HALKWEBYazarlarGarip Bebek

Garip Bebek

Bir toplum, bebeklerine nasıl davrandığıyla ölçülür.

0:00 0:00

Ekranın altında bir yazı akıyordu.
Kısa, soğuk, sıradan:
“Garip Bebek açlıktan öldü.”

Bugün yine acı bir haberle güne başladık.
İstanbul Fatih’te, iki aylık bir bebek beslenmediği için öldü.
Bir an durdum.
Televizyon susmadı.
Ekran kararmadı.
Dünya dönmeye devam etti.
Ama içimde bir şey öldü.
Garip Bebek…
Adı mı Garipti, yoksa biz mi ona bu adı yakıştırdık bilmiyorum.
Ama şunu biliyorum:
O bebek garip ya da gariban değildi.
Garip olan, onu açlıktan ölüme terk eden zalim insanlardı.

İki aylıktı.
Yani sadece 60 gün yaşadı.
Bir bebeğin hayatta kalabilmesi için ihtiyacı olan şeyler bu kadar basitken:
bir kucak,
bir meme,
bir şefkat,
bir “seni görüyorum” duygusu…
Nefes aldığı saniyenin her birinde,
bilerek, isteyerek, göz göre göre aç bırakıldı.
Bu bir yoksulluk hikâyesi değil.
Bu bir yokluk meselesi hiç değil.
Bu, insanın içindeki merhametin bilinçli olarak öldürülmesi.
En savunmasız olanı,
kendini anlatamayanı,
ağlamaktan başka dili olmayanı,
koruyamayan bir düzenin içinde
bilerek ölüme sürüklemek…
Buna başka ne denir?
Bebekler en korunmasız olanlardır.
Kaçamazlar.
Konuşamazlar.
Şikâyet edemezler.
Direnemezler.
Onlar sadece bekler.
Açken de bekler.
Canı yanarken de bekler.
Ölürken bile bekler.
Bu bebek de bekledi.
Belki her saniye,
“Şimdi gelirler” diye.
Belki her ağlayışında,
“Biri duyar” diye.
Ama gelmediler.
Duymadılar.
Aslında duydular…
ve sustular.

Bir toplum, bebeklerine nasıl davrandığıyla ölçülür.
Biz bugün ekranda bir alt bant izledik.
Yarın başka bir alt bant akacak.
Sonra bir başkası.
Ve her seferinde
biraz daha alışacağız,
biraz daha hissizleşeceğiz,
biraz daha “normal” diyeceğiz.
Ama hayır.
Bu normal değil.
Bu insanlık değil.
“Garip Bebek öldü” deniyor.
Hayır.
Garip Bebek öldürüldü. Hem de gözlerimizin önünde
Ve onunla birlikte,
bizim insanlığımız da
bir kez daha
ekranın altından
sessizce
akıp gitti.

YAZARIN DİĞER YAZILARI