HALKWEBYazarlarÇürümenin İmparatorluğu, Yeryüzünün Karanlığı ve Devrimin Doğumu

Çürümenin İmparatorluğu, Yeryüzünün Karanlığı ve Devrimin Doğumu

Epstein belgeleri bugün yalnızca bir skandalı değil, küresel bir düzenin aynasını sunuyor.

0:00 0:00

Jeffrey Epstein dosyasından taşan milyonlarca sayfa belge, görüntü ve video, yalnızca bir suçlunun karanlık hayatını değil, dünyayı yöneten sınıfların gerçek yüzünü açığa çıkarıyor. Altı milyondan sayfadan fazla yazılı belgenin, 3 milyo sayfasının çözümlendiği, bütün bu yazılı belgelerin yanında kayıtlı 2 bin video, ile tüm bu belge ve bilgilerin 180 bin görüntülü haliyle ortaya çıkan bir pislik. Ortaya çıkan pisliğin yalnızca bir arşiv değil, çürümüş bir uygarlığın otopsi raporudur.

Bu anlamıyla yine kendi aralarındaki it dalaşıyla ortaya saçılan belgelerin, insanlığın yüzüne tokat gibi çarpan bir gerçeğin su yüzüne çıkmasıdır. Bu kirlilik, Eğemen güçlerin savaşlarda en iğrenç kirlilikleriyle, Dünyayı yönetenler, Eğemen olan Sermayenin, ona hizmet sunan Siyasetin ve toplumu uyutan Dinci üçgenin, insanlığın en karanlık suç ortakları olduğu bu pisliklerle ortaya saçıldı. Bu suç ortaklığı, yalnızca para ve güçle değil, kanla, bedenle, sömürüyle, utançla beslenmektedir.

Bu çürümenin en mide bulandırıcı yüzü ise, her fırsatta “Ahlak”, “Maneviyat”, “Allah’a yakınlık” nutukları atanların bu kirli ağlarda yer almasıdır. İslam coğrafyasında kendisini dini lider, kanaat önderi, ahlak bekçisi olarak sunanların bir kısmı, Taciz-Tecavüz, Yolsuzluk-Hırsızlık dosyalarında görünmektedir. Bu yaşananlar sadece bir tesadüf değil, çürümüş düzenin doğal sonucudur. Dinin arkasına saklanan bu zihniyet, toplumun en zayıf halkalarını sömürerek kendine iktidar alanı yaratıyorlar. Bu yalnızca Ortadoğu’da değil, Türkiye’de de aynı düzen işliyor.

Epstein belgeleri dünya çapında tartışılırken, Türkiye’de yıllardır Siyasetin, Sermayenin ve Dini yapılarının içiçe geçtiği karanlık ilişkiler konuşuluyor. Kamuoyunda tartışılan iddialar, ilişkiler, fotoğraflar, lüks davetler, özel uçak seyahatleri, uluslararası bağlantılar, saymakla bitmeyen her pislikte ortaya çıkan, Dindar, Siyasetçi ve Sermaye sahipleri üçgeni hep karşımızda, Bir kısmı soruşturma konusu oldu, bir kısmı yargıya taşındı, bir kısmı ise hala karanlıkta bekliyor. Türkiye’deki çıplak gerçeğe bakıldığında, Topluma ahlak dersi verenlerin bir kısmı, güç ve ayrıcalık uğruna her türlü kirli ilişkiye kapı aralamış durumdalar.

Dini değerleri propaganda malzemesi yapanların bir kısmı, kendi iktidarlarını korumak için her türlü karanlık yapıyla temas halinde. “Millete hizmet” diyenlerin bir kısmı, küresel güç ağlarının yerel taşeronu gibi davranıyorlar. Bu yalnızca bireysel çürümeyle ifade edilecek gibi birşey değil, Devlet, Sermaye ve Din üçgeninde kurulan yapısal bir suç düzenidir.

Sermaye, yeraltı ve yerüstü zenginliklerini sömürürken, Siyasetçiler devletin tüm imkanlarını kendi çıkarları için kullanırken, Dinciler ise bu düzeni meşrulaştırmak için sahneye çıkıyorlar. Bu üçlü ittifak, kendisine bu dünyada bir “CENNET” kurarken, halka cehennemi reva görüyor.

Ortadoğu’da El-Kaide’den Taliban’a, IŞİD’den HTŞ’ye kadar uzanan örgütlerin kadınlara yönelik sistematik şiddeti ile savaşlarda kaçırılan genç Kadın ve Kız çocuklarının Taciz-Tecavüze uğraması, doğal afetlerde kaybolan çocukların akıbetinin karanlıkta kalması sonuçta bu pisliklere uzanan bir hat oluşturuyor mu sorusu akla gelen ilk soru oluyor. Tüm bunlar, aynı düzenin farklı yüzleridir. Bu düzenin adı Sermaye, Siyaset, Din mafyasıdır. Bu mafya, yalnızca savaşlardan, yoksulluktan, kadın düşmanlığından ve toplumsal çöküşten beslenir.

Bu mafya, insanlığın iliğini kemiren bir karanlıktır.
Bu mafya, yeryüzünün çürümüş kalbidir.
Ama her karanlığın içinde bir kıvılcım vardır.
Her çürümenin içinde bir doğum sancısı.
Her zulmün içinde bir isyan tohumu.
Bu düzeni yıkacak olan ne “Ahlak Nutukları”dır ne de “Reform Vaatleri”. Bu düzeni yıkacak olan, İşçi sınıfının, Yoksul Halkın ve ezilenlerin örgütlü Demokratik mücadelesidir.

Gerçek demokrasi, ancak bu üçlü mafya düzenine karşı verilecek Devrimci bir mücadeleyle kurulabilir. Epstein belgeleri bugün yalnızca bir skandalı değil, küresel bir düzenin aynasını sunuyor. Bu aynaya bakmak cesaret ister. Bu düzeni değiştirmek ise örgütlü bir irade gerektirir. Dünyanın ihtiyacı olan tam da karanlığı yaran Devrimci iradedir ve yeryüzünü yeniden kuracak bir halk nefesiyle çürümüş imparatorlukların üzerine doğacak yeni bir güneş olacaktır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI