluyla iktidarı seçime zorlama çağrıları yapılınca Özel bunu bir ‘tuzak’ olduğunu öne sürerek şöyle tepki göstermişti:
“Ara seçim olursa şöyle oluyor. Sen 130 milletvekili birden istifa ediyorsun, 60 gün sonra sandık kuruluyor, o kurulan sandığa sadece istifa edilen yerler için bütün partiler aday gösteriyor. CHP’den boşalan yerlere bütün partiler. Sen de sine-i millete gittiğin için ve erken seçim talebiyle gittiğin için ara seçime giremiyorsun. Çıktığın parlamentoya geri mi gideceksin? ‘Gideceğim’ desen yarısını kazanabilirsin yeni ihtimal. Gitmeyince bu 130 milletvekilini de rakiplerin alıyor ve çoğunu iktidar alıyor bugünkü şartlarda. 330 olan milletvekili sayısı 460 oluyor. Anayasa değiştirmek için artık ne sana ne bana ne sandığa ihtiyacı var. Kendi kendilerine toplanıp Meclis’te anayasa değiştirebiliyorlar 400’ü geçtikleri için. Sine-i millet tartışmasını yapanlar bu anayasal gerçeği bilmedikleri için, ‘Ya niye istifa etmiyorsunuz?’ Eğer bizim istifamızla sandık gelecek olsa 1 dakika durmayız ki, 1 dakika durmayız. Ama genel seçim gelmiyor, ara seçim geliyor. Boşalan yerler için yapılıyor. O yüzden de bu sine-i millet meselesi bu.”
Peki bugün ne değişti?
22 CHP milletvekilini istifa ettirip o seçim bölgelerinde seçimin yenilenmesi halinde iktidarın o vekillikleri de kazanma ihtimali ortadan mı kalktı?
2024 yerel seçimlerinin ardından iktidarın en zayıf, CHP’nin ise en moralli olduğu dönemde ‘erken seçim’ çağrılarını iktidara ve seçmene ayıp olacağı gerekçesi ile geri çeviren Özgür Özel, bugün ne oldu da, hem de Uşak skandalı gibi CHP’nin toplum nezdinde en itibarsız olduğu, anketlerde muhalefet oylarının düştüğü bir dönemde ‘ara seçim’ formülünü gündem getirdi?
Bu ara seçim olsa bile bununla iktidar neye zorlanacak?
Yerel seçimlerde ortaya çıkan tablo, bir erken seçime zorlamıyorsa bugün iktidar ve CHP açısından ne değişti?
CHP ara seçimde yenilenen her yerdeki tüm milletvekillerini kazansa bile anayasa değişikliği veya erken seçim kararı gibi konularda muhalefet lehine aritmetik tabloyu değiştirecek bir sonuç çıkacak mı? Hayır.
O halde geriye bir seçenek kalıyor:
Acaba ‘rest’ gibi görünen bu ara seçim çıkışı, iktidara yapılmış yeni bir ‘bizimle müzakere edin’ çağrısı mı?
Ya da en son Bülent Arınç üzerinden zorlanan ancak sonuç alınamayan ‘arka kapı diplomasisi’ için yeni bir kapı zorlama girişimi mi?
