Meme kanseri sonrası memenin yeniden yapılması, tedavi sürecinin bir parçasıdır.
Meme rekonstrüksiyonu iki zamanda yapılabilir; kanser ameliyatıyla aynı anda ya da tedavi tamamlandıktan sonra. Uygun hastalarda aynı anda yapılması mümkündür. Işın tedavisi planlanan hastalarda zamanlama değişebilir. Bu nedenle bu konu ameliyat öncesinde değerlendirilmelidir. Ameliyat öncesinde konuşulmadığında bazı seçenekler sonradan mümkün olmayabilir.
Her hasta için uygun değildir. Sigara kullanımı, ek hastalıklar ve tedavi planı süreci etkiler. Buna rağmen uygun hasta sayısı geniştir.
İki temel yöntem vardır; biri silikon protez ile yapılan yöntemdir. Diğeri kişinin kendi dokusunun kullanıldığı yöntemdir. Silikon yöntemi genellikle 1–2 saat süren daha kısa bir ameliyattır. Daha zayıf hastalarda ve ışın tedavisi gerekmeyen durumlarda daha sık tercih edilir. Kendi dokusuyla yapılan ameliyatlar ise 4–8 saat sürebilir. Özellikle ışın tedavisi almış ya da alacak hastalarda daha dayanıklı sonuçlar verir. Karın bölgesinde yeterli dokusu olan hastalarda daha uygun olabilir. Gerekli durumlarda iki yöntem birlikte de kullanılabilir.
Ameliyat sonrası iz kalır. Ancak bu izler genellikle sütyen içinde kalacak şekilde planlanır ve zamanla belirginliği azalır. Tamamen izsiz bir ameliyat yoktur.
Meme ucu çoğu zaman ilk ameliyatta yapılmaz. Daha sonra küçük bir işlemle yeniden oluşturulabilir.
Tek taraflı ameliyatlarda zamanla diğer meme ile denge sağlamak gerekebilir. Bu bazen küçük bir dikleştirme ya da küçültme ameliyatı ile yapılır.
Ameliyat sonrası süreç hastaya göre değişir. Çoğu hasta birkaç gün içinde ayağa kalkar. 2–3 hafta içinde günlük işlerini yapabilir hale gelir. Daha ağır aktiviteler için 4–6 hafta gerekebilir. Kendi dokusuyla yapılan ameliyatlarda bu süre biraz daha uzayabilir.
Bu süreç tek ameliyatla bitmeyebilir. Ek düzeltmeler yapılabilir. Küçük yağ enjeksiyonları gerekebilir. Nihai şekil birkaç ay içinde netleşir.
Her ameliyatta olduğu gibi risk vardır. Enfeksiyon olabilir. Tekrar ameliyat gerekebilir. Bu riskler doğru planlama ile azaltılır.
Bu süreç sadece fiziksel değildir. Birçok kadın için beden algısı, kadınlık hissi ve özgüven bu süreçten etkilenir. Rekonstrüksiyon, bu alanların yeniden toparlanmasına yardımcı olabilir.
Türkiye’de bu ameliyatlar birçok merkezde yapılmaktadır. Merkez seçerken şu sorular sorulmalıdır;
Bu ameliyat burada düzenli yapılıyor mu?
Daha önce kaç hasta ameliyat edildi?
Bu süreci takip eden bir ekip var mı?
Ameliyat kararı verildiğinde şu sorular sorulmalıdır;
Benim için uygun mu?
Ne zaman yapılmalı?
Hangi yöntem bana daha uygun?
Doktora şu cümleyle başlayabilirsiniz;
“Meme ameliyatımdan sonra yeniden yapılma seçeneğini konuşmak istiyorum.”
Bu süreci yaşayan birçok kişi için şu soru önemlidir;
“Geç kaldım mı?”
Çoğu durumda hayır. Sonradan da yapılabilir. Uygunluk yeniden değerlendirilir ve planlama yapılır.
Bu süreçte kararsızlık, korku ve acele duygusu birlikte yaşanır. Bu normaldir. Anlaşılmayan noktalar tekrar sorulmalıdır. Gerekirse ikinci görüş alınmalıdır.
Hiç rekonstrüksiyon yapılmaması da bir seçenektir. Bu durumda dışarıdan kullanılan protezler tercih edilebilir. Bu karar da hastaya aittir.
Meme rekonstrüksiyonu, hastanın yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bir tedavi sürecidir. Uygun planlama ile başarılı sonuçlar elde edilebilir.
Bu konu size anlatılmadıysa, siz açın.
Çünkü konuşulmayan bir seçenek, gerçekte var değildir.
