HALKWEBYazarlarDonald Trump ve Kişiliğin Kurumsal Etkisi

Donald Trump ve Kişiliğin Kurumsal Etkisi

İyi liderlik karizma değildir. Kurumlara saygıdır. Gerçeğe bağlılıktır. Hesap verebilirliktir.

0:00 0:00

Trump döneminde mesele sadece abuk çıkışlar değildi. Asıl mesele gücün tek elde toplanmasıydı. Sadakat liyakatin yerine geçti, eleştiri sustu, denetim işlevsizleşti.

Devlet yönetimi konuşma tarzıyla değil, kurumların nasıl çalıştığıyla ilgilidir. ABD’de olan biteni anlamak için sözlere değil, işleyişe bakmak gerekir.

Trump çatışma üzerinden siyaset kurdu. Kendini merkeze koydu; ilişkileri “ben kazanıyorsam karşı taraf kaybeder” mantığıyla okudu. Sadakati kurallardan üstün tuttu, itirazı zayıflık saydı. Karmaşık sorunları basit karşıtlıklara indirdi, eleştiriyi kişisel algıladı. Güçlü görünme ihtiyacı, şeffaflıktan çok gösteriye yatırım yapan bir yönetim refleksi üretti.

Denetim zayıfladığında bu kişisel tarz yönetim biçimine yerleşti. Diplomasi ilke yerine kısa vadeli pazarlıklara kaydı. Hukuk sınır çizen bir yapı olmaktan çıktı. Yargı, medya ve bürokrasi denge kuran kurumlar olmaktan uzaklaştı.

ABD askeri ve ekonomik olarak güçlü kalmış olabilir. Ama öngörülebilirlik kayboldu. İçeride kutuplaşma derinleşti. Bir zamanlar kuralları yazan merkez, kısa vadeli hesaplarla hareket eden ve kendi içinde sürekli gerilim üreten bir yapıya dönüştü.

Sertlik diliyle yükselen siyaset, bir süre sonra aynı sertliğin toplumsal maliyetiyle yüzleşmek zorunda kaldı. Artık mesele ne söylendiği değildi; sistemin dayanma sınırı görünür hale geldi.

Bu koşullarda iktidara gelen bir liderin diliyle icraatı arasındaki fark hızla açıldı. Kriz üretmek yönetim tarzına dönüştü. Kısa vadeli hamleler uzun vadeli güveni zayıflattı. Trump’un kişiliği kurumsal kararların içine sızdı ve kararlarda kendini göstermeye başladı. Hata düzeltme kanalları zayıfladıkça sistem kendi kendini toparlama kapasitesini kaybetti.

Trump diğer devletleri müttefik olarak değil, kazanç hesabı yapılan muhataplar olarak gördü. Diplomasi güven inşa eden bir süreç olmaktan çıktı, al-ver ilişkisine dönüştü. Bedel kısa sürede ortaya çıktı: NATO içinde güven zayıfladı, Avrupa başkentlerinde Washington’un öngörülebilirliği sorgulandı. ABD çok taraflı anlaşmalardan çekildi, ticaret savaşları belirsizliği artırdı. Ülke askeri ve ekonomik gücünü korudu ama yumuşak gücünü, ittifak derinliğini ve küresel güvenilirliğini kaybetti.

İyi liderlik karizma değildir. Kurumlara saygıdır. Gerçeğe bağlılıktır. Hesap verebilirliktir.

Bu sadece ABD’ye ait bir hikaye değildir. Kurumlar geri çekildiğinde, denetim sustuğunda ve kişilik devletin yerine geçtiğinde sonuç her yerde aynıdır. Güç daralır, güven çöker, ittifaklar çözülür. Uyarı açıktır. Kurumları zayıflatan her yönetim kendi meşruiyetini de zayıflatır. Devleti ayakta tutan karizma değil, kurallardır. Kurallar gevşediğinde geriye sadece kırılgan bir güç ve derin bir belirsizlik kalır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI