HALKWEBYazarlarPetrol Kuyuları ve Sermayenin Vicdanı

Petrol Kuyuları ve Sermayenin Vicdanı

Kapitalizm için ölüm bile ekonomik bir değişkendir.

0:00 0:00

Kapitalizm, insana değer biçmez; insana fiyat biçer.
Ve o fiyat, çoğu zaman bir varil petrolden daha düşüktür.

Donald Trump çıkıp savaşın ortasında yeni bir “ahlak” tanımı yapıyor:

“Enerji altyapılarına dokunmayalım.”

İşte emperyalist aklın kristal berraklığında özeti budur.
İnsan hayatı tartışmaya açıktır, ama petrol kuyuları dokunulmazdır.

Şehirler yerle bir olabilir.
Çocuklar enkaz altında kalabilir.
Hastaneler vurulabilir.

Ama bir gaz sahası?
Bir boru hattı?
Bir rafineri?
Hayır…

Onlar sistemin kalbidir.
Onlar “medeniyetin” gerçek sahipleridir.

South Pars Gas Field vurulursa ne olurmuş?
İran’da hayat aksarmış…
Avrupa’da faturalar yükselirmiş…
Hindistan’da ucuz işgücü pahalanırmış…

Görüyor musunuz?
Tek bir cümlede insanın bütün anlamı çözüldü:
İnsan, üretim zincirinin bir halkasıdır.
Ya ucuzsa değerlidir, ya da hiçtir.

Kapitalizm için ölüm bile ekonomik bir değişkendir.
Bir şehir yanar: trajedi.
Bir petrol kuyusu yanar: kriz.

İşte aradaki fark budur.

Bu düzenin savaşı, toprak için değildir yalnızca; akış içindir.

Sermayenin kesintisiz dolaşımı için…
Enerjinin, paranın ve sömürünün damarlarında tıkanıklık olmaması için…

Trump’ tarafında verilen mesaj nettir:

“Yıkabilirsiniz… ama sistemi aksatmayın.”

Çünkü emperyalizm için değerler hiyerarşisi bellidir:
Önce petrol, sonra piyasa, en son insan.

Tankların paletleri çocukların üzerinden geçebilir,
ama bir boru hattının üzerinden geçemez.
Çünkü o hat, bu çağın kutsal kitabıdır;
içinden akan şey ise sadece gaz değil,
insanlığın çürümüş vicdanıdır.

Ve biz hâlâ soruyoruz:
Bu savaşlar neden çıkıyor?

Cevap basit:
İnsan için değil.
İnsana rağmen.

Çünkü bu düzende insanın değeri, piyasaya olumu etkisiyle ölçülür.
Ölüsü de dirisi da bu ölçüyle ölçülür.

YAZARIN DİĞER YAZILARI